#yaşam

BİRAZ GİZEMLİ, BOL SÜRPRİZLİ, DERİN HİKÂYELİ, ÇOK HAVALI YEMEKLER

NİLAY ÖRNEK | 8 Eylül 2017 #yaşam

Bu etkinliklerde yiyecekleriniz, dinleyeceğiniz hikâyeler ve tanışacağınız kişiler hep sürpriz...

Kayıt olursanız cep telefonunuza bir mesaj geliyor. Yemeğin tarihini öğreniyorsunuz sadece. Bir gece önce de yerini...  

Bir süredir İstanbul'da sessiz ve derinden ilerleyen bu etkinlikleri Wondercats düzenliyor. Wondercats adına Emirhan Paralı ile konuştum...

Burada ilk defa yemediğim bir yemekle ilgili yazı yazıyorum.

Ama önce duydum!

Bayağı duydum. Bangır bangır değil... Sezsiz ve derinden.

Yemek var ama temalı, hikâyeli, sürprizli, hafif de gizemli. Son yılların gözde lezzeti “deneyim” malum, o da bunu vaat ediyor.

Bir WhatsApp* numarası var, isterseniz kaydoluyorsunuz... “O” yemekler yapılmadan önce size bir duyuru geliyor... Yemeğin yapılacağını ve muhtemelen ücretini belirten. “Lezzetli ve hikâyesi olan bir maceraya açıksanız” siz de “Varım” diyorsunuz. Eğer katılacağınızı bildirirseniz, etkinlikten bir gün önce size yemeğin saati ve yeri bildiriliyor.

Sonrası her şey sürpriz...

Kâh İstanbul Oyuncak Müzesi’nde çocuksu yemekler, kâh 120 yıllık bir apartmanda 6-7 Eylül olaylarından sonra Rodos’a dönen bir ailenin hikâyesinden ilhamla yapılan lezzetler tadıyorsunuz. Temayı o akşam yemeğe gittiğinizde öğreniyorsunuz. Birileriyle birlikte giderseniz arkadaşlarınızla oturabilirsiniz, tamam, ama yoksa kiminle oturacağınızı da bilmeden gidiyorsunuz.

İsimleri Wondercats.

Yeme-içme konusunda -ve başka alanlarla- iyi eğitimler almış, yurt dışı ve yurt içinde iyi bildiğimiz yerlerde çalışmış iki akıllı genç adam Emirhan Paralı ve Sinan Büdeyri tarafından kurulan Wondercats, Sarper Ulusel’in de aralarına katılmasıyla üç kişilik bir takım haline gelmiş.

Bu tür “popup” restoranlar, konseptli yemekler yurt dışında en yaratıcı halleriyle yapılıyor. Türkiye’de de çeşitli denemeler oluyor ki, bu da en istikrarlı, sessiz ve derinden ilerleyen örneklerinden. Ücreti yemeğe göre değişebiliyor, onun için kesin bir şey yazmıyorum.

Emirhan Paralı’yla etkinlikleri hakkında konuştuk, yazıştık...

Siz kimsiniz? Kastettiğim, isimler soyadlar, yaşlar bir yana; şeflik nereden geliyor ve tabii proje fikri, ismi? Ne zamandır yapıyorsunuz?

Aslında her şey yurt dışı için planladığımız bir restoran projesiyle başladı. Paris’te restoran yönetimi okuduktan sonra kafamdaki proje için güvenebileceğim bir şefe ihtiyacım vardı. Sinan (Büdeyri) ile aynı üniversiteden mezun olmamıza rağmen birbirimizi çok fazla tanımıyorduk. Birbirimizi daha iyi tanıyabilmek ve birlikte çalışıp çalışamayacağımızı görmek için ona 2-3 yemeklik, bir kısa yemek serisi önerisinde bulundum. Kabul etti. Adını Wondercats koyduk, çünkü içinde yaşayanlar olarak her zaman fark etmesek de İstanbul aslında bir kediler başkenti. İlk yemekten sonra aldığımız keyif bize farklı hayaller kurdurmaya başladı. İkinci yemekle birlikte Sarper (Ulusel) de aramıza katıldı. Projeye tutkuyla sarıldık ve aralık 2016’dan beri İstanbul’da 7 farklı lokasyonda hayallerimizi gerçekleştirmek için çabaladık. 

Tek işiniz bu mu?

Sinan'ın Nino adında ekşi mayalı ürünler yaptığı bir fırını var Teşvikiye’de. Sarper de bir yandan ses ve ışık prodüksiyonu üzerine çalışan aile şirketinde görev alırken bir yandan da Nişantaşı’ndaki Çalıştay’ın mutfak ve işletmesinden sorumlu. Bu arada Sinan ile birlikte üzerinde çalıştığımız ve ekim ayında Maslak Oto Sanayi Sitesi’nde açacağımız modern kaburgacı projemiz var. Yani anlayacağınız her şey üç gastronomi meraklısı arkadaşın bir araya gelmesi ile başladı.

