#otomobil

TÜRKİYE'DE ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLER HAKKINDA BİLGİLER

OSMAN KURT | 20 Şubat 2018 #otomobil

Geçtiğimiz haftalarda Amerikalı iş adamı Elon Musk'ın Mars'a NASA'dan önce bir uzay mekiği gönderme girişimi büyük ses getirdi. Burada dikkat çekici bir diğer nokta ise bu uzay mekiği ile birlikte uzaya bir elektrikli otomobil de göndermesiydi. Doğal olarak bu olay Türkiye'de elektrikli otomobiller konusundaki merakı daha da arttırdı. Son yıllarda otomotiv endüstrisinin en önemli gündem maddelerinden olan elektrikli otomobillerde son durum ne?

Dünyada elektrikli arabalara yönelik ilgi giderek artıyor. Ancak Türkiye'de durum ne? Elektrikli otomobillerde ÖTV, elektrikli otomobillerde batarya teknolojileri, elektrikli otomobillerin menzili gibi birçok konu Türkiye'de insanların kafasını karıştırıyor. Bugün burada elektrikli otomobiller hakkında oluşan bütün sorulara bir cevap vermenin sanırım tam zamanı.

Elektrikli Otomobillerin Tarihi

Aslında geleceğin teknolojisi olarak anlatılsa da elektrikli otomobillerin tarihi 1830'lara kadar dayanıyor. Daha o yıllarda ilk elektrikli taşıt denemeleri yapılmış, hatta 1888'de Londra'da ilk elektrikli otobüs çalışmaya bile başlamış. Yıllar içerisinde içten yanmalı motorlarda yaşanan gelişmeler ve enerji fiyatlarındaki düşüş, otomobil üreticilerini benzinli ve mazotlu araç üretimine sürüklemiş. Petrol fiyatlarındaki ciddi yükseliş dönemlerinde ise elektrikli otomobil sevdası yeniden gündeme gelmiş.

Öte yandan 2000'li yıllarda özellikle Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde çevreye duyarlılığın artması ile birlikte yeniden elektrikli otomobillere yönelik taleplerde bir artış yaşanmaya başladı. AB ülkeleri otomobil üreticilerini yıllar içerisinde ürettikleri karbon emisyonlarını düşürmeleri yönünde ciddi şekilde uyarmaya başladı. Bununla da yetinmeyip çeşitli cezalar belirledi. Hatta bazı büyük şehirler belli bir süreden sonra şehre dizel ve benzinli otomobilleri almayacaklarını duyurdular. Fransa, İngiltere ve Çin gibi büyük otomobil pazarlarından bu tür uyarılar gelmeye başlayınca doğal olarak otomobil devlerinin Ar-Ge çalışmalarında elektrikli otomobillere ağırlık vermelerine neden oldu. Benim de katıldığım birçok Frankurt, Cenevre, CES gibi uluslararası fuarlarda markalar elektrikli araç konseptleri ile boy gösterdi ve hızlı bu konseptleri Avrupa ve ABD'de pazara sunmaya başladı.

Türkiye'de Elektrikli Otomobiller

Dünyada elektrikli otomobiller hızla yayılırken Türkiye'de ise durum biraz yavaş ilerledi. Bazı markalar bu konuda üretim dahil birçok adım atsa da istedikleri ilgiyi göremediler. Bunda en başlıca neden ise elektrikli arabalar Türk sürücülere bekledikleri ekonomiyi sağlayamadılar. Türkler Avrupalıların aksine bu otomobilleri yüksek akaryakıt fiyatlarından sağlayacakları avantajlar nedeniyle bekliyordu. Oysa bu araçların hem bataryalarına ödenmesi gereken ekstra kiralar hem de ekstra sigorta primleri tüketici talebini kıran unsurlar oldu.

