#yaşam

BİR ORTAÇAĞ PRENSESİ: PRAG

ÖZGE AKKAYA | 11 Mayıs 2015 #yaşam

Çek başkentine adımınızı attığınızda adeta Ortaçağ’a ışınlanmış gibi hissedeceksiniz. Ne yıllar, ne de üzerinden geçip giden kalabalıklar hiç yıpratmamış bu ortaçağ prensesini.

Aşk kelimesiyle anılan şehirlerden Prag. 2015'te bindiğiniz uçaktan Ortaçağ’da indiğiniz bu şehrin sokaklarına karıştığınızda bu yakıştırmayı yapanların hiç de haksız olmadığını anlayacaksınız. Vltava Nehri, sivri kuleler, köprüler, taş yollar... UNESCO tarafından da koruma altına alınmış olan Prag'da tarihi doku hiç bozulmamış, kafanızı çevirdiğiniz her yerde yapılar Ortaçağ’da nasılsa aynen o şekilde duruyor. Ne yıllar, ne de üzerinden geçip giden kalabalıklar hiç yıpratmamış bu ortaçağ prensesini.

Peki bu prensesin eteklerinin kıvrımlarında sizleri neler bekliyor? Prag’daki ilk birkaç gününüz olasılıkla Eski Şehir’de geçecek. Meşhur astronomik saat kulesinin ve Tyn Kilisesi'nin bulunduğu Wenceslas Meydanı, Yahudi Mahallesi, Charles Köprüsü, Kafka'nın evi gibi mutlaka ziyaret edilmesi gereken çekim noktaları bu bölgede yer alıyor. Dolayısıyla kalacağınız yeri bu bölgeden seçerseniz her yere yürüyerek kolayca ulaşabilirsiniz.

Gidilecek yerlerin başında benim için Charles Köprüsü yer alıyordu. Valizimi otele bırakıp soluğu hemen sokakta aldım. Köprüye varmak için kendimi kalabalığın akışına bırakmam yeterli oldu. Birkaç dakika sonra köprünün girişindeki görkemli kulenin önündeydim. Gotik mimarinin devasa yapılarıyla hedeflediği etki hemen o saniyede ulaştı beynime: Evrende küçücük bir noktadan ibaret olduğumu hatırladım ve bu bilgiyle yürümeye başladım. Bir zamanlar atlıların geçtiği geçitten şimdi akın akın insan geçiyordu, hem de dünyanın dört bir yanından. Vltava Nehri üzerinde yer alan pek çok köprüden biri olan Charles Köprüsü'nün her iki yanında 38 heykel yer alıyor. Kutsal figürlerin betimlendiği heykellerin gözü yürüyüş boyunca üzerinizde. Bu mistik köprünün üzerinde hava güzel olduğunda pek çok tezgâh yer alıyor. Takıdan tablolara kadar çeşit çeşit hediyelik eşyayı burada bulabilirsiniz. Heykellere, şehrin dört bir yanından sivrilen kuleli siluetine, nehir manzarasına, tezgâhlara bakarken köprünün sonuna geldiğinizi fark etmeyeceksiniz. Köprünün sonundaysa sizi Kafka bekliyor. Kafkaesk şehre bu ünvanı kazandıran Kafka'nın evi bir müze. Zamanınız varsa bu modern müzeyi mutlaka görmelisiniz. Müzenin girişindeki dükkânda defter, kartpostal gibi Kafka esintili güzel hediyelik ürünler bulabilirsiniz.

Prag’ın en ünlü noktalarından bir diğeri olan Wenceslas Meydanı ise köprünün diğer ucunda yer alıyor. Meydan civarında oturup keyifli vakit geçirebileceğiniz pek çok kafe-restoran bulunuyor ama bunların hepsi turistik. Yani daha gerçek bir yerler arıyorsanız astronomik saat manzaralı kahvenizi içtikten sonra başka yerlere doğru yelken açmanızda fayda var. 1420 yılında inşa edilen astronomik saat kulesinin gerçekten büyüleyici olduğunu söylemem gerek. Saatin kaç olduğunu kesinlikle anlayamasam da görsel olarak oldukça etkileyici. Steampunk hep varmış dedirten saatin akrep ve yelkovanı yok, yani saati anlayamamam benim hatam değil.

