#yaşam

DEFTER KULLANMANIN DAYANILMAZ MUTLULUĞU

YEKTA KOPAN | 11 Şubat 2016 #yaşam

Sena Akyol ve Gizem Güzen Kocamaz’ın yarattığı K’aad İstanbul’un hikayesi

Çocukken kendime defterler yapardım. Evdeki fazla kağıtları, babamın ‘müsvedde’ diye ayırdıklarını , cep defteri boyutunda katlayıp keserek girişirdim işe. Zamanla bu sayfalara cilt bezinden kapak yapmayı, beyaz tutkal imal etmeyi, sırt dikişini falan da öğrendim. Defterlerim biraz eciş bücüş oluyordu ama dert etmiyordum. Tutkuyla kullanıyordum onları.

O yıllardan beri şunu iyi bilirim: Defter tutkunları için el yapımı bir defter, apayrı bir değer taşır.

Sena Akyol ve Gizem Güzen Kocamaz’la buluşmayı beklerken bunları düşünüyorum.

Çantamda en az iki defter olmadan evden çıkmayanlardanım ben. İki defter ve elbette ajanda. Bu sayı bazen üç ya da dört deftere kadar çıkıyor. Yazdığım her şey için, notlarım için, işlerim için ayrı defterlerim oldu. Hayatımı düzenlemenin ve yaşadıklarımı kayıt altına almanın en iyi dostları defterler.

Sena ve Gizem yüzlerinde kocaman bir gülümsemeyle geliyorlar. Otuzlu yaşlarına “Merhaba” demeye hazırlanan bu iki kadın, gerçek bir başarı hikayesinin mimarları. O hikayenin adı K’aad İstanbul.

K’aad İstanbul, her biri el yapımı olan ve şimdiden kullanıcılarının tutkunu olduğu bir defter markası. Ama yazının kalanını sadece defter meraklıları değil, iki genç kadının başarı hikayesine tanık olmak isteyenler de okusun lütfen.

Dostlukları Maltepe Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nün dersliklerinde başlamış. Mezuniyet sonrasında ikisi de iş deneyimi yaşamışlar. Ama bir yandan da kendi işlerini kurmanın hayalini kuruyorlarmış. Bu hayaller Gizem’in 2014’teki evliliği sonrasında birden gerçeğe dönüşmüş.

2014 yılında, eylülün son günlerinde Moda’da bir kafede otururken laf lafı açmış, hayaller masaya sığmaz olmuş ve “Başlayalım” demişler. Hayal dediğime bakmayın, daha ilk günden hedeflerini yükseğe koymuşlar: “Türkiye’den dünyaya açılacak bir defter markası yaratmak.”

Onlar hikayelerini anlatırken en çok bilinen, talep edilen ürünlerini inceliyorum. ‘Bilirkişi’ adını verdikleri bir serinin küçük boyu var elimde. Deri kaplı, ipli ve sırtındaki özel dikişiyle çok havalı bir defter bu. Deri kaplı olmasına rağmen hafif ve kolay açılıp kapanıyor. Kağıt kalitesi gerçekten çok yüksek. Özellikle dolma kalem tutkunlarını hiç üzmeyecek, arka sayfaya leke düşürmeyecek cinsten. Böyle bir defterin bütün dünyada kabul görmemesi için hiçbir neden yok.

Defter yapmak konusunda hiçbir bilgileri yokmuş. Sadece kağıtlar konusunda bilgi sahibi olan iki genç kadın düşmüşler yollara. Başlamışlar araştırmaya. Bir yandan defter yapmak konusunda edinebilecekleri bütün bilgilere ulaşırken, bir yandan da malzeme toplamak için İstanbul’un dört bir yanındaki pazarları dolaşmışlar. Öğrenmeleri gereken çok şey varmış: Deriyi kesmek, kağıtları kesmek-preslemek, ciltleri kumaşlarla kaplamak ve bu olağanüstü ürünleri tamamlamak için gereken her şey yapmak.

Buraya dikkat: K’aad İstanbul’un bütün defterlerini Sena ve Gizem kendi elleriyle yapıyorlar. Hiçbir yardımcıları yok. Tasarımları kendileri yapıyorlar. Ürünleri sıfırdan kendileri hazırlıyorlar. Defterlerini sundukları karton kutuları bile tek tek kendileri katlıyorlar.

Hammaddesi çok pahalı olan bir iş. Bütün malzemeleri ‘peşin’ almak zorundalar. Ekonomik riskleri olan bir iş yani. Ama bu  durum, kararlı tavırlarında en ufak bir azaltma yaratmamış. Kısa sürede tedarik sağlayıcılarla iyi ilişkiler kurmayı başarmışlar ve şu anda aylık üretimleri 200 defteri bulmuş. Dile kolay; her biri bu iki cesur kadın tarafından elle yapılan 200 defter.

Galata’daki neşeli dükkan “Lunapark”ta da bulunabiliyor. Hollanda Den Haag’taki YurtStore da raflarını K’aad İstanbul ürünlerine açmış. Ama en önemli satış ağları kendi online siteleri. www.kaadistanbul.com

Siteden özel siparişler de yapabiliyorsunuz. Boyut, kapak, kapağa isim bastırma, desen işlemek, sayfa baskısı, logo...

Şu anda sekiz farklı tasarım serileri var: Aşk, Bilirkişi, Bi’ Bakmam Lazım, Doğrucu Davut, Bayan Mürüvvet, Doğaçlama, Tantana, Kült.

Ben özellikle Tantana serisine bayıldım. Bilirkişi ise bu markanın olmazsa olmazlarından. Daha ekonomik davranmak isteyenlere Kült serisi önerilebilir. Tam bu noktada fiyatlarını da soruyorum Sena ile Gizem’e. 20 liradan başlayan defterlerin üst sınırı tasarıma ve özel siparişlere göre değişebiliyor. Defter konusunda dünya bilgisi olan biri olarak, benzerleriyle kıyaslayınca fiyatlarının gayet normal olduğunu söyleyebilirim. Uzun süre yanınızda olacak, hayatınızı paylaşacağınız bir defter alacağınızı unutmayın lütfen.

İki genç kadın...

K’aad İstanbul markasının hikayesini anlatırken gözlerinin içi gülüyor. Moda’da bir kafede hayalini kurmuş, markanın adını bir tramvay yolculuğunda koymuşlar. Geçen bir yıl içinde heyecanları bir gün bile azalmamış. Ürünleri tek tek elle yapmaya devam ediyorlar. Bizler için. Dünü, bugünü ve geleceği farklı bir tasarımda saklı tutmak isteyenler için.

Bence hemen kendinize ve sevdiklerinize bir K’aad defteri alın.

Unutmayın; hayat yazdıkça daha anlamlı.

 

YAZAR HAKKINDA

YEKTA KOPAN

1968 Ankara doğumlu Kopan, Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu yazar ve seslendirme sanatçısıdır. ''Yarın'' isimli şiir ile yazın hayatına başladı. Öykü türündeki ilk kitabı ''Fildişi Karası'' 2000 yılında yayımlandı. Sonrasında Fildişi Karası, Aşk Mutfağı'ndan Yalnızlık Tarifleri, Kara Kedinin Gölgesi, Karbon Kopya ve Aile Çay Bahçesi kitapları ile yazarlığa devam etti.

Beyaz perdede ise Jim Carrey, Michael J. Fox gibi ünlü isimlerin ve çizgi film karakteri Sylvester'in seslendirmelerini yapmasıyla bilinir.

BENZER İÇERİKLER