#yaşam

HALKLA İLİŞKİLERDEN KAÇTI, BİTKİLERE SIĞINDI: FEM'İN BİTKİ TEKKESİ

| 22 Mart 2016 #yaşam

"Ben bir çok şeyden vazgeçtim. Tavsiye ederim. Özgürlük işte bu."

Onlarca bitkinin arasındaki Fem Güçlütürk

 Mirgün CABAS

Fem Güçlütürk, kurucu ortağı olduğu Bernaylafem ajansından ayrılıp kendini çiçekçiliğe vereli üç yılı geçti. Yeni markası Labofem Etiler’de hem çok gizli hem de çok aleni bir yerde, serayla ofis karışımı bir dükkan/atölyede faaliyet gösteriyor. Mekana girdiğinizde kahve kokusu ve Fem’in kurduğu detaylar imparatorluğu sizi ele geçiriyor. Labofem’in uzmanlık alanı sukulentler yani kaktüsgiller. Demek oluyor ki, ürettiği bitkileri de Fem’in kendi gibi parlak, zor koşullara dayanıklı ve zaman zaman dikenli. Fem’e üç yılın sonundaki durumunu ve hissiyatını sordum…

- Ne kadar oldu Labofem'e başlayalı?
​2013 ağustos Kopenhag seyahatinde gönlüme düştü, ​eylülde aklıma yattı, ekimde kolları sıvadım, 2013 yılbaşında ilk satışımı yaptım. Tabii evden. 2015 ocak ayının 1'inde kar altında atölyeye taşındık. O gün bugün devam.

Masanın üstünde birçok farklı bitki

- İlk günden bugüne neler değişti Labofem'de?
Eski fotoğraflara bakınca tasarımlarda, seçkilerde iğretilik, biraz zorlama hissediyorum. Zamanla kendine güven ve renk, form uyumları gelişmiş. Bitki bilgisi inanılmaz artmış. Her gün hala dersime çalışıyorum. Ayrıca tüm bitki dünyasına ve Labofem'e aşkımda azalma olmadı, ilk günkü heyecan hala yanaklarımı al al ediyor. İlk günlerde müşteri gelince telaşlanıyordum, para isterken utanıyordum, kaç zaman elimizde büyüyen canım bitkilerimizi satarken üzülüyordum, vedalaşıyordum her biriyle. Bugün hala aynı!

- Hobini iş haline getirmek nasıl bir şey? Bunun hayalini kuran insanlara verebileceğin tavsiye var mi?
​Konu bence hobini işe çevirmek değil. Bazı şeylerden vazgeçebilmek. Hobiler işe çevrilince kaçtığın işteki dertler yine aynı kalıyor. Muhasebesi, daha fazla kazanabilmek için birilerine dert anlatma, ürün beğendirme, proje kovalama. Sevdiğin kısmı ufacık kalıyor, ona da zevkle yapmaya zaman kalmıyor. ​O yüzden hobiyi işe çevirmekle ilgili bir önerim yok. Ancak şunu kendilerine itiraf etmelerini teklif edebilirim: Fare kapanı gibi kazan/tüket fasitinden çıkmak için vazgeçmeye hazır mısınız? Lüks tüketimlerinizden, belki motorunuzdan, belki arabanızdan, belki kuaförünüzden. Onları ödeyebilmek için saatleri trafikte kavga ederek geçirmeye, gece yarılarına kadar bir ufacık zam veya takdir için sefil olmaya değer mi? Bir araba, bir ev almak için değer mi? O evi, o arabayı ruh sağlığı ile kullanamadıktan sonra?.. İşte o zaman pazar günleri dükkanınızı keyfe keder açabilirsiniz işte. Çabuk, güzel ve ucuz sipariş vermek isteyenlere, yok canım diyebilirsiniz. Nelere tamah etmeyeceğiniz, nelerden vazgeçebileceğinize bağlı. Ben bir çok şeyden vazgeçtim. Tavsiye ederim. Özgürlük işte bu. Çok paramız olunca yaşamayı hayal ettiğimizden daha gerçek.

