#sanat

FOTOĞRAF ATÖLYESİ: SONBAHARIN VALSİNDE FOTOĞRAF

NESLİHAN BEHMUARAS | 15 Aralık 2014 #sanat

Haftasonu gelmiş, arkadaşınız arıyor ve alarm kurmadan uyuyacağınız tek gün, Pazar günü için; “haydi gel yarın doğaya kaçalım ama erken gidelim ki güneşin doğuşunu da seyredelim” diyor. Cevabınız ne olur? Muhtemelen uyku, tembellik daha cazip gelir ve bir bahane bulup, gitmezsiniz değil mi? Fotoğraf çekmenin en güzel yanı nedir biliyor musunuz? Başka sebepler sizi yerinizden kaldıramazken, söz konusu fotoğraf olduğunda veya fotoğrafı dahil edebileceğiniz bir program ise hiç üşenmeden, hem de koşa koşa gidersiniz. Hele ki bir süredir fotoğrafa vakit ayıramadıysanız veya mevsimlerden sonbahar ise...

Doğanın, yazdan kalan son enerjisini sarı, kırmızı, kahve tonlarından oluşan yepyeni bir kreasyonla sunduğu sonbahar, görsel bir şölen ikram eder bizlere.
Her ne kadar şehrin karmaşasında bu şölenin tınıları uzaktan hafifçe çalınsa da gözlerimize, kulaklarımıza, yanıbaşımızda kalan 3-5 ağaç bile onun o muhteşem duygusunu özenle taşır günlük hayatımıza. Her yerini beton sarmış sokaklarda üzerine basıp da hışır hışır eden yaprak kâh hüznü, kâh o renk şölenini hatırlatır bizlere.
Belki hiç aklımıza gelmez sonbaharda doğaya kaçıp da onun sunduğu şöleni tatmak ama fotoğraf sevdalısı iseniz sonbaharın yaprakların renk değiştirip, yere altın sarısı bir halı serdiği zamanı gün gün geriye sayar, yolculuk planlarınızı yaparsanız önceden.
Önce gideceğiniz yeri oradaki hava durumunu takip etmeye başlarsınız. Nereler mi var gidecek? Şehirden çok uzaklaşacak zamanınız yoksa İstanbul ve yakın çevresinde Belgrad Ormanı, Atatürk Arboretumu, Adalar, Şile, Ağva ve parklar size güzel sonbahar manzaraları sunabilir. Eğer şehirden uzaklaşmaya vaktiniz varsa Bolu, Abant Gölü, Yedigöller, Kazdağları, Safranbolu haftasonu için düşünülebilir.
Yerinizi belirledikten sonra havayı takip etmeye ve yaprakların sararışını izlemeye başlarsınız. Amaç tüm renklerin armonisini yani yeşil, sarı, kırmızı, kahvenin valsinin en güzel anını yakalamaktır. Bir başka takip edeceğiniz şey ise yağmur. Yağmurda fotoğraf çekimi zor olabilir ama yağmur sonrası doğanın elbisesi üzerindeki su damlacıkları fotoğraf arşivinize müthiş görsel zenginlik katacaktır.
Yerimiz belli ise, havamız da müjde verdiyse, öyleyse kim tutar bizi, geriye malzemeleri hazırlayıp, yola koyulmak kalıyor...
Gelelim gitmeden önce ve orada dikkat etmeniz gerekenlere;
*Kıyafet olarak soğuğa hazırlıklı olun. Rahat hareket edeceğiniz ama sizi ısıtacak kıyafetler seçin. Bere, atkı, eldiven şart. Ayağınıza, yürürken ıslak ve çamurlu zeminlerde sizi kaydırmayacak ve ıslaktan koruyacak türden rahat bir ayakkabı giyin (trekking ayakkabıları idealdir bu tarz yerler için). Harika bir kare için çamur içinde girmek durumunda kalabilirsiniz!
Gideceğiniz yere muhakkak gün doğmadan önce varın ve yeni bir günün doğa ile sabah buluşmasına tanıklık edin. İlk saatler karanlık olacaktır ama güneşin  merhaba deyişi ile başlayan aydınlanmayı izlerken iyi ki gün doğumuna gelmişim dedirtecektir size...
Eğer profesyonel makine ile çekim yapıyorsanız yanınızda muhakkak tripodunuz olsun. Özellikle gün doğumu ve batımında yani ışığın yetersiz olduğu saatlerde size fotoğrafı tripod armağan edecektir.
Polarize filtreniz yanınızda olsun, hele bir de açık bir gün ise gökyüzümün maviliği ve diğer renkleri polarize filtre ile canlandırabilirsiniz.
Bulut veya sis varsa sakın üzülmeyin, onların size vereceği gizemli, muhtemel karaleri güneş size sunamaz.
Tüm geniş açı ve tele lensin yanında eğer varsa macro lensinizi sakın yanınıza almayı unutmayın. Macro ile en güzel çalışmalara imza atacağınız bir yere gidiyorsunuz.
Doğa renkleri ve güzelliği ile mest edecektir ama yanınıza kadrajınızı zenginleştirecek malzemeler alırsanız var olanın yanında çok daha farklı kareler yaratabilirsiniz mesela; arkadaşınız, köpeğiniz, şemsiye, bisiklet... v.b
Gittiğiniz yerde göl varsa veya yağmur yağıp da genişçe bir su birikintisi oluşmuşsa hemen yanıbaşına gidin, yansımalar fotoğraflarınıza farklı bir anlam, derinlik katacaktır.
Hazır şu an sonbahar podyumda kreasyonun son çeşitlerini sunarken haydi hemen bir plan yapın bu haftasonuna.  Ama yola koyulmadan önce lütfen kendi kendinize şu sözü verin; “Bir saat fotoğraf çekeceğim ama sonraki bir saat kendimi doğaya ve onun şifalandıran, huzur veren enerjisine bırakacağım!” Evet fotoğraf çekmek zaten huzur ve keyif veren bir uğraş ama çektiğiniz şeyin tadına bizzat bakmadıysak, o güzellikleri duyguları ile karelerimize nasıl yansıtabiliriz?
Çektiğiniz fotoğrafları merak edeceğim, bakalım paylaştıklarım size yardımcı olabilmiş mi? Instagram’da @newagenesli yaparak güzel karelerinizi benimle de paylaşabilirsiniz.
Yolunuz açık, ışığınız bol, renkleriniz parlak, kadrajınız doğanın en güzel halleri ile dolu olsun...

 

 

 

etiketler

YAZAR HAKKINDA

NESLİHAN BEHMUARAS

BENZER İÇERİKLER