#yaşam

BAYRAMDA NE YAPACAĞIZ?

AYLİN ASLIM | 13 Temmuz 2015 #yaşam

Evet dostlar, Temmuz'dan bir haftayı eksilttik bile. Yazın tam ortasındayız. O kaçınılmaz soru artık ensemizde: "Bayramda ne yapacağız?"

Bayram olsa da olmasa da yılın bu zamanları en çok sorulan sorudur bu. Nihayet ve, oh be, tatil zamanıdır şimdi. Bütün kış bunun hayalini kurmuşuz, bunu beklemişiz. Soğuk ve karanlık günlere yaz tatilini düşünerek "bu da geçer" demişiz. Kat kat giyinip çıktığımız yollarda, çok iyi çalışan büyükşehir belediyelerimizin dokuzbindokuzyüzdoksandokuzuncu kez yenilediği kaldırım taşlarında sekerken paçamıza sıçrayan çamura, ki çok gelişmişliğimizin onur nişanesidir, "Yaz gelecek, dertler bitecek" temriniyle sabretmişizdir. Hele bir de üstüne bayram tatili yaza denk geliyorsa, bu planlar çok önceki tarihlerden itibaren yapılmaya başlanır. Hiçbir zaman müzikten başka bir amaç için düzenli bir işte çalışmadım, dolayısıyla yıllık izin diye bir şeyim de olmadı hiç; ama ofis çalışanı olan yakınlarımdan bunca yıldır gayet net izliyorum tatil birleştirme işini: Yıllık ömründen sadece iki haftayı tatile ayırabilenler için bayramla birleştirip kazanacağı o iki-üç gün altın değerindedir.

Ben bu bayramda yolculuğa çıkmayacağım, çünkü düzensiz iş çalışanı olarak tatilimi önceden yapmış, yoldan dönmüş ve muhtemelen stüdyoda yeni şarkılara çalışmaya başlamış olacağım. Ama bana bayram tatili için bir yol ve rota önerisi sorulduğunda, ilk aklıma gelen önceki tatilim ve yolculuğum oldu. İstikamet: Kaş.
Bu öneri yazısında yolculuklarımda kullanmaya yeni başladığım bir uygulamadan da bahsedeceğim: Yolamola.

Akıllı telefon ve androidlere ücretsiz inen Yolamola, benim gibi gideceği yer kadar yolculuğa da heyecanlanan insanlar için güzel ve pratik bir fikir. En azından benim yolculuğumu daha eğlenceli bir hale getirdi. Başka yol meraklıları okur da kullanırsa, tatlı yolculuklar yaparsa ne mutlu.

Misal İstanbul'dan Kaş'a gitmeden önce ilk merak ettiğim şey tabii ki mesafe. Kaç km yolumuz var? Ne kadar yakar benzin/cebimizi? Hangi rota en mantıklı? Mantıklı olan eğlenceli mi peki? Durup uğranacak yerler var mı, ona göre erken çıkacağız yola. Ve elbette en ama en önemli soru: Nerede ne yiyeceğiz? Sizi bilmem ama daha önce görmediğim bir antik kent ya da doğa harikası beni heyecanlandırır. Ama itiraf edeyim, hepsinden çok yol üstünde bir yerlerde enfes yerel yemekleri keşfermek daha çok heyecanlandırır! Mehmet Yaşin'in "Yolüstü Lezzet Durakları" kitabı torpido gözünde, telefonda Yolamola'nın Tatil Planı açık bir şekilde yoldayım. Bir yandan yemek yenecek yerleri tarıyorum, bir yandan da durması zevkli mola yerlerine bakınıyorum: göl ya da dere kenarı, gölgelik yeşil yerler...

