#yaşam

LEZİZ FİLMLER İÇİN FESTİVALE BEKLENİYORSUNUZ

NİLAY ÖRNEK | 15 Aralık 2016 #yaşam

Bu sefer bir tutam Yekta'nın (Kopan) alanına girecek, size, yemek kültürüyle sinemanın kesiştiği bir dizi etkinliği, "gastronomi filmleri"ni önereceğim

Bu sefer bir tutam Yekta'nın (Kopan) alanına girecek, size, yemek kültürüyle sinemanın kesiştiği bir dizi etkinliği, "gastronomi filmleri"ni önereceğim

"İnsanların tarihi ve geleneği olması gerekiyor. Bu sizde var, bu bizde var..." diyor bir İspanyol şef...

"İnsanlar sadece onlara söylerseniz inanmazlar ama gösterirseniz, işte o zaman başka..." diyor Türkiye'de, Güzelyurt'ta yaşayan ve şarap yapan bir Alman...

The Turkish WayThe Turkish Way

Geçen seneden beri ara ara açıp Vimeo'da kısa tanıtım versiyonunu izlediğim The Turkish Way adlı belgesel film, sadece o kısacık tanıtım videosuyla bile beni sarıyor, etkiliyor.

Türk yeme ve içme kültürünün canlılığını, heyecanını, onun için uğraşanların aşkını, yüzyıllar öncesinden gelen geleneklerini görmek insanı "bugünün kaosundan alıp" başka bir yere çıkarıyor.

Ve şimdi o belgesel film gösterime giriyor.

Hem de büyük ilgi görmesini istediğim bir etkinlikle...

PERDE GASTRONOMİNİN

TÜRSAK Vakfı’nın düzenlediği 19'uncu Randevu İstanbul Uluslararası Film Festivali'nde bu sene gastronomi için özel bir bölüm var.

Gastronomi filmleri, Türk mutfağındaki yenilikçi hareketten sokak satıcılarıyla birlikte yok olup gitme tehlikesiyle karşı karşıya olan geleneksel mutfaklara, dünyadaki açlık sorununa yönelik çözüm önerilerinden kendi ülkelerinde devrim yapmış şeflerin hikâyelerine kadar geniş bir yelpazede "yeme içme" meselesini masaya yatırmayı hedefliyor.

Off-road; Mugaritz, Feeling a Way

MEHMET GÜRS'ÜN SUNUMUYLA

Biraz önce bahsettiğim, The Turkish Way (Türk Mutfağına Övgü adıyla gösteriliyor) adlı belgesel film, The World’s 50 Best Restaurants (Dünyanın 50 En İyi Restoranı) listesinin hep ilk sıralarında yer alan, kimi zaman birincisi olan El Celler de Can Roca’nın sahibi, Roca kardeşlerin Türk mutfağını keşif hikâyesi.

Türkiye’nin önemli bazı şefleri ve gastronomi üzerine birikim sahibi isimler de bu gezide Roca kardeşlere eşlik ediyor.

The Turkish Way, 19 Aralık Pazartesi günü saat 16:30’da Mehmet Gürs’ün sunumuyla Atlas Sineması’nda özel bir gala ile izleyici karşısına çıkacak.

Todo Sobre el Asado

BARBEKÜSÜZ OLMAZ

Ünlü Bask restoranı Mugaritz’in hikâyesi ise Pep Gatell’in yönettiği “Sınırların Dışında; Mugaritz, Yeni Bir Yol” (Off-road; Mugaritz, Feeling a Way) filminde saklı.

Arjantinliler’in en büyük meraklarından olan barbekü ise "Asado Hakkında Her Şey" (Todo Sobre el Asado) filmine ilham vermiş. Mariano Cohn ve Gaston Duprat’ın yönettiği film, Arjantin’de geleneksel mutfak kültürünün yanı sıra yaşam kültürünün de önemli bir parçası olan bir ritüeli ele alarak toplumsal hayata da ayna tutuyor.

