#tech

FOTOĞRAFÇILIĞIN GELECEĞİNE DAİR MERAK UYANDIRAN TEORİLER

| 21 Ağustos 2017 #tech

Büyük bir odayı dolduracak boyutlarda olan ilk bilgisayarı görenler, bir gün terabaytlarca veriyi taşıyabilecek, minicik hafıza kartlarının kullanılmaya başlanacağına inanırlar mıydı, bilemiyoruz. Teknolojik cihazlar ve teknolojinin gidişatı hakkında tahminlerde bulunurken hayal gücünü mümkün olduğunda geniş tutmakta yarar var. Gün geçtikçe incelen akıllı telefonlar, insanlardaki öğrenme yeteneğine sahip olan yapay zeka, kabiliyetlerini gittikçe geliştiren robotik kollar veya oyuncuyu video oyunlar dünyasının ortasına bırakan sanal gerçeklik gözlükleri, teknolojiden beklentilerimizi yüksek tutmamızı ima ediyor gibi.

Peki, analogdan dijitale geçişten beri epey yol kateden fotoğraf makineleri gelecekte neye benzeyecek? Boyut olarak küçülüp hafiflemek dışında son derece enteresan tahminleri bir araya getiren Cooperative of Photography’nin fütüristik beklentilerine göre bir gün, fotoğraf makinelerini düşünce gücümüzle kontrol edebileceğiz.

Fotoğrafçılık dünyasından dedikoduların yanı sıra heyecan uyandıran fütüristik konseptlere kadar birbirinden ilginç maddelere yer veren COOPH’a göre gelecekte daha büyük sensörlere kavuşacağız. Gelecek nesil profesyonel fotoğraf makineleri, 100’lerce megapiksellik sensörlere sahip olabilir.

Öte yandan önümüzdeki on yıllar içinde görüntü sensörleri, form değiştirerek kıvrımlı bir hal alabilir. Microsoft’un şu anda, daha yüksek kaliteli fotoğraflar yakalayabileceğini düşündüğü kıvrımlı görüntü sensörleri üzerinde çalıştığı biliniyor.

DSLR’ların boyutlarının küçüleceğine ise şüphe yok. Kaliforniya Teknoloji Enstitüsünden Ali Hajimiri’ye göre telefonlarımızdaki kameralar bile fazlasıyla kalın! Dr. Hajimiri, ekibiyle birlikte, ayna veya lens gibi hareketli parçalara sahip olmayan, çok daha küçük prototipler üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.

 

Fotoğraf çekmek için kullandığımız makineler incelip küçüldükçe, kullanım alanları da doğru orantılı olarak artabilir. Söz gelimi, Samsung’un geçen yıl patentini aldığı kameralı kontakt lensin geliştirilmesiyle, gelecekte casusluk temalı filmlerde gördüğümüz nefes kesen teknolojilerin önü açılabilir. Yalnızca göz kırpma komutuyla fotoğraf çeken bir prototip geliştiren Mimi Zou’nun Londra’daki Royal College of Art’ta geliştirdiği bu teknoloji de jest ve mimiklerle neler yapılabileceğini gösteriyor. Buradan yola çıkarak, bir gün, beyin dalgalarının gücüyle fotoğraf çekebileceğimizi söylemek çok da abartılı olmayacaktır.

Geleceğin fotoğrafçılık endüstrisinden beklentiler arasında yeni formatların kullanılmaya başlanacağı gibi öngörüler de bulunuyor. Dahası, yapay zekanın gelişme hızına bakılırsa, bugün kullanımda olan yazılımların da yerinde saymayıp çok daha akıllı hale geleceğini düşünmek mümkün.