#yaşam

“EN KÖTÜ HUYUM, YALAN SÖYLEYEMEMEK!”

YEKTA KOPAN | 8 Aralık 2017 #yaşam

Söze “En kötü huyum” diye başlayıp, kendi güzellemesini yapanlar

Kime sorsak, yalandan nefret ettiğini söyler.

“Yılandan korkmam, yalandan korktuğum kadar!” deyiverir hiç düşünmeden.

Hele bir de “Siz yalan söyler misiniz?” diye sormayı deneyin. Anında terslenirsiniz.

Bütün bunlar National Geographic Türkiye’nin “Neden Yalan Söylüyoruz?” sorusunu kapağına taşıdığı, Haziran 2017 tarihli sayısını okurken aklıma düştü. Soruyu, azıcık bilimsel yaklaşımla, azıcık da neşeli hikayelerle cevaplamaya çalışan bu zihin açıcı sayıyı okumanızı öneririm.

Ama bu yazıda başka bir yolculuğa çıkacağız. “En kötü huyum, asla yalan söyleyememek.” diyenleri hepimiz biliriz. İşte National Geographic’in dosyasını okurken, aklıma bu “mükemmel insanlar” düştü. Hepimizin çevresinde söze “En kötü özelliğim...” diye başlayıp, kendi güzellemesini yapan o “sahte mükemmellerden” vardır mutlaka. Ben de bu başlangıcın arkasına hangi yapmacık güzellemelerin eklendiğini merak ettim ve Instagram’da sordum bu soruyu. Çok sayıda yanıt geldi.

Aşağıda bu yanıtlardan bir kısmını göreceksiniz. Kimin ne yanıt verdiğini öğrenmek isteyenler, Instagram adresime girip bakabilirler. Ben de yanıtlarıyla bu yazıyı oluşturan bütün Instagram kullanıcılarına teşekkür ederim.

Bakalım, insanlar kendilerini hangi “mükemmel” huylarıyla eleştiriyorlarmış. Açıkçası benim en sevdiklerimden biri “En kötü özelliğim, herkesi kendim gibi sanmam.” oldu. Tabii “En kötü huyum, mükemmeliyetçiliğim.” gibi çok klişe olanlar da var.

Listede olmayanları da sizlerden bekliyorum...

  • En kötü huyum, mükemmeliyetçiliğim.
  • En kötü huyum, herkesi kendim gibi sanmam.
  • En kötü huyum, çok verici olmam.
  • En kötü huyum, dürüstlüğümden kaybetmem.
  • En kötü huyum, işkolik olmam.
  • En kötü huyum, kin tutamamam.
  • En kötü huyum, aldığım sorumluluğu sonuna kadar yerine getirmeye çalışmak.
  • En kötü huyum, “Hayır” diyememek.
  • En kötü huyum, açık sözlülüğüm.
  • En kötü huyum, çok yoğun çalışmam, aşka bile zaman yok.
  • En kötü huyum, kimseyi kıramamam.
  • En kötü huyum, gereksiz derecede mütevazı olmam.
  • En kötü huyum, çok titiz olmam.
  • En kötü huyum, farkındalığım.
  • En kötü huyum, kalbimi herkese köşe bucak açmam.
  • En kötü huyum, insanlara güvenmem.
  • En kötü huyum, çok saf olmam.
  • En kötü huyum, herkesi kendimden çok düşünmem.
  • En kötü huyum, içim neyse dışımın da aynı olması.
  • En kötü huyum, haksızlık karşısında susamamam.
  • En kötü huyum, çok iyi niyetli olmam.
  • En kötü huyum, çok sabırlı olmam.
  • En kötü huyum, kalbimden geçeni anında dile getirmem.
  • En kötü huyum, önceden olacakları tahmin etmem ve “Ben söylemiştim!” demek zorunda kalmam.

Yazıyı noktalarken bir de parantez açalım şu duruma. O parantezin içine de şu soruyu yerleştirelim: Biz neden böyleyiz? Neden bu sahte böbürlenmelere ihtiyaç duyuyoruz? Bir özgüvensizlik halinin temize çekilmesi her harfinden belli olan bu cümleleri neden hayatımızdan çıkaramıyoruz? Neden benciliz?

Sizler bu soruları düşünürken, ben de yazıya “kötü huylarımdan” biriyle veda edeyim...

Söyleyeceğimi sandınız değil mi? Asla.

Çünkü en kötü huyum, çok iyi sır saklamam! :)

YAZAR HAKKINDA

YEKTA KOPAN

1968 Ankara doğumlu Kopan, Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu yazar ve seslendirme sanatçısıdır. ''Yarın'' isimli şiir ile yazın hayatına başladı. Öykü türündeki ilk kitabı ''Fildişi Karası'' 2000 yılında yayımlandı. Sonrasında Fildişi Karası, Aşk Mutfağı'ndan Yalnızlık Tarifleri, Kara Kedinin Gölgesi, Karbon Kopya ve Aile Çay Bahçesi kitapları ile yazarlığa devam etti.

Beyaz perdede ise Jim Carrey, Michael J. Fox gibi ünlü isimlerin ve çizgi film karakteri Sylvester'in seslendirmelerini yapmasıyla bilinir.