#sanat

BİR ŞEHRİN HİKâYESİNİ ÇİZMEK

YEKTA KOPAN | 25 Şubat 2015 #sanat

Berlin’de bir grafik roman dükkanı: Modern Graphics
Farklı ülkelere, farklı şehirlere gittiğimde turizm rehberlerinin dayatmalarına yenik düşenlerden değilim.

Mutlaka görülmesi gereken yerler, ölmeden önce okunması gereken kitaplar, yaşlanmadan yapmak zorunda olduğunuz çılgınlıklar listelerine emek harcayanlara saygım var elbette. Ama bunları bir ‘zorunluluk’ değil de ‘hayatın tadı’ olarak görmeyi tercih ederim.
Gittiğim şehirleri ‘kişiselleştirmeye’ çalışırım. Kısa süreliğine gittiğim bir yerde bile bunu başarabileceğime inanırım. Parkları ve parklardaki bankları severim örneğin. Ya da kitapçıları ve kırtasiye dükkanlarını. Önerilen bir kafedense, kendi keşfim bir kafenin iki günlük müdavimi olmak iyi gelir bana. Bunların peşinde koşma yolculuğu bile, o şehri kişiselleştirmem için yeterlidir.
Bir hikayesi vardır artık o şehrin.
Hele ki bu şehir, uzun zaman geçirmeyi sevdiğim bir şehirse. İşte Berlin, benim için böyle bir şehir.
Berlin’i ‘bana ait’ kılan çokça mekan var. Modern Graphics bunlardan biri.
Modern Graphics, Kreuzberg’de Oraninenstrasse 22 numarada nefes alıp veren, küçük bir dükkan. Ama dükkanın içine girmeden ‘çizgi roman’ diye genellediğimiz konuya şöyle bir bakalım.

Bu konuda garip bir algımız olduğunu düşünürüm. Tommiks’le Teksas’la büyümüş, Kara Murat’ları Karaoğlan’ları sinemaya uyarlamış bir neslin çocukları, tuhaf bir şekilde çizgi romanlara mesafeli duruyor. Üstelik Gırgır dergisinin, dünyanın en çok satan üçüncü mizah dergisi olmasıyla övünen, sonrasında hayatımıza giren Leman, Uykusuz, Penguen gibi dergileri sırt çantalarından eksik etmeyen bir takipçi kitlesi var ortada. Sosyal medyada karikatür paylaşmak yarışında yorgun düşüyoruz. Bu karikatürlerin çizerlerine büyük bir hayranlık besliyoruz. Ama iş birkaç karelik ‘komiklikten’ çıkıp, daha derin sularda yüzmeye gelince, yeterince ilgi göstermiyoruz. Dünya çapında adı anılabilecek çizerlerimizin çıkardığı çizgi roman albümleri, büyük satış rakamlarına ulaşmıyor. Galiba çizgi ile ilişkimiz komiklikle sınırlı.