Noma My Perfect Storm

BİR ZAMANLAR BU TATLAR DA VARDI

Öte yandan unutulmuş besinler, yiyecekler de var; bunlar da Pierre Deschamps’ın objektifine takılmış. "Noma, Benim Güzel Fırtınam" (Noma, My Perfect Storm), İskandinav gastronomisinin öncü ismi René Redzepi’nin hayatını gözlemlerken Redzepi’nin, vahşi doğayla oynayıp unutulmuş bir besinler alemini gözler önüne sermesini de kayıt altına almış. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteği ile yapılan festivalde bu film de var.

Wanton Mee

FAST FOOD NE GETİRİRİR?

Geleneksel mutfağını fast-food zincirlerle takas etmekten memnun olmayan Singapur'dan da bir film var.

Eric Khoo’nun yönettiği “Wanton Mee”, gastronomi yazarı Chun Feng Koh’un gözünden bu değişimi ve değişimin toplumsal etkilerini ele alıyor.

Theater of Life

Peter Svatek’in yönettiği "Hayat Tiyatrosu" (Theater of Life) ise etkileyici bir projenin hikâyesi: Milano Fuarı’ndan çıkan atık gıda malzemeleri, dünyaca ünlü şefler tarafından 40 gün boyunca aşevi sakinleri için harika yemeklere dönüştürülüyor.

Bugs

AÇLIĞIMIZI BÖCEKLER ÖNLER Mİ?

Ve dünyadaki açlık sorununu böcek yiyerek aşabilir miyiz?!!

Yönetmen Andreas Johnsen, "Böcekler" (Bugs) adlı filmle bu soruya yanıt arıyor.

Sadece o değil elbette; bilim insanları, yüzyıllardır birçok millet tarafından bir gıda maddesi olarak tüketilen böceklerin protein kaynağı olarak tüm dünyada tüketilmesini önermiş, Birleşmiş Milletler de bu fikri desteklemiş. Johansen de bundan hareketle Nordic Yiyecek Laboratuvarı’ndan bir ekiple dünyanın dört bir tarafını dolaşarak böceklerin, yemek kültürleri içindeki yerini inceliyor.

Ben de hepsini duyduğum ama hiçbirini henüz izlemediğim filmleri basın bültenlerinden de yararlanarak sizin için derlemeye çalıştım.

19. Randevu İstanbul Uluslararası Film Festivali gösterimleri; Fatih Historia Cinemaximum ve Beyoğlu Atlas sinemalarında olacak.

Tavsiye ederim.

YAZAR HAKKINDA

NİLAY ÖRNEK

Gazeteci, televizyon programcısı. 5 yıl Sabah’ta editörlük; 8 yıl Milliyet’te köşe yazarlığı ve editörlük yaptı. Milliyet’te çalışırken önce 1 yıl, ardından 4 ay Knight Wallace Fellows adlı gazetecilik bursu için ABD’ye gitti. Kuruluşunda yer aldığı Habertürk Gazetesi’nde önce yazı işleri müdür yardımcısı ve yazar, sonra da hafta sonu ekleri genel yayın yönetmeni ve yazar olarak 2,5 yıl görev yaptı.

2,5 yıl da Akşam Gazetesi’nde ek yayınları yönetti. gazetevatan.com’un yayın yönetmenliğini yaptı. 2 yıl boyunca Digiturk Turkmax Gurme’de Şehirli Sofralar adlı bir yemek/yemek kültürü/mekan programı yaptı. Sözcü Gazetesi’nin günlük ekinde de 2 yıl boyunca haftanın 2 günü köşe yazdı; ek günlükten haftalığa dönünce ayrıldı. Kafa Dergisi'nde ilginç koleksiyonları olan insanlarla söyleştiği “Koleksiyon Kafası” adlı bir sayfa yapıyor. KiaMore'da, spesifik olarak yemek, yemek kültürü ve çevresinde gelişen olaylar hakkında yazıyor. Yurt dışı ve yurt içinde de çeşitli yayınlara ilgi alanı olan konularda dosyalar hazırlıyor. Yeniden “masabaşı”na dönmemek için sıkı gezip sıkı çalışıyor...

BENZER İÇERİKLER