#yaşam

DEV TELESKOP, DEV HAYAL KIRIKLIĞI

| 17 Nisan 2017 #yaşam

Sen Nehri kıyısındaki Paris Gözlemevi, hayal kırıklığıyla sonuçlanan tarihi bir girişimin hüzünlü hikayesine ev sahipliği yapıyor. Tarihi binanın depolarındaki sandıklarda, dünyanın en büyük kırılma teleskobu için tasarlanan, kimisinin büyüklüğü 1,25 metreyi bulan devasa lensler saklanıyor.

Büyük Paris Fuarı Teleskobu’nun inşaatı, Fransa’nın 1900 Dünya Fuarı’na ilişkin planlarını duyurduktan hemen sonra, 1892 yılında başladı. Amaç, en az 1889 Dünya Fuarı’nın girişi olarak tasarlanan Eyfel Kulesi kadar ihtişamlı bir yapı ortaya çıkarmaktı.

O dönemde Avrupa’daki şehirlerin ev sahipliği yaptığı bu fuarlarda, hem ev sahibi hem de misafir ülkeler üretim, bilim ve teknolojide ulaştıkları seviyeyi göstermek için birbirleriyle yarışıyordu. Makine ve ürünler ülkelerin gelişmişlik seviyelerini gösteren birer prestij unsuru olarak kabul görüyordu.

Yalnızca üç yıl önce görkemli bir Dünya Fuarı’na düzenleyen Fransa, Almanya’nın 1896’da ya da daha da kötüsü 1900’de dünya çapında bir fuar düzenleme girişiminde olduğu duyumunu almıştı. Bu haber onları tedirgin etti çünkü 1900 yılındaki fuara ev sahipliği yapmak demek, bir nevi gelecek yüzyılın felsefesini tanımlamak manasına gelecekti. Fransızlar buna izin veremezdi.

Exposition Universelle, 1900’de Paris’te düzenlendi ve fuarın en özel parçası olan teleskop, Palais de l'Optique’te sergilendi. Teleskobun, çapları 1,25 metre olan iki adet değiştirilebilir lensi bulunuyordu. Bu lenslerden biri gözlem bir diğeri ise fotoğraf plakaları için kullanılıyordu. Devasa boyutu ve ağırlığından ötürü gökyüzüne bakacak şekilde konumlandırılamayan teleskop, yatay bir şekilde yere sabitlendi. Astronomik gözlem içinse tüpün hemen ucuna hereketli bir ayna mekanizması yerleştirildi. Teleskobun vizör olarak işlev gören yansıtıcısı da yaklaşık 1,5 metre hareket edebilecek şekilde raylar üzerine yerleştirildi. 500 kat yakınlaştığında 3 ark dakikalık (1 ark dakika 1/60 dereceye eş) bir görüş açısı veren teleskop bir yıl boyunca sergilendi ve bu zaman zarfında yalnızca birkaç bilimsel araştırma için kullanıldı. Astronomlar her ne kadar güneş lekelerini ve nebulaları gözlemlemek ve ayın yüzeyinin büyük fotoğraflarını almak için teleskoba ilgi gösterdiyse de nihayetinde bu hantal makinenin gerçek bir astronomik araç olmadığına kanaat getirdi.

Satılığa çıkarılan teleskoba hiç talip çıkmadı ve üretici şirket kısa süre sonra iflasını açıkladı. 1909’da açık artırmaya çıkarılan teleskoba o tarihte de kimse ilgi göstermedi. Ve Fransızlar, tarih yazmasını umdukları ama nihayetinde bir metal yığınına dönüşen teleskobu parçalara ayırıp, kenara kaldırmak zorunda kaldı.