Ayrıca Avrupa'nın gelişmiş ülkelerinde bu otomobiller için yeterli enerji altyapısı mevcut. Türkiye'de ise henüz altyapılar o seviyede değil. Nitekim New York'ta bile 30 bin taksilik ihalede elektrikli araçlara yeterli altyapı olmadığı için izin verilmedi.

Elektrikli Otomobillerin Avantajları ve Dezavantajları

Elektrikli Otomobillerin Vergi Avantajları ve Dezavantajları
Alt yapılar ne olursa olsun elektrikli otomobiller hızla gelen bir gerçek. Bu otomobiller çevre ve ses kirliliği gibi konularda büyük ilerleme kaydedilmesini sağlayacak. Türkiye'de elektrikli otomobillere ÖTV (Özel Tüketim Vergisi) konusunda avantaj sağlanıyordu. Yüzde 3 ila 15 arasında ÖTV alınırken Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) alınmıyordu. Ama meclise sevk edilen torba yasa geçerse yakında elektrikli araçlardan da MTV alınacak.

Elektrikli arabaların dezavantajlarına gelince, halen elektrikli otomobillerde kullanılan piller ve batarya teknolojisi istenilen seviyede değil. Şehirler arası yolculuklara çıkmak büyük bir çılgınlık. Yine şarjın bittiğinde şarj istasyonu bulmak İstanbul dışında ne kadar kolay o da bir soru işareti. Daha önce bahsettiğim ekstra maliyetler de cabası. 

Elektrikli mi Hibrit Otomobil mi?

Açıkçası pil teknolojileri gelişinceye kadar hibrit otomobiller önemli bir alternatif olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye'de hibrit otomobil denildiğinde insanlar elektrikli otomobil ile karıştırabiliyor. Oysa hibrit otomobil hem benzinli bir motora sahip olup ayrıca ufak bir elektrikli motor ve bataryaya sahip araçlara deniyor.

Elektrikli motor yüksek hızlarda benzinli motora ekstra güç oluştururken, dur kalklarda ise tek başına devreye girip yakıt ekonomisi sağlıyor. Hibrit araçlar her fren yaptığında normalde boşa gitmesi gereken enerji pilde depolanarak yeniden kullanılıyor. Nitekim Kia'nın Türkiye'de satışa sunduğu hibrit SUV modeli Kia Niro'nun bu teknoloji sayesinde 100 km'deki ortalama yakıt tüketimi sadece 3,8 litre. Evet 38 değil 3,8 litre. Açıkçası hem SUV kullanıp hem de ufak boy dizel otomobillerden daha az yakıt tüketimine sahip olmak benim gibi bir Kayserili için efsane bir şey.

Öte yandan bu otomobilleri prizle bir yerde şarj etmeniz gerekmiyor. Elektrikli motor benzinli motorun boşa gidecek enerjisi ile şarj oluyor. Böylece hibrit otomobil ile şehirler arası yolculuklarda yolda kalır mıyım endişesi olmuyor. Bu otomobillerin fiyatları da elektrikli otomobillere kıyasla çok daha mantıklı seviyelerde. Bugün 0 km otomatik vitesli bir Kia Niro (Hibrit SUV) 137 bin 900 TL'ye alınabiliyor. Bu fiyata birçok markanın benzinli SUV modellerini alabiliyorsunuz. Hal böyle olunca da elektrikli araçlar Mars'tan gelinceye kadar hibritler çok daha cazip bir alternatif olarak Türkiye'de karşımıza çıkıyor. Ancak ilerleyen yıllarda elbet biz Türk sürücüler de bu otomobillerden çok daha fazla elektrik alacağız.

YAZAR HAKKINDA

OSMAN KURT

Seyahat etmeyi ve otomobilleri seven bir beyaz yakalı bir blogger. İş için başladığı gezilerine şimdi zevk için devam ediyor. Otomobillerle seyahatler gerçekleştirip, hem yeni yerler keşfediyor hem de bu otomobiller hakkındaki deneyimlerini paylaşıyor.
https://cokgezenadam.com