Birçok farklı bitki

- Çiçek müşterisi PR müşterisinden iyi midir?
​Bizim müşterilerimiz çok tatlıydı, beni uzaklaştıran müşterilerin iyiliği kötülüğü değil​, işin gerektirdiği kişisel özelliklerdi. Ben bir PR insanı değilim, değildim, zaten yaptığım da daha çok ajansın kreatif tarafındaydı. Basın ve halk ilişkisini ortağım ve tam bir PR duayeni olan Berna hallederdi. Ben sıkışınca onun arkasına saklanırdım. Son yıllarda kendi organizasyonlarımıza dahi gitmemek için yalvarıyordum ona. Labofem'e gelenler de arayıp bulanlar, estetiğe, bitkiye, doğaya değer verenler. Bir bitki tekkesi denebilir. İşin içeriği sebebi ile gergin gelenler bile yeşilin, kahve kokusunun ve sükunetin içinde sakinleşiyorlar. Apoletler yok, kartvizitler işe yaramıyor. Herkes dükkandaki bitkiler kadar kıymetli.

- İnsanlar Labofem'de en çok neyi seviyor?
Benim de katkımın büyük olduğunu iddia ettikleri samimi, huzurlu, pozitif, sakinleştirici, neşeli ve insanın kendi hayatını bir miktar sorgulayıp eve kafası karışık ve almak istediği kararları alma gücüyle dolmuş gidebiliyor olmasını seviyorlar. Müdavimler var. Her hafta gelip yeni bitki alan, her hafta sohbete uğrayan. Diyorum ya bitki tekkesi bir nevi.

Yan yana dizilmiş onlarca kaktüs bitkisi

- Sen en çok neyi seviyorsun?
​Bitki satışı işin bahanesi, bambaşka kapılar, düşünce şekilleri açmayı seviyorum. İnsanların zincirlerini koparmalarına, etraflarına bakmalarına, şehir hapsinde vaha yaratmalarına aracı olmayı seviyorum. Sohbet etmeyi, bildiklerimi, yeni öğrendiğim şaşırtıcı bitki "dedikodularını" aktarmayı seviyorum. Benimle birlikte eskiden annelerimizin yaptığı gibi bitkilere bir masa üstü dekoru değil de bir canlı, bir dost olarak dokunabilmelerini, konuşabilmelerini ve bitki dilini anlamalarına yardımcı olmayı seviyorum
.
- En çok hangi malzemeyle çalışmayı seviyorsun
Toprak.

Büyük bir saksının içinde birkaç farklı kaktüs

- Saksı ve aksesuarları nereden topluyorsun?
Bazen seyahatlerden​ ama çoğunu çalıştığım seramikçi ve tasarımcı arkadaşlarımla birlikte çalışıp sipariş ediyorum.

- Ajanstan ayrıldın ama ismin Bernaylafem'de yaşamaya devam ediyor. Ne hissediyorsun?
Bensiz olur, Berna'sız olmaz dediğim bir ajanstı, öyle de oldu. Severek ayrıldığımız için "soyadı" konusu olmadı aramızda. Zaten her zaman iyi işlere imza atıyorduk, hala da öyle, Berna da al adını git demedi, sonuçta kuvvetli bir isim. Ben de hakkımı helal ederek sonu yine FEM ile biten başka bir maceraya onun da desteği ile atıldım. İçinde olduğum veya geçtiğim her "Fem"li markanın arkasındayım :)!

 

Pencere üstünde sarkıtılan saksılar ve bitkiler

Farklı kaktüs bitkileri

Tahta bir sandık üstünde farklı kaktüsler

Büyük bir saksının içinde birkaç farklı kaktüs

Geniş bir tepsi de birçok farklı saksı ve bitki

Üstündeki bitkiler yüzünden görünemeyen bir masa

Bitkilerin gelişimi

Fem Güçlütürk ve yetiştirdiği çiçekler

İletişim: instagram.com/labofem/