#yaşam

BERLİN’DE ÇOCUKLAR İÇİN YEDİ DURAK

YEKTA KOPAN | 7 Mayıs 2015 #yaşam

Berlin sevgimi bilenler için şaşırtıcı olmayacak bir yazı.

Ama bu kez Berlin’i çocuklarıyla ziyaret etmek isteyenlere sesleneceğim. Ailece Berlin’e gidecek olanlar için küçük bir rehber diyebiliriz bu yazıya. Ama inanın Berlin’in çocuklara sunacakları benim önerilerimle sınırlı değil. Çok daha fazlasını ailenizin ve çocuklarınızın zevkine göre oluşturabilirsiniz.

  1. Berlin Hayvanat Bahçesi

Açıkçası hayvanat bahçelerini sevmem. Biz ‘insanatların’ hayvanlar alemine bir zulmü olarak görürüm bu yapıları. Ama birer işkence mekanı olarak kurgulanmamış olanlarının, çocujların doğayla tanışmaları için iyi bir fırsat olduğunun da farkındayım. Berlin’de Zoologischer Garten metro durağı ile ulaşabileceğiniz “Zoo” işte böyle bir yer. Yine de –karışmak gibi olmasın ama- gezerken çocuklarınıza, özgür bir doğanın güzelliğini anlatmayı unutmayın derim. Gitmeden http://www.zoo-berlin.de/ adresine girip elektronik bilet almanız size zaman kazandıracaktır.

  1. Alman Teknoloji Müzesi

Teknolojinin hem tarihine hem bugününe bakmak için ideal bir ortam. Gleisdreieck ya da Möckernbrücke metro duraklarında indiğinizde hemen karşınıza çıkacaktır. Müze bölümü haricinde yerleşik ya da değişken sergiler de var. Trenlerden makinelere, radyolardan bilgisayar sistemlerine, yeryüzünden uzaya büyük bir yolculuk. Rehberli yolculuk sayesinde sadece çocuklar değil, anne-babalar da çok şey öğrenecektir.

  1. Lego Diyarı (Potsdamer Platz – Sony Center)

Adı üstünde. Lego’larla yeni bir dünya kurmak isteyenlere. Potsdamer Platz metro durağı ile ulaşacağınız Sony Center, sadece çocuklara değil sizlere de büyülü bir dünya sunacak. Üç yaş üstü çocuklar için tam bir eğlence mekanı. Bu etkinlikten sonra çocuğunuz Legoland dükkanına uğramak istediğinde ne diyeceğinizi baştan düşünün ya da kredi kartınızı hazırlayın.

  1. Spree Nehrinde tekne turu

Bütün Berlin’i güzel bir tekne yolculuğu ile görmek için harika bir fırsat. Yaklaşık 1,5 saat sürecek tur sırasında bol bol fotoğraf çekeceksiniz.

  1. Berlin Kukla Tiyatrosu - Puppentheater Berlin

El kuklaları, ipli kuklalar, gölge oyunları ve masklar. Buradaki çoğu gösteri için çocuğunuzun yabancı dil bilmesine gerek yok. Şenlikli bir ortam işte. Farklı yaş grupları için farklı etkinlikler var. Hatta büyükler için bile özel gösteriler var. En çok ilgi görenler klasik masalların kukla tiyatrosu uyarlamaları. Biraz köhne bulduğumu söyleyebilirim ama yine de değişik bir deneyim. Mekan Charlottenburg’da.

  1. Klingende Museum (Museum of Sound)

Ses ya da Seda Müzesi olarak anabiliriz burayı ama adının müze olduğuna bakmayın siz. Behmstraße 13, 13357 adresindeki bu mekan çocuklarınızın bütün müzik aletleriyle tanışabileceği, istediği aletle oynayabileceği ve uzmanlar tarafından yönlendirilebileceği bir “yetenek belirleme” ortamı. Oğlunuzu davul setinin başında görmek ya da kızınızı çello çalarken fotoğraflamak istiyorsanız burası tam size göre. Ama kısa bir müze ziyareti olarak düşünmeyin. Mutlaka önceden sitelerine girip bilgi alın: http://www.klingendes-museum-berlin.de

  1. Museum für Naturkunde

Muhteşem bir doğa tarihi müzesi. Tam 13,27 metre yüksekliğinde bir Brachiosaurus iskeleti var, dünyanın en büyük dinozor iskeleti diye geçiyor. Bence sırf bu bilgi bile çocuğunuzun ilgisini çekmeye yetecektir. Çevre ve doğa bilinci için kaçırılmayacak bir mekan. http://www.naturkundemuseum-berlin.de/en/ adresinden detaylı bilgi edinebilirsiniz.

Elbette Berlin çocuklar için sadece bu olanakları sunmakla yetinmiyor. Labirent Müzesi’nden Dahlem Müzesi’ne kadar uzun bir liste oluşturmanız mümkün. Ayrıca Anne-babayla birlikte gezilebilecek daha pek çok mekan var. Müze Adası’ndaki bütün müzelerin çocuklar için özel etkinlikleri de var.

Son sözüm de “Bize durmadan kapalı mekanlar önerme,” diyenlere. Hemen birer bisiklet kiralayın ve ailece Tiergarten’a gidin. Yayılın çimenlere, günün ve Berlin’in keyfini çıkarın.

Ayrıca kim ne önerirse önersin, bir şehrin asıl güzelliğinin kişisel keşiflerle çıkacağını da unutmayın.

 

YAZAR HAKKINDA

YEKTA KOPAN

1968 Ankara doğumlu Kopan, Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu yazar ve seslendirme sanatçısıdır. ''Yarın'' isimli şiir ile yazın hayatına başladı. Öykü türündeki ilk kitabı ''Fildişi Karası'' 2000 yılında yayımlandı. Sonrasında Fildişi Karası, Aşk Mutfağı'ndan Yalnızlık Tarifleri, Kara Kedinin Gölgesi, Karbon Kopya ve Aile Çay Bahçesi kitapları ile yazarlığa devam etti.

Beyaz perdede ise Jim Carrey, Michael J. Fox gibi ünlü isimlerin ve çizgi film karakteri Sylvester'in seslendirmelerini yapmasıyla bilinir.

BENZER İÇERİKLER