#yaşam

EN KONFORLU SİNEMA SALONLARI

ŞİRİN SEVER | 22 Haziran 2015 #yaşam

Duyduk duymadık demeyin; film sezonu yaza kaymaya başladı. Her hafta birbirinden iddialı filmler vizyona giriyor. Sıcak havalarda serinlemek için ya da dinmeyen yağmurlardan kaçmak için kendinizi bir salona atıp film izlemenin tadı paha biçilemez! E tabii sinema demek keyif demek; aradığınız keyif için de iyi hizmet şart…

Sinema sektörü tam gaz büyüyor… Hem de ne büyüme!

Bir taraftan vizyon gelirleri artarken, bir taraftan da salon ve seyirci sayısı artıyor.

Üstelik, büyük bütçeli ve iddialı Türk filmlerinin sadece sonbahar ve kış aylarında vizyona girmesi geleneği de rafa kalkmış durumda. Yapımcılar, eskiden ‘ölü sezon’ olarak adlandırılan yaz sezonuna bile gözlerini diktiler. Mesela, sezonun iddialı filmlerinden ‘Niyazi Gül Dörtnala’ hala gösterimde!

Bu arada yüksek sezonda boş salon bulamayıp gösterime giremeyen filmler de, yavaş yavaş yaz sezonuna doğru kayıyor.

Bütün bu gelişmelere bakınca, eskileri hatırlıyoruz ister istemez…

Çok da eski değil; 90’lı yıllarda, senede ancak 5-10 film üretilebiliyordu ve sinema sektörü krizle boğuşuyordu. 2010 yılına doğru, yaklaşık 40 milyon seyirci sayısına ulaşabilmek bayram havası yarattı. Şimdilerde ise senede 150’ye yakın Türk filminin çekildiği konuşuluyor; muazzam bir rakam.

Bu rakamların artmasında iki önemli detay var…

Birincisi, daha kaliteli ve iddialı Türk filmlerinin üretilmesi ve izleyiciyi sinema salonlarına çekebilmesi.

İkincisi hayatımıza büyük hızla giren AVM’lerin sinema salonu ve seyir kalitesini yükseltmesi.

Seyirci; ses, ışık ve görüntü kalitesi başta olmak üzere her türlü konforu bulduğu bu dev komplekslerde film izlemeyi çok sevdi. Üstelik çoğu zaman haftada 6-7 yeni filmin vizyona girdiğini düşünürsek, elinin altında istediği alternatifi bulabilmesi seyirciyi sık sık sinema salonuna çekiyor.

Şu gerçeği de ortaya koyalım; AVM’ler arttıkça sinema salonu sayısı da artıyor! Artık her AVM’de büyük bir sinema kompleksi de olmak zorunda çünkü sinema seyircisi demek, AVM ziyaretçisi demek aynı zamanda!

Bir ‘sinema delisi’ olarak bu duruma bayılıyorum tabii…

Bu konforlu sinema salonlarından çıkmayan bir izleyici olarak, sık sık film izlediğim, kendimi bir kahveyle koltuklarına attığım en iyi sinema salonlarını yazayım istedim.

Genelde Levent, Nişantaşı, Beşiktaş üçgeninde dolandığım için kendi muhitimden bildiriyorum, haberiniz ola…

Cevahir AVM: En çok bilet satan sinema kompleksi! Nedeni de Mecidiyeköy gibi müthiş bir sirkülasyonun göbeğinde yer alması. Bu yüzden hep çok kalabalık, oyun salonlarıyla dipdibe olduğu için de korkunç bir gürültü ve ses kirliliği var. Ama her sinemada  vizyona girmeyen bazı Türk filmleri sadece bu sinemada gösterime giriyor, takip etmek lazım.

Zorlu AVM: En sevdiğim sinema! Tam 14 salonu olduğu için, film alternatifi de çok. Bu salonlardan ikisi VIP; yani artı bir parayla daha fazla konfor satın alabiliyorsunuz.

Ayrıca… Sinema ve kahve ayrılmaz ikilidir, sinemaya girerken tırım tırım kahve aramanın manası yok! İğrenç makine kahvesi de sinema zevkinizi bozmamalı. İşte burada, salonların önünde özel bir kahve markasının corner’ı olduğu için filmin tadı daha iyi çıkıyor.

zorlu

 Kanyon AVM: En alıştığım, en çok gittiğim sinema salonu. En eskilerden olmasının payı var muhakkak. Yeme içme mekanlarının bolluğu, sinemaya da burada gitmenize neden oluyor haliyle. “Önce yemek yiyelim sonra film izleyelim” hesabı… Sinemanın üst katındaki dondurmalar ise sizi oraya sürüklüyor.Nişantaşı City’s: Nişantaşı semtindeki tek sinema salonu. Dolayısıyla başka alternatif yok. Salonların hemen önünde Big Chef var Allah’tan!
zorlu

Akmerkez Pink: Cinemaximum’lardan farklı bir marka; dolayısıyla dekordan işletmeye kadar fark çok. Mesela koltukları rahatsız. Arkaları fazla dik, üstelik önünüze biraz uzun boylu biri otursa perdeyi asla göremeyeceğiniz şekilde dizayn edilmiş. Ama ‘Love Seat’ dedikleri, özellikle sevgililerin tercih ettiği, arada kolçak olmayan ikili koltukları var.

Akmerkez Pink’in en şahane tarafı ise içinde gerçek bir çay ocağının bulunması. Demlikte demlenmiş, taze çay içebiliyorsunuz; pastane ürünleri satın alabiliyorsunuz. Türk kahvesi bile yapabiliyorlar.

akmerkez

Ve film saatinizi beklerken kitap karıştırabileceğiniz bir kütüphanesi var; içinde de epeyce kitap… Sırf bu yüzden gitmeyi istiyorsunuz, alkışı da hak ediyorlar.

 

 

YAZAR HAKKINDA

ŞİRİN SEVER