Sabaha karşı yola çıkmak en zevklisi. Gün ağarmak üzereyken, sabah serinliğinde. Özdemir Erdoğan'dan "Aç Kapıyı Gir İçeri" çalsın ilk. Sonra bakarız. Barbaros Bulvarı'ndan Boğaziçi Köprüsü'ne girerken içim hem yoğun hem akıcı: Gidiyoruz! Bir saati biraz geçe Eskihisar-Topçular feribot kuyruğundayız. Ne kadar erken, o kadar iyi. Yarım saat- kırk dakikaya Topçular'dayız, oradan ver elini Yalova-Bursa-Karacabey-Susurluk. Susurluk'ta tabii ki bir çiğbörek-ayran molası. Zaman kıymetli, nerede duracağınıza önceden karar verin derim. Yola devam, Bulutsuzluk Özlemi çalıyor: "Yine Düştük Yollara" Akhisar-Manisa- İzmir. Daha önce durmadıysanız Akhisar'ın köftesi meşhur, Manisa Kırkağaç'ta da yol üstünde sıra sıra tezgahlarda sarı sarı kavunlar.  Yaşasın yaz, yaşasın yol! Yaşasın camdan çıkan çıplak ayaklar! Yaşasın benzincilerde durup saçma abur cubur almalar, gülmeler! Barış Manço'dan "Binboğa'nın Kızı" çalsın mı? Çalsın.
İzmir bu mevsim nasıl sıcak, bilen bilir. Varış noktanız İzmir değilse, işiniz de yoksa, durmadan devam derim. Ama vaktiniz varsa, Şirince köyü veya Selçuk'ta Meryem Ana ve Efes Harabeleri'ni görmediyseniz, yine planı önceden yapıp ona göre erken çıkmanızı öneririm.
İzmir'den Aydın'a, Aydın'dan Çine'ye. Çine neresi? Çine demek "Dede'nin Yeri" demek. Yola Mola'da yemek kategorisinde aratın, bir daha yolunuzu uzatmak pahasına oradan geçeceksiniz. Çine benim için bu demek. 620 km yapmışız, çöp şiş hakkımız. Mansur Ark, "İnadı Bırak" ve köfte de ye ey yolcu.
Sonrasında Yatağan, doğa harikası Gökova, Köyceğiz, Göcek. Köyceğiz (Bafa) Gölü kenarında beş dk. da olsa durur bakarım hep, her geçişimde. Hiç meşhur olmamış, ama hep güzel olmuş bir mola yeri Bafa Gölü. Hep öyle sessiz, sakin.
Artık hedefe yaklaşıyoruz: Önümüz Fethiye. Ölü Deniz'e girmek isteyene mani olmam, yoldan sapsak ne olacak? Müziğimiz de var: Kurban, ilk albüm, "Yalaka". Bu albümün tamamı şoföre gaz verir, aklınızda bulunsun.
Fethiye'den sonra "zaten geldik yahu" derken, buradan sonrasının ne kadar virajlı ve yorucu bir yol olduğunu hatırlamak. İsterseniz Chris Rea'dan "the Road to Hell"? Kalkan, ve nihayet, karşıdaki en uzak Yunan toprağı, minyatür ada Meis'in tam üstüne denk gelen (Meis göz demekmiş) Kaş, önümüzde. 900 km yol gelmişiz. Depeche Mode'dan "Heaven" çalsın mı? Çalsın.

 

YAZAR HAKKINDA

AYLİN ASLIM

Şarkıcı ve şarkı yazarı Aylin Aslım, 2000 yılında yayınladığı ilk solo albümü Gelgit'ten bu yana Gülyabani, Canını Seven Kaçsın ve Zümrüdüanka adında dört solo albüm yayınlamış, birçok tribute albümünde usta sanatçıların eserlerini yorumlamıştır. Kadın hakları alanında aktif çalışmalarda bulunmuş, 2005'te Güldünya adlı şarkısı Aile İçi Şiddete Son kampanyaları dahilinde Güldünya Şarkıları adlı albüm ve konser projelerine yön vermiştir. 1996'dan bu yana aktif sahne hayatına devam etmektedir. Adana İşi, Şarkı Söyleyen Kadınlar gibi sinema filmlerinde ve Son isimli televizyon dizisinde oyunculuk yapmıştır. 2015 yılında Adım Adım Uyku adında Türkiye'den ve dünyadan çocuk şarkıları ve ninnilerden oluşan bir albüm yayınlamıştır. Halen İstanbul'da yaşamaktadır.