#tech

VERİ DEPOLAMADA YENİ ÇÖZÜM: İNSAN DNA'SI

| 7 Mart 2017 #tech

Bilim insanları dijital veriyi yüzde 100 tutarlılıkla DNA içine depolamayı başardı

Tüm dünyada üretilen veri miktarının 2020 yılı geldiğinde 44 trilyon GB seviyesine ulaşacağı öngörülüyor. Bu verinin depolanması gereken yer konusunda ise çalışmalar devam etmekte. Öyle görünüyor ki yakın gelecekte veri depolama için çözümün ismi DNA olacak çünkü tek bir DNA sarmalı, bugünkü bilgisayar SSD’lerinden veya akıllı telefonlarımızdan binlerce kat daha büyük verileri depolamaya yetiyor.

DNA’yı veri depolama çözümü olarak kullanmayı yıllardır gündemde tutan bilim insanları, yüksek maliyetler ve hata oranlarının yüksek olması sebebiyle bugüne dek büyük bir ilerleme kaydedememişti. Fakat Science dergisinde geçtiğimiz günlerde yayınlanan bir çalışmanın sonuçlarına göre araştırmacılar, DNA veri depolamasında, önceki denemelere oranla yüzde 60 daha verimli ve yüzde 100 hatasız bir yöntem bulmayı başardı.

New York Genome Center’dan Dina Zielinski ile Columbia Üniversitesi bilgisayar bilimleri profesörü Yaniv Erlich’in ortak yürüttüğü araştırmaya göre bahsi geçen bu metot, önceki yöntemlere oranla çok daha etkili. Araştırmaya göre bu metotla DNA’nın bir gramına 215 milyon GB veri depolamak mümkün oluyor. Kıyaslama yapmak gerekirse bir DVD’ye 8,5 GB; bir iPhone’a ise en fazla 256 GB veri depolanabiliyor.

2013’teki bir çalışmada bilim insanları, bir gram DNA’ya 2 milyon GB veri depolayabilmişti. Önceki denemelere göre çok daha verimli ve hatasız olduğu kanıtlanan bu yöntemin de, ne yazık ki, aşması gereken engeller var. Zaman ve maliyet, bu engellerin başında geliyor.

Bilim insanlarının veri depolamada DNA’ya bu kadar önem vermesinin birkaç nedeni var. DNA, çok küçük moleküllerin içine tonlarca bilgiyi depolayabiliyor. Öte yandan DNA; CD veya kasetler gibi eskiyip bozulmadığı gibi on binlerce yıl dayanıklılığını koruyabiliyor.

Yöntemin çalışma mantığı, bilim insanı olmayanlarımız için çok da basit sayılmaz. Özetle, can alıcı noktası DNA çeşmesi veya kod çeşmesi olan bu metotla; bir dosyanın tüm hali şifrelenmiş “damlacıklara” dönüştürülerek saklanıyor. Şifrelenmiş verilerin meydana getirdiği bu kod çeşmesinden birkaç damlacık kaybolsa bile, yine de dosyanın tüm hali tekrar bir araya getirilebiliyor. Verilerin şifrelenmesinde yinelemeli bir strateji izlenmesi, kodu çözme aşamasında ufak tefek kayıplara rağmen başarı sağlanmasını sağlıyor.

Şifreleme, depolama; ardından da indirme ve deşifre etme işlemleri için harcanan zaman çok da kısa sayılmaz. 2 MB’lık bir verinin deşifresi bile 24 saat sürüyor. Erlich’in ifadelerine göre yöntemi uygulayabilmenin önündeki diğer engeller ise tamamen finansal.

Erlich’in aktardığına göre 2 MB’lık veriyi şifreleyip deşifre etmenin maliyeti 7 bin dolar. Son derece tutarlı, hatasız ve güvenilir bir veri depolama yöntemi de olsa, DNA içinde veri saklamak (en azından şimdilik) fazlasıyla pahalı. Zamanla bu sorunun da aşılacağına şüphe yok.

etiketler

dnaveri depolama