#yaşam

2016'DA "KESİN UYUŞTURUCUDAN ÖLEN" MÜZİK İKONLARI

AYLİN ASLIM | 30 Aralık 2016 #yaşam

George Michael

"2016 kimin için tatlı bir yıl oldu ki?" derseniz, herhalde bir tek "Donald Trump için" derdim ama müzikseverler için unutulmaz berbatlıkta bir yıl oldu gerçekten. Büyük berbat. Gelişini belli etti zaten; ilk şoku 28 Aralık 2015'te rockn'roll'un ve Motörhead'in kötü çocuğu, bizim neslin babası Lemmy Kilmister'ın ölüm haberiyle yaşadık.

Elbette yıllar geçtikçe bir kuşağın ikon müzisyenleri, sinemacıları, yazarları da yaşlanacak ve er ya da geç ayrılacak bu dünyadan; ama "er ya da geç" derken, bu yılki müzisyen ölümlerinin çoğunun yaşça çoklukla erken olması üzdü. Şarkılarıyla, duruşuyla, total olarak temsil ettiği her şeyle bağ kurduğunuz istisnai yetenekte insanlar kaç yaşında olursa olsun, öldüğünde insanın içi sızlıyor. Leonard Cohen (82)'in mesela artık sizinle aynı dünyada olmadığı gerçeği insana koyuyor. Son anına kadar yazmış, üretmiş, müziğini yayınlamaya devam etmiş bir şair-müzisyenin ömrünün bir sınırı olması belki koyan; "bu adam ölümlü olmamalı"diyesim geliyor, insanlığın hayrına.

Öte yandan örneğin, ölüm döşeğinde hâlâ son bir başyapıt üretip yayınlamayı başaran David Bowie'nin altmış yedi yaşında hayata veda etmesi de yıktı bizi. Neticede Paul McCartney'nin, Keith Richards'ın (Allah uzun ömür versin) yaşadığı bir dünyadan David Bowie (67) bir mücevher niye gidiyor? Ya da modern zamanların en fantastik müzisyenlerinden Prince (57)? Megadeth'in efsane davulcusu Nick Menza (51).

David Bowie

Progresif rock'ın ataları Emerson, Lake and Palmer'dan Greg Lake ve Keith Emerson, Jefferson Airplane'den Paul Kantner, "Hotel California"yı yazan Eagles üyesi Glenn Frey (67), geleneksel bluegrass müziğin babası Ralph Stanley, hip-hop'un mihenktaşlarından A Tribe Called Quest'in ana elemanı Phife Dawg (45) 2016'da hayata veda eden diğer müzisyenler.

Son vurucu darbeyi George Michael (53) ve Carrie Fisher (60) ile indirdi bu yıl. Biri 80'lerden itibaren sesi ve şarkılarıyla birkaç neslin pop ikonu, diğeri Star Wars'un Prenses Leia'sı; ikisi de erken ölüm. Birkaç neslin hayatında bu kadar önemli yer tutmuş, çoğu rock, metal, soul, hip hop gibi ana akımların doğumuna eşlik etmiş bu ikon isimlerin ölmesi elbette o nesiller için üzücü, kaç yaşında ölürse ölsün. Ama bir de bunca isim bir yıl içinde beklenenden erken gidince, daha da soğuk oluyor dünya.

Bir de bu haberleri her duyduğumuzda ortaya atılan "Kesin uyuşturucudan ölmüştür"cü malûmatfuruşlar var ki, es geçemeyeceğim. Her seferinde ortaya çıkar bunlar. Örneğin David Bowie yıllarca sakladığı kanser hastalığından hastane yatağında can verir, akabinde "eee o kadar uyuşturucuya..." diye başlar bunlar bilip bilmeden. Ya da George Michael'ın basın danışmanı "Yatağı başında dostlarıyla, sevdikleriyle huzur içinde hayata veda etti." diye açıklama yapar, ama bizim böyük gazetelerimiz "Evinde ölü bulundu" diye manşet atar. Yalnız ve ölü bulunmayı yakıştırırlar çünkü bir zamanlar çok sevdikleri ünlü şarkıcıya. "Yok yok, söylemiyorlar ama kesin uyuşturucudan. Yoksa ölüm sebebini niye saklasınlar?" (Merhaba, niye saklasınlar, çünkü mahremiyet diye bir şeyden haberimiz yok. Varsa da bu çağda gereksiz bir şey. Teşekkürler.)

Öyle garip insanlardır ki bunlar, neredeyse sevinirler haklı çıksalar, "Bakın, ben demiştim size" diye. "Evet, belki sizin gibilerin varlığı yüzünden uyuşturucu olmadan tahammül edememiştir dünyaya" demek isterim kendilerine. Neyse.

Sonuç olarak son elli-altmış yıla damgasını vurmuş Fidel Castro, Muhammed Ali, Umberto Eco, Harper Lee gibi devleri de anarsak, çok kayıplı bir yıl oldu 2016. Bundan sonrasını daha hafif atlatmak dileğiyle, herkese iyi seneler!

YAZAR HAKKINDA

AYLİN ASLIM

Şarkıcı ve şarkı yazarı Aylin Aslım, 2000 yılında yayınladığı ilk solo albümü Gelgit'ten bu yana Gülyabani, Canını Seven Kaçsın ve Zümrüdüanka adında dört solo albüm yayınlamış, birçok tribute albümünde usta sanatçıların eserlerini yorumlamıştır. Kadın hakları alanında aktif çalışmalarda bulunmuş, 2005'te Güldünya adlı şarkısı Aile İçi Şiddete Son kampanyaları dahilinde Güldünya Şarkıları adlı albüm ve konser projelerine yön vermiştir. 1996'dan bu yana aktif sahne hayatına devam etmektedir. Adana İşi, Şarkı Söyleyen Kadınlar gibi sinema filmlerinde ve Son isimli televizyon dizisinde oyunculuk yapmıştır. 2015 yılında Adım Adım Uyku adında Türkiye'den ve dünyadan çocuk şarkıları ve ninnilerden oluşan bir albüm yayınlamıştır. Halen İstanbul'da yaşamaktadır.