#sanat

TENTEN KİMDEN ESİNLENEREK ÇİZİLDİ?

YEKTA KOPAN | 21 Mayıs 2015 #sanat

Tenten okumamış olan var mı aramızda?

Diyelim ki ‘okumamış’ birilerini bulduk. Onlar da mutlaka ‘tipini’ biliyorlardır.

Köpeğine Tenten’in sadık dostundan yola çıkarak Milu (ya da Türkçe çevirisinde olduğu gibi Fındık) adını koyanlar az mıdır sizce?

Şu ya da bu şekilde hepimiz Tenten’e, maceralarına ve dostlarına aşinayız sonuçta. Dünya çizgi roman tarihinin en tartışmalı kahramanlarından birinin böylesine geniş bir kitlenin kabulünü (en azından ilgisini diyelim) görmüş olması azımsanacak şey değil. Neden mi tartışmalı? Tenten’in yaratıcısı Herge’nin Nazi işbirlikçisi geçmişinden girip, gazeteci kahramanımızın sömürgeci maceralarına uzanmamız yeter herhalde. Dahası da var...

10 Ocak 1929’da komünizm karşıtı bir macerayla okurun karşısına çıkan Tenten, hep ‘yandaş’ bir gazeteci oldu. Nazilerin, sömürgecilerin, kadın düşmanlarının, ırkçıların yanında yer aldı. Ama bir şekilde toplum gözünde ‘yırtmayı’ ve sevilmeyi başardı. Öyle ki, savaş sonrasında, 4 Eylül 1944’te, Herge takma adını kullanan Georges Remi Nazi işbirlikçisi olarak tutuklandığında bir gece içinde serbest bırakıldı. Belçika halkı, en sevdikleri kahramanın yaratıcısının ‘yandaşlığını’ politik konulardaki ‘şaşkınlığına’ bağlamayı tercih etti.

Sözün özü, Tenten hakkında yapılacak tartışmalar bitmez. Peki en yakın dostları birbirine düşüren Tenten nasıl doğdu?

Öyle çok kitap yayınlandı ki bu konuda. Sadece kitaplar mı; 1994’te “Tenten benim!” diye ortaya çıkan Leon Degrelle gibi adamlar da oldu.

Herge’nin sözlerine bakacak olursak Tenten’in yaratılmasında örnek alınan isimlerden biri, araştırmacı gazetecilik kavramının mucitlerinden, Fransız gazeteci Albert Londres. Yolu Türkiye’den de geçen, haberi masa başında değil, peşinde koşarak yazan bir gazeteci olan Londres’nin Tenten’e örnek olmasında şaşılacak bir şey yok.

Dönemin ruhuna da bakmak gerekiyor. Savaş sonrası yılların ve soğuk savaş döneminin bilimsel gelişmelerinden de etkilenmiş Herge. Profesör Turnusol karakterinin varlığı ile birlikte Tenten’in muhabirlikten kaşifliğe ve bilim merakına giden yolculuğunda bu ruhun etkisi var elbette. Tenten’in Neil Armstrong’dan 16 yıl önce aya ayak bastığı unutulmamalı.

Peki Herge, Tenten’in tipini yaratırken kimden esinlendi acaba?

1900’lerin çocuk kitabı yazarı Benjamin Rabier’nin yarattığı karakter Tintin-Lutin, elbette ilham kaynaklarının başında geliyor. Zaten Herge bunu reddetmiyordu ve çocukken iflah olmaz bir Benjamin Rabier okuru olduğunu her fırsatta söylüyordu.

TintinLutin

Ama tipin yaratılmasında en büyük kaynak aile içinden geliyor. Herge’nin yani gerçek adıyla Georges Remi’nin hiç yaşlanmayan kahramanını çizerken kendisine model aldığı kişi erkek kardeşi Paul Remi. Paul’ün fotoğrafına bakınca benzerliğe şaşırmamak elde değil...

PaulRemi

Yazıyı kişisel notlarla bitireyim...

Bütün arızalarına rağmen Tenten’i severim. Hatta bir dönemin dünyasını, Avrupa’nın ırkçı politikalarını, oryantalist bakış açısını anlamak için bulunmaz bir kaynak olduğunu düşünürüm. Kimi kareleri –olumsuzluğu anlamak için- ders niteliğindedir. Ayrıca eğlendirir beni. Herge’nin detaycı ama kalabalık olmayan çizgisini, macera oluşturma yeteneğini, kimi zaman geveze olsa da senaryo mantığını, yan hikaye kurma becerisini takdir ederim. Ve elbette Kaptan Haddock gibi bir karakterin olduğu çizgi roman nasıl sevilmez? Bütün Tenten karakterleri içinde Haddock açık ara ‘adamımdır’.

Tenten sevmeyenlerin gerekçelerini gayet iyi anlıyor ve haklı buluyorum. Ama bazen tersten okumak da mümkün kanımca. Tenten, İkinci Dünya Savaşı dönemi ve sonrası Avrupa’sını anlamak için, sıkıcı tarih kitaplarından daha iyi bir kaynaktır bana göre.

YAZAR HAKKINDA

YEKTA KOPAN

1968 Ankara doğumlu Kopan, Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu yazar ve seslendirme sanatçısıdır. ''Yarın'' isimli şiir ile yazın hayatına başladı. Öykü türündeki ilk kitabı ''Fildişi Karası'' 2000 yılında yayımlandı. Sonrasında Fildişi Karası, Aşk Mutfağı'ndan Yalnızlık Tarifleri, Kara Kedinin Gölgesi, Karbon Kopya ve Aile Çay Bahçesi kitapları ile yazarlığa devam etti.

Beyaz perdede ise Jim Carrey, Michael J. Fox gibi ünlü isimlerin ve çizgi film karakteri Sylvester'in seslendirmelerini yapmasıyla bilinir.