#sanat

SATICI: KAÇIRILMAYACAK BİR FİLM

YEKTA KOPAN | 23 Ocak 2017 #sanat

Asghar Farhadi’nin bol ödüllü filmi sinemalarda

Satıcı

Asghar Farhadi’nin bol ödüllü filmi sinemalarda

“Birden çok işaret bir araya gelerek gerçekliği oluşturuyor.” diyor Asghar Farhadi. Sonra da ekliyor: “Ben de filmlerimde böyle bir bütüne bakıyorum. Senaryolarımı yazarken de, bütün bu işaretlerin uyumuna önem veriyorum. Örneğin son filmim Forushande (The Salesman – Satıcı)’nın hemen başında bir binanın yıkıldığını görürsünüz. Bu sahne tek başına bir şey işaret etmiyor olabilir. Ama filmin tümüne baktığımızda, o binanın parçalanmış olması, filmdeki bütün ilişkilerin parçalanmasını çok iyi ifade ediyor.”

Farhadi bu sözleri, 21 Ekim 2016’da Antalya Film Forum çerçevesinde katıldığı Ustalık Sınıfı buluşmasında söyledi.

Dünya sinemasının son yıllardaki en önemli yönetmen ve senaristlerinden biri olan Farhadi’nin 2016 yılında Cannes Film Festivali’nden iki ödülle dönen filminin açılış sahnesinde, parçalanan ilişkilerin yanında önemli bir simge daha var. Shahab Hosseini tarafından canlandırılan Emad karakteri, yıkılmakta olan binayı terk ederken komşusunun yatalak oğlunu sırtında taşır. Binada bir dakika daha kalmanın yarattığı hayati tehlike umurunda değildir. Vicdanının sesini dinler.

Yandaki arsanın temelini kazıyan vinç, baş karakterlerimiz Emad ve karısı Rana’nın evlerinin yıkılma tehlikesi yaşamasına neden olur. Kocaman bir aygıt, evlilik kurumunu temelinden sarsmaktadır sanki. Evlerinden çıkıp başka bir yere taşınmak zorunda kalan tiyatrocu karı koca, tam da o günlerde Arthur Miller’ın Satıcının Ölümü oyununu sahnelemeye çalışmaktadır.

Satıcı

Derken bir gün... (Tam burada durmam gerekiyor. Sinemaseverleri kızdırmaya niyetim yok. Bu yazıda filmin konusuna hiç girmeyeceğim. Hatta filmin tanıtım metinlerinde geçen cümleyi bile yazmayacağım.)

Derken bir gün... Genç karı-kocanın ilişkisini temelinden sarsan bir olay olur. Rana, sessizce atlatmaya çalışır bu olayın etkilerini. Emad ise başka bir yolu seçecektir.

Son dakikasına kadar temposu düşmeyen, her sahnesinde seyircisini gerilim merdiveninin yeni bir basamağına çıkartan bir film Satıcı.

Filmin konusuna girmeden, ipucu vermeden cümle kurmak zor. Peki Satıcı’yı izlerken bizi derinden etkileyecek, bu filmi “unutulmazlar” listesine alacak olan şey ne? En iyisi sözü yine Asghar Farhadi’ye bırakmak.

“Filmlerimde olaylara ve karakterlere eşit mesafeyle yaklaşırım. Mezar taşıma bir şey yazılacaksa, karakterlerime eşit mesafe koymam konusunda yazılmalı. Bu mesafeyi hiç kaybetmedim. Peki nasıl? Herkes iyi değildir. Bütün karakterlerime zaman ve kendilerini savunmaları için eşit şans veririm. Film boyunca yanlış davranmış bir karakteriniz olabilir. Yönetmen olarak ona zaman vermelisiniz. Bütün karakterlere eşit fırsat vermelisiniz. Benim eşit mesafe dediğim şey o fırsattır. Bütün filmlerimde, bütün karakterlerimle empati kurulabilir. Bu benim yasam. Eğer siz karakterleri iyi ve kötü diye ayırırsanız seyircinin zihnine güvenmemiş olursunuz. Oysa yönetmen olarak seyirciyi sınırlamamalısınız. Önemli olan iyiyle kötü arasındaki savaş değil, bunun ötesinde bir nokta yaratabilmektir. Seyirci sadece iyiyle kötü arasındaki savaşı değil, iyiyle iyi arasındaki savaşı kim kazanacağını da merak edebilir. Ama amaç kazananı belirlemek değil, seyircinin bütün karakterleri anlayabileceği zamanı ona vermektir.”

Bütün karakterlere eşit mesafeden yaklaşabilmek... Hayatı “iyi-kötü” kamplaşmasının ötesinde görebilmek... Herkesi anlamak için emek vermek... Taraf tutmak yerine vicdanın sesini dinlemek... Yargılamak yerine hesaplaşmak... İşte Asghar Farhadi filmlerini benzersiz kılan bu... Zaten bütün bunların toplamına “insan olmak” demiyor muyuz?

Antalya’da bulunduğu günlerde Farhadi’yle –kısa da olsa- sohbet etme imkanım oldu. Konuşurken gözlerini gözlerinizden ayırmayan, sözünüz bitene kadar ilgiyle dinleyen, sesinin melodisine-konuşma temposuna özen gösteren, sohbet konusunu her açıdan ele alan, içtenliği vurgularına yansıyan bir adam Farhadi. Filmlerinde yakaladığı duygunun kaynaklarını, kısa bir sohbette bile anlayabiliyorsunuz. Dünyanın, özü sözü bir insanlara öyle çok ihtiyacı var ki...

Satıcı, 27 Ocak’ta sinemalarda olacak. Filmden çıktığınızda dostlarınızla sohbet etmek isteyeceksiniz. Sahne sahne, karakter karakter, replik replik konuşacaksınız filmi. Sohbetin bir noktasında hissedeceksiniz ki, taraf tutmuyor ve bütün durumlara eşit mesafeden yaklaşıyorsunuz.

Satıcı, dünyanın en çok ihtiyaç duyduğu şeyler bize hatırlatan bir film: Eşitlik ve vicdan.

Satıcı

Satıcı filminin seans ve salon bilgilerine Başka Sinema üzerinden ulaşabilirsiniz.

YEKTA KOPAN ÖNERİYOR: 2016'DAN 20 KİTAP

YAZAR HAKKINDA

YEKTA KOPAN

1968 Ankara doğumlu Kopan, Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu yazar ve seslendirme sanatçısıdır. ''Yarın'' isimli şiir ile yazın hayatına başladı. Öykü türündeki ilk kitabı ''Fildişi Karası'' 2000 yılında yayımlandı. Sonrasında Fildişi Karası, Aşk Mutfağı'ndan Yalnızlık Tarifleri, Kara Kedinin Gölgesi, Karbon Kopya ve Aile Çay Bahçesi kitapları ile yazarlığa devam etti.

Beyaz perdede ise Jim Carrey, Michael J. Fox gibi ünlü isimlerin ve çizgi film karakteri Sylvester'in seslendirmelerini yapmasıyla bilinir.