#yaşam

“AZ”LA YETİNMEYE HAZIR MISINIZ?

YEKTA KOPAN | 10 Kasım 2017 #yaşam

“Dobralık basitliktir, lafı döndürüp dolaştırmak karmaşıklıktır.” - Ken Segall (O Kadar Basit ki / Insanely Simple)

Her şeyin üstünüze geldiğini hissediyor musunuz?

Dünya kalabalık, şehir karmaşık, ev darmadağın, hayat her gün mahşer yeri...

Günde kaç kez sadeleşmek istediğinizi, alıp başınızı gitmek istediğinizi, basitliği özlediğinizi söylüyorsunuz?

Tüketimin bütün silahlarıyla donattığınız evde günde kaç kere “Basitlik Şarkısı” söylüyorsunuz?

Bir yandan daha çok tüketebilmek için daha çok çalışıyor, “Bana 24 saat yetmiyor.” diyor, bir yandan da “Şimdi bir sahil kasabasında olmak vardı.” diyor musunuz?

Trafik sizi delirtiyor mu? Direksiyon başında trafiğin durduğu anlarda kendinizi ormanda koşarken düşünüyor musunuz? Hemen ertesi gün gidip yeni spor malzemeleri satın alıyor musunuz?

AVM restoranlarında dostlarınızla buluşup “Aslında 100 parça eşya ile yaşamak mümkün.” sohbetleri yapıyor musunuz?

Elbise dolabınızda yılda en fazla bir kere giydiğiniz halde “Anısı var, falancanın hediyesi.” diye tuttuğunuz kazaklar-gömlekler var mı? Kahve kupalarınızın sayısını biliyor musunuz? Yurt dışı gezilerinizden aldığınız hediyelik eşyalar, şu anda nerede biliyor musunuz?

Bütün bunları –bir kere daha- düşünmeme neden olan kişi Ken Segall. Bilenler bilir; Segall, dünyanın en önemli yaratıcı yöneticilerinden biri. Apple’ın ünlü “Think Different” (Farklı Düşün) kampanyasını şekillendiren ekibin başı. iMac’in isim babası. Apple ürünlerindeki “i” öne ekinin kullanılmasını sağlayan kişi. Steve Jobs’un yakın arkadaşı.

Ken Segall’ın çok satan kitabı “O Kadar Basit ki / Insanely Simple”ın, MediaCat tarafından yayımlanan Türkçe çevirisini okurken “basitlik” kavramını defalarca düşündüm.

Segall, kitabında şöyle diyor: “Farklı din ve kültürlere mensup, çeşitli siyasi görüşlerden her yaştan insan basitliği tercih ediyor. Hatta aslında bu tercih sadece insanlara mahsus değil, tüm canlılar bu şekilde programlanmış. Hepimiz bilinçli ya da bilinçdışı bir şekilde, en basit çözüme daha olumlu tepki veriyoruz.

Doğamız gereği basiti arzuluyoruz. Basit olmak istiyoruz. Ama hayatımızı karmaşıklaştırmakta üstümüze yok.

Daha da acı bir şey söyleyeyim. O “basitlik hayali” cümlelerimiz bile, aslında kalabalık hayatımızı biraz daha renkli ve karmaşık hale getirmek için söylediğimiz yalanlar. İnsanın kendisine yalan söyler hâle gelmesinden daha karmaşık ne olabilir ki?

Yaşam alanınızı -her gün bir yenisini aldığınız- eşyalarınızdan geri alacak cesaretiniz var mı?

Azalmak için atmaya hazır mısınız?

“Çok”la boğulmaktan sıyrılıp, “az”la mutlu olmaya ne dersiniz?

Bu yazıyı okuyan çoğu kişinin, şu son üç soruya “Evet” dediğini duyar gibiyim.

Ama yapamıyorsunuz. Yapamıyoruz.

Dünyada gelir bölüşümü, refah bölüşümü bu kadar dengesizken hem de... Eşitsizlik almış başını giderken hem de... Okuduğumuz bütün eşitsizlik haberlerine üzülüp sosyal medyada “paylaşırken” hem de...

Şimdi kendimize soralım. Kendi “biricik” nedenimizi bulalım ve onun üstüne gidelim: Neden?

Neden basitleşemiyoruz?

Neden azalamıyoruz?

Belki de “Azla yetinebiliriz” diyenlere kulak vermenin zamanı geldi. Basitleşmenin. Sadeleşmenin.

Bence şimdi uzun bir yürüyüşe çıkın ve bunu bir daha düşünün.

Unutmayın; sadeleşmek o kadar basit ki...

Fotoğraf: Philipp Berndt

YAZAR HAKKINDA

YEKTA KOPAN

1968 Ankara doğumlu Kopan, Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu yazar ve seslendirme sanatçısıdır. ''Yarın'' isimli şiir ile yazın hayatına başladı. Öykü türündeki ilk kitabı ''Fildişi Karası'' 2000 yılında yayımlandı. Sonrasında Fildişi Karası, Aşk Mutfağı'ndan Yalnızlık Tarifleri, Kara Kedinin Gölgesi, Karbon Kopya ve Aile Çay Bahçesi kitapları ile yazarlığa devam etti.

Beyaz perdede ise Jim Carrey, Michael J. Fox gibi ünlü isimlerin ve çizgi film karakteri Sylvester'in seslendirmelerini yapmasıyla bilinir.

BENZER İÇERİKLER