#sanat

FAZIL SAY’IN NOTALARLA YARIŞI

YEKTA KOPAN | 20 Ocak 2015 #sanat

İstanbul’da karlı bir gece.

Fazıl Say’ın evindeyiz.

Henüz piyasaya çıkmamış olan “Yeni Şarkılar” albümünün kayıtlarını dinlemek üzere toplanmış durumdayız. Az sonra dinleyeceklerimiz hepimizi heyecanlandırıyor ama en büyük heyecanı Fazıl Say’ın yaşadığı gözlerinden okunuyor.

Tam bir ay önce yaşadığımız bir geceyi anlatıyorum. Fazıl, dostlarına verdiği bir akşam yemeğinde yeni şarkılarını bizimle paylaşıp, düşüncelerimizi öğrenmek istiyor. Şarkıların sözlerini rahatlıkla takip edebilmemiz için, her birimize birer dosya hazırlamış. Şiirler önümüzde, notalar kulaklarımızda.

Albüm Edip Cansever’in “Şey şey şey ve şeylerden” şiiriyle başlıyor. İlk notalarla, hepimiz birbirimize bakıyoruz. Bugüne kadar dinlediklerimizin çok ötesinde, gerçekten yeni bir şey dinleyeceğimizi hemen anlıyoruz. Fazıl Say bu şarkısında aşkın, bir deniz kızı tarafından getirildiğini ve şarkısının başka gezegendeki bir başka denizin kenarında noktalandığını söylüyor. Duyduğumuz çok özel sesleri sorduğumuzda, Theremin, Daxophpne, ve Waterphone gibi "yeni"  enstrümanları anlatıyor. Bunlarla kemençenin, neyin ve Serenad Bağcan’ın vokalinin birlikteliğiyle büyüleniyoruz.

Turgut Uyar’ın "Göğe Bakma Durağı" bittiğinde bir süre duruyoruz. Herkes bu şiirin kendisindeki anısını anlatmak istiyor; belli. Ama şarkı öylesine sarsıcı ki, yutkunmakla yetiniyoruz. Böyle bir şiirden ve şarkıdan sonra, yalnızlığın hakkını vermek lazım.

Yeni şarkıya geçmeden Fazıl, hepimizin yüzüne bakıyor. Tepkilerimizi merak ediyor.

Cemal Süreya şiirinden bestelenen “Bu Bizimki”yi dinlemeye başlamadan önce, Fazıl Say şarkının kayıt teknolojisi ile ilgili bilgiler veriyor. “Yıkıcı, hain, yasa dışı” bir aşkı anlatmanın öylesine güzel bir yolunu bulmuş ki Say, deyim yerindeyse iyice ‘yükseliyoruz’.

Ve Nazım Hikmet. "Masalların Masalı". Bu şiiri çalgılar ile resimlemek istediğini söylüyor Fazıl. "Su" (Arp),"Çınar" (Blokflüt), "Su Başında" (Kemanlar), “Kedi” (Kanun) "Güneş" (22 sesli Ney akorları)"Ömrümüz" (Theremin), "Suyun şavkı"(Vibraton sesleri), "Suyun Sureti" (Uzaklaşan eko sesler) gibi…

Nazım’ı dinledikten sonra uzun bir sohbet başlıyor. Artık albümün iyice içine girmiş durumdayız. Fazıl Say, her görüşü hassasiyetle dinliyor. Şarkılarının, yılların birikimiyle oluşturduğu yeni seslerin nasıl karşılandığını önemseyen bir besteci o.

Son olarak Hayyam geliyor karşımıza: “Ey Kör”. Masadaki herkesin şaşkınlık ve hayranlıkla karşıladığı elektro gitar soloda kendimizden geçiyoruz. Coşkulu ve tepkili bir şarkı bu. Bir müzisyen dünyayla hesaplaşmasını böyle dizelerle ve böyle notalarla gerçekleştirecektir elbette.

“Yeni Şarkılar”ı dinlediğimiz o gece, masadaki Fazıl Say dostlarının kişisel tarihlerine özellikle kaydedeceği bir gece olacaktır.

O gecenin notlarını aktarmak için albümün çıkacağını söylemiştim Fazıl’a.

Albüm raflarda. Artık bütün dinleyiciler, Fazıl Say’ın yeni şarkılarıyla ilgili kişisel notlarını paylaşabilir. Sadece onu dinleyenler değil, dinlemeyenler de bu kadar özel ve yetenekli bir müzisyenle aynı ülkede yaşadıkları için çok şanslı olduklarını biliyorlar.

Fazıl Say’ın notalarla yarışının hiç bitmemesi dileğiyle...

etiketler

YAZAR HAKKINDA

YEKTA KOPAN

1968 Ankara doğumlu Kopan, Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu yazar ve seslendirme sanatçısıdır. ''Yarın'' isimli şiir ile yazın hayatına başladı. Öykü türündeki ilk kitabı ''Fildişi Karası'' 2000 yılında yayımlandı. Sonrasında Fildişi Karası, Aşk Mutfağı'ndan Yalnızlık Tarifleri, Kara Kedinin Gölgesi, Karbon Kopya ve Aile Çay Bahçesi kitapları ile yazarlığa devam etti.

Beyaz perdede ise Jim Carrey, Michael J. Fox gibi ünlü isimlerin ve çizgi film karakteri Sylvester'in seslendirmelerini yapmasıyla bilinir.

BENZER İÇERİKLER