#yaşam

500 YILLIK BİR SANAT: SELFIE

| 23 Şubat 2017 #yaşam

Bugün neden selfie çekiyorsak, 1400'lü yıllarda da o nedenle otoportreler yapılıyordu

Jan van EyckJan van Eyck

Ressam Jan van Eyck, 1433 yılında Brugge’deki atölyesinde tamamladığı resimle sanat tarihinde bir ilke imza attı ve yepyeni bir tarzın öncüsü oldu. Eseri bu denli önemli ve devrimsel yapan şey ise Alman mühendislerin uzun yıllar süren çalışmaları sonucu üretmeyi başardıkları yüksek kaliteli aynalardı. Yeni Alman aynaları, camın kalay ve civa karışımı bir malzemeyle kaplanmasıyla üretiliyordu ve o güne dek dünyada daha iyi ve daha keskin görüntü veren bir ayna yoktu. Eyck’in otoportresini yapmasına da bu mühendislik vesile oldu.

Albrecht DürerAlbrecht Dürer

Takip eden yüzyılda, Avrupa bilim ve sanat alanında deneyselliğin öne çıktığı Rönesans’ı yaşamaya başladı ve otoportreler önlenemez bir popülerlik kazandı. Ünlü bir sanatçı ve matematikçi olan Albrecht Dürer, 15. yüzyılın sonunda ve 16. yüzyılın başında kendini resmettiği eserlere imza attı. 19. ve 20. yüzyıl ise Vincent van Gogh ve Frida Kahlo gibi isimlerin doğa üstü ve soyut şekilde oto-portreleriyle renklendi.

Bamburg Üniversitesi’nde görevli bilim insanı Claus-Christian Carbon, yüzyıllar önce ortaya konan bu eserlerin, sahip oldukları ruh ve vermek istedikleri mesaj bakımından günümüzün selfie’lerinden farksız olduğu görüşünde.

Frida KahloFrida Kahlo

Carbon, yakın tarihli araştırmasında günümüz insanının çektiği selfie’leri, bundan 500 yıl önce, kendilerini olmak istedikleri kişiler olarak resmeden sanatçıların eserlerinin, gelişmiş teknolojili bir versiyonu olarak yorumluyor. Dürer’in oto-portrelerinin çağdaşlarınca bir statü ve zenginlik sembolü olarak kabul edilen kürklü yakalar gibi detaylara sahip olduğunu söyleyen araştırmacı, sanatçının kendini ait olmadığı bir zümreye aitmiş gibi hissetmek için bunu yaptığını söylüyor. Dürer’in 1500 yılında yaptığı bu resimden ancak birkaç yıl sonra halk içinde böyle bir yakalık takabilecek sosyal statüye ulaştığını ve resmi yaparkenki hayalinin, beklentisinin de bu olduğunu ekliyor.

Sembolik objeler ve tuhaf mimiklerin sergilendiği tarihi eserlerin de şimdilerde Snapchat filtreleriyle oluşturulan fotoğraflara bir hayli benzediğini söylemek mümkün. Buna örnek olarak, Frida Kahlo’nun dikenli bir kolye taktığı ve bir omuzunda siyah bir maymun öbür omuzunda ise siyah bir kediyle kendini resmettiği portre çalışması gösterilebilir.

Robert CorneliusRobert Cornelius

Benzerlik taşısalar da selfie’leri klasik otoportrelerden ayıran iki önemli fark var. Para ve zaman. Yüzlerce yıl önce bir sanatçının kendi portresini yapması için haftalarca ve belki aylarca çalışması, bunun yanı sıra da ihtiyaç duyduğu pahalı resim ekipmanlarını satın alması gerekiyordu. Fotoğrafın ortaya çıktığı ilk yıllarda da bu durum pek değişmedi. 1839 yılında Robert Cornelius, Dagerreyotipi olarak anılan teknikle kendi fotoğrafını çekmek için saatlerce zamanın yanı sıra deneme/yanılma yoluyla doğru pozlamayı bulmak zorunda olduğu için büyük paralar harcamak zorunda kaldı.

Kendall JennerKendall Jenner

Yakın zaman öncesine kadar bile selfie bu denli popüler bir kavram değildi. Ancak ne zaman ki telefonlara ön kameralar eklendi, kullanıcılar fırsat buldukları her ortamda kendilerini fotoğraflamaya, sonrasında farklı uygulamalar aracılığıyla filtreleyip paylaşmaya başladı. Carbon’un da belirttiği gibi, yüzlerce yıl sonra bile kendini ifade etme, olduğundan daha farklı, daha iyi gösterme ve beğenilme ihtiyacı selfie’yi modern yaşamın ayrılmaz bir parçası haline getirdi.