#yaşam

ANNE FRANK DAVASI 75 YIL SONRA TEKRAR AÇILIYOR

| 4 Ekim 2017 #yaşam

Bugüne kadar 60’tan fazla dile çevirilen ve dünyada en çok okunan kitaplardan biri olan Anne Frank’ın Hatıra Defteri, 30 milyondan fazla satışa ulaşmış bir “günlük”. Frank’ın, daha sonraları babası Otto Frank tarafından kitap haline getirilen günlükleri, 1942’de başlayıp 1944’te; ailenin saklandığı yerin açığa çıkmasıyla son buluyor. Emekli bir FBI ajanı olan Vince Pankoke ise yıllardır aydınlatılmamış bir dosyayı tekrar açıyor. Pankoke ve ekibi, Anne Frank ve ailesinin gizlendiği yerin ortaya çıkmasındaki sırrı araştırmak ve Frank ailesine kimin ihanet etmiş olabileceğini bulmak için kolları sıvadı.

Uzun yıllardır kabul gören bir teoriye göre Frank ailesinin saklandığı yer, Nazi istihbarat servisi Sicherheitsdienst’e ulaşan bir ihbar sonucu açığa çıktı. Öyle ki bugüne kadar, bu ihaneti gerçekleştirmiş olabilecek 30 kadar şüpheli üzerinde duruldu. 2016’da ise Anne Frank Müzesi araştırmacıları tarafından ortaya atılan yeni bir teori, Frank ailesine kimsenin ihanet etmediğini; polis baskınının tesadüfen gerçekleştiğini söylüyordu. Fakat elde, bu görüşü kanıtlamaya yetecek hiçbir veri bulunmuyordu.

Vince Pankoke, gizli gerçeği açığa çıkarabilmek için savaştan hemen sonra ABD’ye gönderilen ve yakın zaman önce gizliliği kaldırılan dokümanlardan yararlanmanın mümkün olduğunu iddia ediyor. Pankoke’nin liderlik ettiği adli tıp uzmanlarından oluşan 19 kişilik ekibin, son on yılda geliştirilmiş birtakım araştırma tekniklerinden yararlanacağı belirtiliyor. Bu teknikler arasında, büyük miktarlarda verileri işlemeye yardımcı yapay zeka algoritmalarından yararlanmak da var.

O dönemin Alman gizli servisi olan Sicherheitsdienst’in zamanın tutuklamalarının kaydını titizlikle tuttuğu ve bu dokümanların 1944’te İngiliz bombardımanı sırasında kaybolup gittiği bilinse de Pankoke, ABD arşivlerine göz attığında, Amsterdam’dan gelen ve yıllar önce yok olduğu iddia edilen birtakım belgeler bulduğunu vurguluyor. Dokümanların fiziki olarak zarar görmüş olduğunu ve askeri terimlerle dolu bir Almancayla yazıldığını söyleyen Pankoke, bu sebepler yüzünden belgeleri analiz etmenin zaman alacağı görüşünde. Ama yine de bu dokümanlar arasında Amsterdam’da yaşamış olan Gestapo ajanlarına; Gestapo’ya muhbirlik yapan kişilere ve ihbar edilmiş Yahudilere ait listeler ulaştıklarının da altını çiziyor. Pankoke ve ekibi, bir veri havuzunda biriktirilecek olan bu isimler sayesinde önemli bağlantılara ulaşabilmeyi umuyor.

Araştırma ekibi, büyük miktarlardaki verileri analiz edip işlemede uzmanlaşmış bir şirket olan Amsterdamlı Xomnia firmasıyla birlikte çalışıyor. Çünkü olayla ilgili o kadar çok veri bulunuyor ki; bu dokümanlar arasındaki bağlantıları öne çıkarabilmek için insanüstü bir çalışma sürecine ihtiyaç var. Dolayısıyla da Pankoke ve araştırmacılar, yapay zeka algoritmalarından yardım almak durumunda.

Ekip, Frank ailesinin ele geçirildiği tarihin 75’inci yıl dönümünde, yani ağustos 2019’da, bu sırrı aydınlatmış olmayı umuyor.

BENZER İÇERİKLER