#yaşam

DEMİRYOLU OLMAYAN KASABANIN TREN İSTASYONU

| 27 Aralık 2016 #yaşam

Akdeniz sahil şeridinin, turkuaz denizi ve yemyeşil doğasıyla herkesi kendine hayran bırakan incisi Dalaman, tarihin en tuhaf mimari hikayelerinden birine de ev sahipliği yapıyor. Demiryolu hattı olmayan kasabada tam teşekküllü bir istasyon binası bulunuyor. Daha önce ziyaret etmiş olabileceğiniz ya da varlığından haberdar dahi olmadığınız binanın hikayesi hiç de yeni değil, 1900'lü yılların başına kadar uzanıyor.

Osmanlı'nın gerileme dönemine girdiği 19. yüzyılda, Kavalalı Mehmet Ali Paşa, hem Mısır'ı ele geçirerek Mısır valisi oldu hem de girdiği savaşları kazanarak Kütahya'ya kadar ilerledi. III. Selim’in annesi Mihrişah Hatun’a hediye ettiği ve Dalyan, Ortaca, Dalaman'ı da kapsayan büyük bölge de Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın kontrolüne girdi. Paşa, Osmanlı ile Mısır'ın yönetiminin babadan oğula geçmesine imkan veren bir antlaşma imzaladı. Bu sayede ele geçirdiği toprakların idaresi de ailede kalmış oldu. 1905'te, Mısır'a Hidiv olan Kavalalı'nın oğlu II. Abbas Hilmi Paşa, gemi ile o zamanlar Dalaman olarak anılmayan bölgedeki Sarsala Koyu'na geldi. Verimli topraklara ve dört bir yana uzanan ovalara sahip olan 30 haneli Söğüt Köyü'nün bulunduğu bu bölgeyi çok beğenen Mısır Hidivi buraya yerleşme kararı aldı.

Paşa ilk iş olarak çevredeki bataklıkları kuruttu, sahile bir iskele ve depo inşa ettirdi. Ardından da Dalaman'da bir av köşkü yaptırmak için hazırlıklara başladı. Aynı dönemde Mısır'da da bir tren istasyonu inşa ettirmek isteyen Paşa, her iki projeyi Fransız mimarlara emanet etti. Mimarlar çalışmalarını tamamladı ve biri Dalaman'a biri de Mısır'a giden iki gemi, proje çizimleri ve gerekli malzemelerle Fransa'dan yola çıktı. Söylentilere göre ya gemilere yanlış rotalar verildi ya da yanlış malzeme ve projeler yanlış gemilere yüklendi. Bu karışıklık neticesinde Mısır'a gitmesi gereken tren istasyonuna ait malzeme ve çizimler Dalaman'a, Dalaman'a gitmesi gereken av köşküne ait malzeme ve çizimler ise Mısır'a gitti.

Sıcak hava koşullarında çalışmaya uygun olduğu için Mısır ve Sudan'dan getirilen işçiler, kah sırtlarında kah kağnı, eşek ve develerin yardımıyla 12 km boyunca gelen malzemeleri iskeleden inşaat alanına taşıdı. Kısa süre içinde başlayan inşaat çok geçmeden tamamlandı ve demiryolu bulunmayan Dalaman, tren istasyonuna kavuştu. Proje ve çizimlerin hatalı olabileceğini düşünmeyen işçiler, binanın önüne bilet gişesi yapmayı ve ray döşemeyi de ihmal etmedi. Hidiv'in Dalaman'a gelmesiyle büyük yanlış ortaya çıktı ancak Paşa binayı yıktırmak yerine kullanmaya karar verdi. Gişe ve rayları kaldırtan II. Abbas Hilmi Paşa, istasyon yakınına bir de cami inşaa ettirdi.

1928'e kadar Paşa'nın mülkiyetinde kalan çiftlik ve istasyon binasına, Hidiv'in çiftliği yenilemek için çektiği banka kredisini ödeyememesi üzerine el konuldu. Gros adlı Fransız bir şirketin 10 yıllığına kiraladığı çiftlik, 1938'de Atatürk'ün vasiyetiyle Ziraat Vekâletine bağlı Devlet İşletmeleri Kurumu'na devredildi. Bir dönem jandarma karakolu olarak da hizmet veren bina, 1984 yılından beri Tarımsal İşletmeler Genel Müdürlüğüne (TİGEM) bağlı Dalaman Tarım İşletmesi Müdürlüğü tarafından kullanılıyor.