#yaşam

8 MART VE KÜÇÜK EV ALETLERİ

AYLİN ASLIM | 8 Mart 2016 #yaşam

Küçük ev aletleri
 

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'müz kutlu olsun. Neden 8 Mart, neden emekçi kadınlar peki? İkisinin de cevabı yakın tarihten, çok acılı bir yerden geliyor. 

A.B.D'de 8 Mart 1857'de daha iyi çalışma koşulları için grev yapan 40 bin tekstil işçisi kadından 129'u grevi dağıtmak için polisin işçilere saldırması ve işçilerin kilitlendiği fabrikada yangın çıkması sonucu yanarak can verdi. 

Bundan 23 yıl sonra, Alman sosyalist politikacı ve kadın hakları savunucusu Clara Zetkin, 1910 tarihinde Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı'nda 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak kutlanması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi. Bu tarihten sonra 8 Mart tüm dünyada kadınlar için bir hak arama, hakkını yüksek sesle savunma ve kutlama günü olarak benimsendi.

Peki nasıl oldu da, sömürüye karşı haklarını ararken yanarak can veren işçi kadınlardan miras kalan 8 Mart, "Kadınlar Günü'ne özel küçük ev aletlerinde %20 indirim" şeklinde kutlanır oldu benim ülkemde? 8 Mart sadece bir gün, ama bir hafta öncesinde başlayan "indirim günleri" çılgınlığı coşkuyla düşmeye başlıyor her yıl  TV'lerimize, mail adreslerimize, telefonlarımıza. Kozmetik, giyim kuşam, her türlü kadın ürünü ve olmazsa olmazımız "küçük ev aletleri"! N'apalım her yıl biz o küçük ev aletlerini? Tacizciyi teflon tava darbesiyle etkisiz hale getirip, eşitliğe inanmayan patronları blenderdan mı geçirelim? Şiddet uygulayan kocaları tost yapıp, "sever de döver de" diyenleri buharlı ütüde mi pressleyelim? Ev kadınları da emekçidir, evet, ama bu mudur emekçi kadınların ödülü: Mini fırın alana saç kurutma makinesi %50 indirimli!

İstatistiklerden bahsederek içinizi karartmak istemem ama, Avrupa'da kadın cinayetlerinde 1., dünyada kadın hak ve özgürlüklerinde son sıralarda yer alan, etek boyuyla, sokağa çıkıp çıkamayacağıyla sürekli uğraşılan, bir takım adamların sürekli "Yani hocam en ufağı kaç olur şimdi" minvalinde sorularıyla kız çocuklarının mümkün olan en küçük evlendirme yaşını zorladıkları bu ülkede, her yıl aynı bayat ve içtenliksiz cümlelerle -sanki "yasama" yani yasa yapma yetkisi onlarda değilmiş, ülkenin bu durumundan sorumlu değilmiş gibi-"Kadınlar çiçektir" sığlığında takılan politikacılarla mı, dayak makyajı yapmış ünlü fotoğrafları ya da indirim günleriyle mi anlam kazanacak 8 Mart?

"Güvenlik Sebebiyle" diyorlar, geleneksel 8 Mart Kadın Yürüyüşü'ne izin vermiyorlar. İlerici ve özgürlükçü kadın hakları savunucularını, feministleri programına konuk edecek TV programı kaldı mı, ondan bile emin değilim. İstanbul'da Kadıköy, Bursa'da Nilüfer Belediyesi gibi belediyeler var sağ olsunlar, layığıyla kutlamamız için seferber olan; fakat sayıları ülke çapında iki elin parmağını geçmez korkarım.

Bu şartlar altında biraz buruk geçiyor bir süredir 8 Mart'larımız. Ama madem ki daha haklar var kazanılacak, madem ki ışığa gitmek istiyoruz bu karanlıkta, susmak yok, mücadeleye devam! Kahrolsun küçük ev aletleri; yaşasın anneden, eşten, erkeğin bayanından, "kutsal"ından ibaret olmayan cesur kadınların onurlu günü!

YAZAR HAKKINDA

AYLİN ASLIM

Şarkıcı ve şarkı yazarı Aylin Aslım, 2000 yılında yayınladığı ilk solo albümü Gelgit'ten bu yana Gülyabani, Canını Seven Kaçsın ve Zümrüdüanka adında dört solo albüm yayınlamış, birçok tribute albümünde usta sanatçıların eserlerini yorumlamıştır. Kadın hakları alanında aktif çalışmalarda bulunmuş, 2005'te Güldünya adlı şarkısı Aile İçi Şiddete Son kampanyaları dahilinde Güldünya Şarkıları adlı albüm ve konser projelerine yön vermiştir. 1996'dan bu yana aktif sahne hayatına devam etmektedir. Adana İşi, Şarkı Söyleyen Kadınlar gibi sinema filmlerinde ve Son isimli televizyon dizisinde oyunculuk yapmıştır. 2015 yılında Adım Adım Uyku adında Türkiye'den ve dünyadan çocuk şarkıları ve ninnilerden oluşan bir albüm yayınlamıştır. Halen İstanbul'da yaşamaktadır.

BENZER İÇERİKLER