Nerelerde neler yaptınız, neler yapmayı planlıyorsunuz?

Bugüne kadar İstanbul Oyuncak Müzesi, Riva Cam Ocağı Vakfı, Palazzo Corpi (Soho House) ve Hürrem Sultan Hamamı gibi birbirinden farklı yedi farklı ve bizim “sihirli” olarak tarif edebileceğimiz lokasyonda yedi farklı hikâye anlattık. Gelecek planlarımızla ilgili bir şey söylememeyi tercih ediyoruz çünkü yemeklerimizin gizemi aslında yolculuğun da bir parçası.

Yemeklerinize etkinlik bileti alır gibi bir ücret ödeyip mi geliyor insanlar?

Yemeklerin duyurusunu birkaç gün önce WhatsApp üzerinden yapıyoruz. Yanıt sırasına göre de, masa dolana kadar misafirlerimizi kabul ediyoruz. Yemeğe katılacak olan misafirlerimiz biletlerini önceden alıyorlar. Yemeğin 24 saat öncesinde de, onlara gecenin gerçekleşeceği açık adresi gönderiyoruz. Yani masaya oturana kadar nerede yiyecekleri, neyle karşılaşacakları ve kiminle birlikte oturacakları hakkında bir fikirleri olmuyor ama aslında her şey planlı. İlk yemekten sonra insanlar isimlerini cep telefonumuza yollayıp duyuru grubumumuza kaydolmaya başladılar, bu ay ile birlikte web sitemiz açılacak ve yeni sezon sürprizlerimizi buradan da duyuracağız. 

Menü sürekli neye göre değişiyor?

Menü her yemekte değişmekle birlikte, altı tabaklık bir tadım menüsünden oluşuyor ve genellikle şarap eşleşmesi ile birlikte oluyor. Sinan her yemekte, hikâyesine göre bir menü tasarlıyor. Her tabak aslında hikâyenin bir parçası. 

Yaptığınız en ilginç yemek ya da yemekler / en sevdiğiniz mekan ya da mekanlar nereleri oldu?

Bir ayrım yapmak zor... Ama baharın gelişini kutladığımız, cam ve cam yapım tekniklerinin hikâyelerini anlattığımız Cam Ocağı Vakfı yemeği özel bir deneyimdi. Misafirlerimiz bir yandan cam borularına üflerken bir yandan da 1.200 derece fırından çıkmış camın içinde pişirdiğimiz antrikotu tattılar. Aynı zamanda uluslararası bir cam sanatı merkezi olan Cam Ocağı Vakfı’nda bir akşam yemeği düzenlerken çağdaş Türk cam sanatı ve güzel sanatlarının gelişimine ufak da olsa bir katkıda bulunabilmek heyecan vericiydi. Bu sezon yemeklerimizde daha fazla sanatsal iş birlikleri olacak.

En çok nerede yemek yapmak istersiniz?

Havada veya belki de bir denizaltıda... Misafirlerimizi şaşırtmak ve bir geceliğine bile olsa bu dünyadan koparmak hoşumuza gidiyor; dolayısıyla güzel hikâyesi olan her yer bizim oyun alanımıza giriyor. 

* Yeni etkinlik duyuruları için WhatsApp'tan 0544 429 34 34 numarasına ad ve soyadınızı iletmeniz yeterli oluyor.

VİDEO

YAZAR HAKKINDA

NİLAY ÖRNEK

Gazeteci, televizyon programcısı. 5 yıl Sabah’ta editörlük; 8 yıl Milliyet’te köşe yazarlığı ve editörlük yaptı. Milliyet’te çalışırken önce 1 yıl, ardından 4 ay Knight Wallace Fellows adlı gazetecilik bursu için ABD’ye gitti. Kuruluşunda yer aldığı Habertürk Gazetesi’nde önce yazı işleri müdür yardımcısı ve yazar, sonra da hafta sonu ekleri genel yayın yönetmeni ve yazar olarak 2,5 yıl görev yaptı.

2,5 yıl da Akşam Gazetesi’nde ek yayınları yönetti. gazetevatan.com’un yayın yönetmenliğini yaptı. 2 yıl boyunca Digiturk Turkmax Gurme’de Şehirli Sofralar adlı bir yemek/yemek kültürü/mekan programı yaptı. Sözcü Gazetesi’nin günlük ekinde de 2 yıl boyunca haftanın 2 günü köşe yazdı; ek günlükten haftalığa dönünce ayrıldı. Kafa Dergisi'nde ilginç koleksiyonları olan insanlarla söyleştiği “Koleksiyon Kafası” adlı bir sayfa yapıyor. KiaMore'da, spesifik olarak yemek, yemek kültürü ve çevresinde gelişen olaylar hakkında yazıyor. Yurt dışı ve yurt içinde de çeşitli yayınlara ilgi alanı olan konularda dosyalar hazırlıyor. Yeniden “masabaşı”na dönmemek için sıkı gezip sıkı çalışıyor...

BENZER İÇERİKLER