#yaşam

DÜNYANIN KÜÇÜK PRENS KİTAPLARI SERGİSİ’Nİ KAÇIRMAYIN

YEKTA KOPAN | 2 Ekim 2015 #yaşam

Küçük Prens sizi bekliyor!

2015 bütün dünyada Küçük Prens yılı oldu. Yılın sonuna yaklaşırken Mark Osborne imzalı animasyon da geldi. Osborne, zorlu bir yolculuğa çıkmış filminde. Antoine de Saint-Exupery’nin orijinal hikayesini, günümüzde geçen bir çerçeve hikayenin içine yerleştirmiş. İki hikaye arasındaki paralelliği başarıyla oluşturmuş, kesişme noktalarında hassas davranmış, karakterleri incelikle örmüş ve sonunda sadece çocukların değil, büyüklerin de ilgiyle izlediği bir animasyon yapmayı başarmış. Kişisel olarak, orijinal hikayenin stop-motion tekniğiyle beyazperdeye aktarılan görüntülerinden çok etkilendiğimi söylemeliyim. Bir de çerçeve hikayenin anne-babalara anlattıklarından...

Geçen hafta yeğenlerimden biri TEOG sınavına hazırlanmanın zorluklarını anlattı. Daha okulun ilk günlerinde gözlerindeki ışıltı sönmüştü. Bir arkadaşımın çocuğu etkinlikten etkinliğe koşmanın yoruculuğundan dert yanıyordu. “Başarı” kelimesinden nefret eden çocuklar, hayattan kaçmak için ellerindeki tabletlere gömülüyorlar. Şimdiki zaman’ı yaşayamadan geçen bir çocukluk var ortada. Kendi hikayelerinin eksiklerini çocuklarında tamamlamak isteyen anne-babalarla dolu çevremiz. Küçük Prens, hırs deposu anne-babalara da çok şey söyleyecek, eminim.

Filmin ülkemizde gösterime girmesiyle birlikte dünyanın en kapsamlı Küçük Prens sergisi de açıldı: “Dünyanın Küçük Prens Kitapları Sergisi”. Sergi 20 Ekim’e kadar Capitol Muse Project’te sergilenecek. Neler yok ki sergide? Antoine de Saint-Exupery’nin defteri, 276 farklı dil ve lehçelerdeki çevirilerle 483 Küçük Prens kitabı, Türkçedeki tüm çevirileri, görme engelliler için üretilen ya da büyüteçle okunabilen kitaplar... Afrika’da basılmış bir kitapta siyahi Küçük Prens’i görmek ya da dünyanın tükenen dillerinden birinde basılmış kitapla karşılaşmak gerçekten de büyüleyici.

Sergileme alanının düzenlemesi de harika. Küçük Prens’in seyahatinde uğradığı bütün gezegenleri, baobab ağaçlarını, konuşan gülünü, müzikli kuyuyu ve çok daha fazlasını göreceksiniz. Kendi boylarında bir Küçük Prens’le fotoğraf çektiren çocukları kıskanırsanız, çekinmeyin siz de çekiverin bir selfie. Kısacası “Dünyanın Küçük Prens Kitapları Sergisi”ni kaçırmamanız gerekiyor.

Serginin açılışında Küçük Prens Vakfı Başkanı olan Antoine de Saint-Exupery’nin yeğeni Olivier d’agay da vardı. Yeğen deyince tam olarak açıklayayım; Exupery, Olivier d’agay’ın büyükannesinin ağabeyi. Filmden önce biraz sohbet ettik. Açılışına katıldığı “Dünyanın Küçük Prens Kitapları Sergisi”ne gösterilen ilgi hem sevindirmiş hem de şaşırtmıştı Olivier d’agay’ı. “Sizce neden bu kadar yoğun bir ilgi var?” dediğimde, önce kitabın en çok Türkiye ve Kore’de çevrildiğini söyledi, sonra biraz düşünüp Küçük Prens kitabından çıkmış gibi duran bir cevap verdi: “Çünkü bütün dünyanın ve bu ülkenin umuda ihtiyacı var.”

Filmi ilk kez Türkiye’de üç boyutlu olarak izledi Olivier d’agay. Yanında dünyanın en büyük Küçük Prens koleksiyoneri Jean-Marc Probst ve “Küçük Prens Müze Girişimi” üyeleri Mehmet Sobacı ve Yıldıray Lise de vardı.

Bir yanda her şeyi yapmaya muktedir olduğunu sanan palavracı krallar, iki alkış sesi duyunca iki büklüm olan dalkavuklar, daha çok paranın hayalinden başka yarını olmayan işadamları ve bütün yetişkinlerin ikiyüzlü dünyası... Diğer yanda da bir gülü sevmenin değerini anlatmaya çalışan Küçük Prens. “Kendini beğenmişler için öteki insanlar yalnızca ona hayran olanlardır,” der Küçük Prens. Yolculuğu boyunca büyüklerin hep çok garip olduğunu düşünür. Film boyunca garip büyüklerin dünyasını ve Olivier d’agay’ın sözlerini düşündüm: “Dünyanın umuda ihtiyacı var!”

YAZAR HAKKINDA

YEKTA KOPAN

1968 Ankara doğumlu Kopan, Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu yazar ve seslendirme sanatçısıdır. ''Yarın'' isimli şiir ile yazın hayatına başladı. Öykü türündeki ilk kitabı ''Fildişi Karası'' 2000 yılında yayımlandı. Sonrasında Fildişi Karası, Aşk Mutfağı'ndan Yalnızlık Tarifleri, Kara Kedinin Gölgesi, Karbon Kopya ve Aile Çay Bahçesi kitapları ile yazarlığa devam etti.

Beyaz perdede ise Jim Carrey, Michael J. Fox gibi ünlü isimlerin ve çizgi film karakteri Sylvester'in seslendirmelerini yapmasıyla bilinir.