#yaşam

BABYLON KİLYOS: İSTANBUL’DA ÖZEL BİR MEKAN

YEKTA KOPAN | 18 Ağustos 2015 #yaşam

İstanbul’dan kaçmak.

Herkesin dilinde bu var son zamanlarda.

Trafiğine, gürültüsüne, kargaşasına, çarpık yapılaşmasına ve bozulan siluetine bakınca insan ‘kaçmak isteyenlere’ hak vermeden edemiyor. Ama bir yandan da, tümüyle kaçmadan “arada bir uzaklaşmalara” olanak tanıyan bir şehir İstanbul. Bununla da avunabiliriz anlayacağınız.

Yaz geldiğinde en çok ihtiyaç duyduğumuz şey deniz ise, İstanbul o konuda da sessiz bir şehir değil. Yeter ki size uygun bir deniz kenarını bulun. Ben, deniz kenarı deyince Kilyos’u tercih edenlerdenim. Ve bu yaz Kilyos’ta, yıllarını Babylon kültürüyle geçirmiş olanlar için harika bir buluşma mekanı var: Babylon Kilyos.

Demirciköy tarafına geldiğinizde yol işaretlerinin sizi götüreceği bir mekan Babylon Kilyos. İsterseniz yol tabelalarını değil, iyi müziği de takip edebilirsiniz. Çünkü Babylon kültürü dediğim şey tam da bu; iyi müzik. Ama hemen söylemeliyim, Babylon Kilyos’ta akşamüstü saatlerine kadar hakim olan dalgaların sesi, müzik sadece fonda kalan bir eşlikçi. Bunu bir övgü olarak söylüyorum. Mekan, doğayla aranıza girmemeye özen gösteriyor. Zaten bu özel koyda, doğallığa, sadeliğe ve bunlardan gelen rahatlığa önem verilmiş.

Özetle söylemek gerekirse, bangır bangır bir müziğe teslim olmadan, al kitabını yayıl gitsin.

“Deniz nasıl?” diyenler olacaktır. E haliyle, dalgalı bir deniz. Ama bu biraz da hava durumuna bağlı. Kumların içinde güneşlendikten sonra, temiz bir deniz gireceğiniz garanti. Ayrıca herkesin deniz keyfi farklıdır, o kadarına ben karışmayayım.

Gıda meselesine geçmeden biraz da ortamdan söz edeyim. Genç ve dinamik bir müdavim kitlesi var Babylon Kilyos’un. Şaşırtıcı değil. Zaten ortam da genç ve dinamik. Daha kapıdan girerken dünyaca ünlü graffiti sanatçısı David Shillinlaw ve Manoel Quitéro’nun işleri karşılıyor sizi. Bir de İngiliz grafitti sanatçısı David Shillinglaw’un zamana ve mekana bağlı kalmadan oluşturduğu duvar var. Önünde fotoğraf çektirip Instagram’a koyanların sayısı şimdiden artmış bile. Ve mekanın farklı noktalarına yerleştirilen “Love, Peace, Respect” enstalasyonları da tam fotoğraflık. Onlarda da Brezilyalı Manoel Quitéro’nun imzası var.

“Bize bu kadar sanat bilgisi yeter, yemekler ne durumda?” diyenlere food truck’lardaki hamburger, döner, köfte, salata ve pide gibi lezzetlerle günü geçirebileceklerini söyleyeyim. “Bunlar bana yetmez, şöyle oturup mükellef bir sofrada yemek isterim,” diyenler varsa, restorana geçmeleri gerekiyor. Ben restoranda yemedim ama Ege ve Akdeniz mutfağı ağırlıklıymış. Restoranın manzarası harika.

Şimdi... Hep “yaz mekanı” diyorum ama bir yanlış anlama olmasın. Babylon Kilyos yıl boyunca açık kalacak. Elbette sahil eğlenceleri yazlık. Ama restoran, kış için de iyi bir seçenek. Neyse, onu da mevsimi gelince şöyle bir kontrol edip yazarım.
Gelelim işin müzik kısmına... Babylon deyince beklenti yüksek elbette.
Hiç merak etmeyin, ekibin uzman olduğu bir alan bu. Yaz boyunca konserler ve açık hava etkinlikleriyle birlikte renkli gün batımı partilerine ev sahipliği yapılacakmış. Benim gittiğim gün Bora Uzer ve ekibi, deyim yerindeyse ‘döktürdü’. Zaten Bora Uzer’in "Sunset Sessions”ları her Cumartesi 17.00 - 20.00 saatleri arasında olacakmış. Cuma ve Pazar günleri gerçekleştirilen gün batımı partilerinde ise farklı DJ’lerin programı var. Konser kısmı Beach Bar’da olunca, taze meyvelerle hazırlanan enfes kokteyller giriyor devreye tabii.
Gelelim bomba habere: 22 Ağustos Cumartesi akşamı, GusGus Babylon Kilyos’ta olacak. Dünyanın en ünlü müzik festivallerinde sahne alan, Björk, Sigur Ros, Depeche Mode, Moloko gibi önemli isimlerin şarkılarına yaptığı remikslerle kendinden söz ettiren GusGus, o gece İzlanda’nın nordik melodilerini Babylon Kilyos’un etkileyici manzarasına taşıyacak.

Dileyen sahilde bir yürüyüşe çıkar, dileyen alır olta takımını balığa gider. Şehre saygı duyan, şehrin ömrüne ömür katan her etkinlik değerlidir. Arada bir denize girmek için İstanbul’dan kaçmak isteyenlere Demirciköy’de güzel bir seçenek sizi bekliyor diyeyim bir kez daha: Babylon Kilyos!

İletişim: 0530 959 79 15

YAZAR HAKKINDA

YEKTA KOPAN

1968 Ankara doğumlu Kopan, Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu yazar ve seslendirme sanatçısıdır. ''Yarın'' isimli şiir ile yazın hayatına başladı. Öykü türündeki ilk kitabı ''Fildişi Karası'' 2000 yılında yayımlandı. Sonrasında Fildişi Karası, Aşk Mutfağı'ndan Yalnızlık Tarifleri, Kara Kedinin Gölgesi, Karbon Kopya ve Aile Çay Bahçesi kitapları ile yazarlığa devam etti.

Beyaz perdede ise Jim Carrey, Michael J. Fox gibi ünlü isimlerin ve çizgi film karakteri Sylvester'in seslendirmelerini yapmasıyla bilinir.

BENZER İÇERİKLER