Eski Şehir’de gezerken etraftaki insanların yalnızca tursit olmasından dolayı “Gerçek Prag nerede?” sorusu insanın aklını kurcalıyor. Bu sorunun cevabını seyahatimin son gününde alıyorum: Žižkov.  İstanbul’un Kadıköy’ü olarak tanımlayabileceğim Žižkov’da ünlü televizyon kulesinin yanı sıra vejetaryen restoranlar, kafeler, barlar yer alıyor. Praglı gençlerin nerelerde takıldığını, nasıl vakit geçirdiğini görmek isterseniz turistik listeyi tamamladıktan sonra adresiniz Žižkov.

Gece hayatına gelince... Wenceslas Meydanı’ndan yürüyerek 10 dakika uzaklıkta Dlouhá Caddesi yer alıyor. Gece hayatının merkezi burası. Sağlı sollu barların ve club’ların yer aldığı caddede El Mojito Cafe’nin mojitosunu ve Cuba libresini mutlaka tatmalısınız. Bundan iyisini ancak Küba’da bulursunuz!

1,2,3 Charles Köprüsü’nünde sağlı sollu 38 heykel yer alıyor. Heykellerde betimlenen sahneler Hıristiyan kültürüne ait, betimlenen kişiler ise kutsal figürler.

Prag

4- Prag’da dilenciler konuşmadan sessizce ifade ediyorlar kendilerini.

Prag

5- Charles Köprüsü’nden bakarken bulutların altında uzanan şehir manzarası oldukça etkileyici.

Prag

6- Köprü sabahın erken saatlerinden gece geç saatlere kadar kalabalık. Yalnızca turistler değil, yerel sanatçılar da köprüdeki yerini alıyor. Tezgâhlarda pek çok özgün hediyelik eşya bulabilirsiniz.

Prag

7- Kafka Müzesi’nin girişinde yer alan eğlenceli heykel-fıskiye.

Prag

 

8- Wenceslas Meydanı’nda yer alan astronomik saat kulesi 1420 yılında inşa edilmiş. Rivayete göre Mimar Hanuş, dünya ve güneşin uzaklıklarını hesaplayarak zamanı gösteren bu saati inşa ettiğinde, kral saatin aynısından başka yerlerde yapmasını engellemek için Hanuş'u kör etmiş.

Prag

9- Meydanda aynı zamanda dev bir heykel de yer alıyor.

9

10- Paskalya Bayramı’ndan hemen önce Prag’a gitme şansınız olursa, meydanlarda kurulan pazarlarda inanılmaz lezzetli yiyecekler tatma şansı bulabilirsiniz. Bunun yanı sıra etrafta gerçek bir panayır havası hakim oluyor. Bu ağaç da Wenceslas Meydanı’ndaki pazaryerinden.

Prag

11- Kentin dört bir yanı heykellerle bezeli. Gotikten postmoderne kadar uzanan geniş bir skalaya yayılan bu heykeller bir köşe başında sizi bulabiliyor. Göğe güvercin uçuran bu kız çocuğu ise Náměstí Míru Meydanı’ndaki görkemli St. Ludmila Kilisesi’nin yanı başında yer alıyor.

Prag

12- Žižkov’daki televizyon kulesinin üzerinde yerleştirilmiş küçük insancıklar kentin sanat aşkının bir başka kanıtı.

Prag

 
Fotoğraflar: Hazar Çavaş

 

YAZAR HAKKINDA

ÖZGE AKKAYA

BENZER İÇERİKLER