#yaşam

“ANLATMAYACAKSAN NİYE YAŞIYORSUN?”

YEKTA KOPAN | 24 Temmuz 2017 #yaşam

Jehan Barbur’la yeni albümü Evim Neresi üstüne konuştuk.

Jehan Barbur’un yeni albümü “Evim Neresi” yine harika şarkılarla, özel hikayelerle ve “Jehan iyi ki müzik yapıyor.” dedirten sedalarla geldi. İnsana dair bütün hallerin içinden geçiyor notalar, ruhumuza ayna tutan bütün yollardan geçiyor kelimeler. Günlerimize sızan deliliğe sesiyle-sözüyle cevap veriyor Jehan.

Jehan Barbur’la rüzgarlı bir Ege gününde sohbete oturduk. Ege’nin huzuru vardı üstümüzde. Daha da önemlisi yılların dostluğu. Konuştuğumuzdan çoğunu, gülüşerek-bakışarak anlattık birbirimize. Anlattığı kadar dinledi, dinlediği kadar iyileştirdi. Yaprak yaprak açıldı ruhlarımız. Kâh uzun sessizliklerde buluştuk, kâh neşe içinde omuz titrettik.

Selvi Boylum Al Yazmalım’ın sözlü bir şarkıya dönüşmesinin hikâyesiyle başladık. Yolculuğu, o şiirli sesiyle o kadar güzel anlattı ki Jehan.

“Cahit Berkay’ın bir projesi vardı. Kendi bestelerine söz yazılmasını istiyordu. Ben de “Kırık Bir Aşk Hikayesi”ne söz yazdım. Sonra duramadım ve “Selvi Boylum Al Yazmalım”a söz yazmayı denemek istedim. Çünkü o sıralarda Baba Öyküler kitabını yazıyordum ve Türkân Şoray’la evinde buluşmuştuk. Çok haklı sebeplerden ötürü babasını anlatmak istemedi ama oturup uzun uzun konuştuk. Tabii ki konu sinemadan açıldı ve “Kırık Bir Aşk Hikayesi”ne söz yazdığımı öğrenince “Ne olur ‘Selvi Boylum Al Yazmalım’a da söz yazar mısın?” dedi. Hatta o zaman Türkân Hanım da bir albüm hazırlığı içindeydi, şarkıyı o albüme alabileceğini de söyledi. Hemen o akşam eve geldim ve filmi bir kez daha izleme ihtiyacı duymadan yazmaya başladım. Her sahnesini, her repliğini ezbere bildiğim bir filmdi. O gece bitirdim şarkıyı. Hemen Türkan Hanım’a yolladım. Aradı ve çok beğendiğini, duygulandığını söyledi. Ama onun albümüne yetişmedi. Bunun üstüne şarkıyı ben albüme almak istedim ve hemen Cahit Abi’yi aradım. “Çok güzel olmuş ama ben bu şarkının sözlü olmasından korkuyorum. Çünkü artık insanlar bu melodiyi ıslıkla söylüyor. Şimdi sözlü olmasını yadırgarlar diye çekiniyorum.” dedi. Ben ne kadar ısrar etsem de Cahit Abi şarkıyı üç sene vermedi bana. Sonra bir gün, beni bir televizyon programına davet etti, “Ellinci yılımı kutluyoruz bir programa çıkacağım, beni yalnız bırakma.” dedi. O programda Selvi Boylum Al Yazmalım’ı söyledik. Arkasından 50. yıl konserinde de söyledim ve o gece elini omzuma koyup “Kızım artık bu şarkı senindir.” dedi. Harika bir andı. Ağladım tabii.”

Albümün adını sordum sonra. O adla gelen duyguları. O adın arkasındaki ruh halini. “Evim Neresi” nasıl bir zamanın sonrasında geldi?