Oysa dünya bu konuya çok daha geniş bir çerçeveden bakıyor artık. Hatta böyle konumlandırabilmek için ‘grafik roman’ kavramıyla konuşuyor. Biz “Gülelim-eğlenelim, ciddi meseleler çizgi ile konuşulmaz,” derken, insanlar savaş bölgelerini Joe Sacco’nun çizgilerinden takip ediyor. Marjane Satrapi’nin “Persepolis”i bütün dünyayı sarsıyor. Alison Bechdel, eşcinselliği en uç köşelerde tartışıyor. Julie Maroh imzalı “Mavi En Sıcak Renktir” grafik romandan sinemaya uyarlanıp, ayakta alkışlanıyor. Rutu Modan, mültecilik konusunda önemli cümleler kuruyor. Neil Gaiman denilince, akan sular duruyor zaten.
Modern Graphics, bütün bu saydıklarıma ve çok daha fazlasına ulaşabileceğiniz bir dükkan. Türkiye’de de benzer dükkanlar var; kimi yaşama savaşı veriyor, kimi çoktan kapandı gitti. İşte Modern Graphics’e hayranlığım tam da bu noktada başlıyor. Çünkü bu dükkan, 24 yıldır aynı adreste hizmet veriyor.
Evet, tam 24 yıl önce bir çizgi roman hayranı olan Michael Wießler, tarafından Kreuzberg’deki bu küçük mekanda açılmış. İç içe geçmiş üç odadan oluşan, bütün kitapların kucak kucağa yaşadığı bir mekan. Aslında karmaşık gibi görünen bu yapının içinde bir düzen var. Konunun ilgilisinin hemen anlayabileceği türde bür düzen bu. En dipteki oda Marvel, Dark Horse ve benzeri çizgi ailesinin yuvası. Orta alan Eisner’den Gaiman’a, Lemire’den Delisle’e uzanan geniş bir yelpazeyi buluşturuyor okurla. Hemen giriş bölümü ise, yeni çıkanlarla birlikte hediyelik eşyaların da sergilendiği alan.
Michael Wießler’in yakın dostu ve müşterilerin gayet iyi tanıdığı satış görevlisi Daniel Büchner, “Herkesin yapabileceği bir iş değil bu,” diyor, “eğer gerçek bir grafik roman hayranı değilseniz, sadece para kazanmayı düşlüyorsanız, burası size göre değil.”
Büchner’e bunca yıl nasıl ayakta kaldıklarını soruyorum. “Zor zamanlar oluyor,” diyor, “ama bizi hiç yalnız bırakmayan müşterilerimiz var.” Parmağıyla beni gösterip gülüyor, “Hatta kimileri başka ülkelerden geliyor ziyaretimize.”
Modern Graphics, Alman çizerlerin buluşma yerlerinden biri olmuş zaman içinde. Kendi bastırdıkları albümleri, fotokopiyle çoğalttıkları dergileri bile, büyük ciltlere gösterdikleri özenle tanıtıyor ve satıyorlar. Biraz muhabbet, indirimle sonuçlanabiliyor. Kasanın önündeki hediye çıkartmaları almanızı özellikle istiyorlar: “Alın ve istediğiniz yere yapıştırın!”
“Böyle bir mekanın varlığı, grafik roman sanatçıları için de bir özgüven duygusu oluşturuyor,” diyor Daniel Büchner, “bir çalışmalarını bastıramasalar bile, burada sergileyebileceklerini, satabileceklerini biliyorlar.”
Eğer grafik roman meraklısıysanız, bu dükkandan üstünde Modern Graphics yazan bir bez çantayla çıkmamanız mümkün değil. Sonrasında gün boyu oturabileceğiniz bir kafe bulmanızı öneririm. O güzelim ciltlere bakarken, kendinize güzel bir kahve hediye etmelisiniz. (Dükkanın yakınında değil ama benzersiz bir kahve içmek istiyorsanız “The Barn”ı öneririm.)
Herkes kendince yazar bir şehrin hikayesini. Benim için bir grafik roman dükkanına gitmektir bu, sizin için bambaşka bir şey olabilir. Ama önemli olan o hikayeyi yazmayı istemektir.
Dünya, o hikayelerin toplamından oluşuyor çünkü.
Modern Graphics
www.modern-graphics.de
Oraninenstr. 22
10999 Berlin
Kreuzberg
Tel: 030-6158810

 

 

 

 

 

etiketler

YAZAR HAKKINDA

YEKTA KOPAN

1968 Ankara doğumlu Kopan, Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu yazar ve seslendirme sanatçısıdır. ''Yarın'' isimli şiir ile yazın hayatına başladı. Öykü türündeki ilk kitabı ''Fildişi Karası'' 2000 yılında yayımlandı. Sonrasında Fildişi Karası, Aşk Mutfağı'ndan Yalnızlık Tarifleri, Kara Kedinin Gölgesi, Karbon Kopya ve Aile Çay Bahçesi kitapları ile yazarlığa devam etti.

Beyaz perdede ise Jim Carrey, Michael J. Fox gibi ünlü isimlerin ve çizgi film karakteri Sylvester'in seslendirmelerini yapmasıyla bilinir.

BENZER İÇERİKLER