#yaşam

İKİ DEVLE PAHA BİÇİLMEZ ANLAR

ŞİRİN SEVER | 8 Mayıs 2015 #yaşam

‘Sting&Paul Simon: On Stage Together’ turnesinin Londra ayağındaki 3 saatlik muhteşem performans paha biçilmezdi. Londra’ya gitmişken yenilikleri de keşfetmeden olmaz...

Sabahın beşinde havaalanında olmak ne demek?

Tavuk gibi erkenden uykuya dalamıyorsanız, uyumadan uçağa binmek demek!

Allah’tan Londra yolculuğumuzun çok eğlenceli, asla kaçırılmayacak, dırdır edilemeyecek, ulvi bir nedeni var: Müzik dünyasının iki efsanesi Sting ve Paul Simon’ı aynı sahnede izlemek! Sırf bu nedenle gözlerimizi ovuştura ovuştura ama uçarak, bayılarak, gülerek ve şükrederek Londra uçağına biniyoruz.

Dünyanın en büyük müzik arenası Londra’daki O2 Arena’da ilk konserim değil ayıptır söylemesi. Amaaaa… böyle efsane iki ismin aynı sahnede buluşması bir ilk benim için…

Müthiş şarkılarıyla popüler müzik tarihine imza atmış Amerikalı müzisyen Paul Simon, 2006 yılında Time dergisi tarafından ‘Dünyayı Yönlendiren 100 Kişi’ listesine girmiş bir kişilik. Bütün gece, grubumuzun ‘ileri gelenlerinden’ dinliyorum kendisini.

Sting deseniz, müzik dünyasının en cool starlarından, şarkılarını ezbere bilmeyen yok. O yüzden ‘Sting&Paul Simon: On Stage Together’ turnesinin Londra ayağı gerçekten izlenmeye değerdi…

Ne desem, nasıl anlatsam az kalacak…

20 bin kişilik O2 Arena’nın her bir köşesi, her bir sandalyesi doluydu. Peki, 20 bin kişinin izlediği bir konser bu kadar mı kusursuz, karmaşasız, paniksiz ve medeni bir şekilde yaşanır? İşte bunlar bizim beceremediğimiz olaylar!

Neyse konumuz bu değil, sadede gelelim…

5 kez bis

Biri 64 (Sting), biri 74 yaşında (Paul Simon) iki ihtiyar delikanlı… Dünyanın en iyi orkestrası eşliğinde üç saatlik müthiş performanslar… Eski ama eskimeyen, unutulmaz şarkılar… Gürültüsüz patırtısız, temiz bir müzik... Anılar… Medeni bir ortam… Huşu içinde dinlenen bir konser… 5 kez çıkılan bis… Paha biçilmez anlar…

Ve bu paha biçilmez anları bize yaşatan ise unutulmaz filmlere, oyunlara ve konserlere imza atan, Türk eğlence sektörünün devi BKM

BKM’nin 20 yılı

Eğlence ve sinema sektörüyle haşır neşir olanlar biliyordur mutlaka; bu yıl BKM (Beşiktaş Kültür Merkezi) 20’nci yılını kutluyor…

1994 yılında ‘Otogargara’ oyunuyla perde açan, o tarihten sonra sayısız tiyatro oyunu ve konsere ev sahipliği yapan, ‘Vizontele’ filmiyle sinema piyasasına sıkı ve sağlam bir giriş yapan BKM; 20’nci yılını işte böyle bir konserle kutlamayı tercih etti. Bu anı da, onca yıl birlikte yol aldığı, büyüyüp devleşirken yan yana ve birlikte çalıştığı basın mensuplarıyla paylaşmak istedi. Amma şanslıymışım,   kendimi O2’nun ortasında buluverdim böylece!

İyi ki gittik ve her zaman şahit olamayacağımız kadar eşsiz bir deneyim yaşadık.

İyi ki filmlerinle, konserlerinle, oyunlarınla ve kutlamalarınla varsın BKM; hep ol…

LONDRA NOTLARI…

- Her zaman soğuk olan, donduran yağmurlu Londra havası Türkiye’ye resmen fark atmış! Tişörtle dolaştık, hiç üşümedik, “Türkiye de ısınsın artık” diye dua ettik.

- Ünlü şarkıcı Pharrell Williams, Adidas için tasarımcı koltuğuna oturmuş ve rengarenk Süperstar’lar tasarlamıştı malum… Londra’ya gitmişken o şeker gibi sneaker’ların peşine düşmemek olmazdı. Onlarca mağazaya girip çıksam da, kadın koleksiyonu için tek yanıt duydum: “Sold out!” Anlamadım, bütün Londra bu ayakkabıyı mı bekliyormuş? Neyse ki koleksiyon yavaş yavaş Türkiye’ye de geliyor.

- Devlerin konseri kadar sürprizli ve güzel olan bir deneyim de Frescobaldi isimli İtalyan restorandı. Türkiye’deki Doors grubunun kurucuları Büyükuğur Kardeşler ve Berk Ekşioğlu tarafından Regent Street’te açılan restoran; kalitesiyle, yemekleriyle, hizmetiyle yüz akı bir mekan olmuş. Çok şıktı, çok klastı, yemekler enfesti. Londra’ya yolu düşenler atlamasın, Türk girişimcilerin başarısını mutlaka görsün.

 

YAZAR HAKKINDA

ŞİRİN SEVER

BENZER İÇERİKLER