“Hangi yapı, hangi çatı değil bedenen evim neresi sorusunun peşine düştüm. Biraz tasavvufi olacak bu yorum ama ruhumun bu etten mahpushane içindeki devinimini sorgulamaya başladım. Fiziksel olarak da bu kadar sevdiğim ve aşık olduğum İstanbul’u artık Gümüşlük’le aldatmaya başladığım bir dönemdi. Sonuçta kendimi İstanbul’da huzurlu , güvende, iyi hissetmemek sonucunda kendimi Gümüşlük’e attım. İstanbul’da da hayatım devam ediyor ama ne zaman ki köye geliyorum, kendimi çok daha iyi hissediyorum.”

Albümü ilk dinlediğimde “Sessiz bir isyan albümü” bu demiştim. Sadece bestelerde değil, düzenlemelerde ve icralarda da müthiş bir olgunluk var. Berkant Çelen’den Çağrı Sertel’e, Toygun Sözen’den Evrim Tüzün’e öyle bir müzisyen kadrosu var ki bu albümün arkasında, bu olgunluk hali şaşırtıcı değil elbette.

“Sekiz senedir sahnede beraber çaldığım ekiple düzenledik şarkıları. İlk albümümün sedasına yani Uyan albümüne dönmek istedim. Pop müzikten çok haz eden bir insan değilim. O şarkıların beni kirlettiğini düşünüyorum ve popa yakın bir şey yapmaktan hep çok korktum.”

Hikâye etmeyi seviyor Jehan. Müzik yaparken de, yazarken de, yaşarken de...

“Bana bazen neden her şeyini anlatıyorsun, derler. Derim ki, “Anlatmayacaksan niye yaşıyorsun?” Hikâyemi anlatırsam yaşadığım ömrün bir değeri olacağına inanıyorum. İnsan bazen kendi hikâyesini kafasında döndürür, sorgular. Yaşadığın hikâyeye benzer başka bir hikâye duyduğunda rahatlarsın. Dersin ki “Başkaları da benzer şeyler yaşıyormuş”. Ben kendi hikâyelerimi de, başkalarının hikâyelerini de hep anlatmak istiyorum. Kaybolmasınlar diye. Bu benim mirasım belki de.”

Daha konuşacak çok şey vardı. Biz de konuştuk. O içimize işleyen “Güzel Adam” şarkısının sohbetimize mekan olan Şirince’de yaşandığını öğrendim mesela. Yeni kitaplar geleceği haberini aldım. Daha neler neler...

Jehan’la sohbet etmek bir şanstır; hep söylerim. Üstelik onunla sohbet etmek için karşılıklı oturmaya, yüz yüze olmaya gerek yok. Bir albümünü dinlemeniz yeterli. Çünkü bilin ki, yaşamında neyse albümünde de odur Jehan. O samimiyette, o cesarette, o bilgide yaşıyor.

Anlatmak için yaşıyor.

“Evim Neresi” Jehan Barbur’un yeni hikâyelerini dinletiyor bize. “Anlatmayacaksan niye yaşıyorsun?” diyen bir kadının cesur hikâyelerini.

Sözün özü, dinlemeyen kalmasın.

YAZAR HAKKINDA

YEKTA KOPAN

1968 Ankara doğumlu Kopan, Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu yazar ve seslendirme sanatçısıdır. ''Yarın'' isimli şiir ile yazın hayatına başladı. Öykü türündeki ilk kitabı ''Fildişi Karası'' 2000 yılında yayımlandı. Sonrasında Fildişi Karası, Aşk Mutfağı'ndan Yalnızlık Tarifleri, Kara Kedinin Gölgesi, Karbon Kopya ve Aile Çay Bahçesi kitapları ile yazarlığa devam etti.

Beyaz perdede ise Jim Carrey, Michael J. Fox gibi ünlü isimlerin ve çizgi film karakteri Sylvester'in seslendirmelerini yapmasıyla bilinir.

BENZER İÇERİKLER