#yaşam

KAHVE İLE KAHKAHA BULUŞTU

YEKTA KOPAN | 30 Aralık 2014 #yaşam

Büyük salonun bir köşesine kurulan sahnede hicazkâr longa çalınıyor. Kahve kokusunu batılı motiflerle birleştiren zihinler anında temize çekiliyor. Çünkü kahvenin dünyanın her köşesinde olduğu gibi bu coğrafyada da özel karşılıkları var. Unutmayalım ki “bir fincan kahvenin kırk yıllık hatırından” söz edilen bir dilin içinde yaşıyoruz.

İstanbul Coffe Festival’e soğuk ama güzel bir İstanbul gününde gittim. Yılbaşı telaşındaki şehirden uzaklaşmak için bulunmaz bir fırsattı bu. Binaya girer girmez kahve kokusuyla kendimden geçtim.

Sahnenin tam karşısındaki camekânın arkasında Münür Usta’nın kişiye özel lokumlar hazırlayıp kestiği Sahi standını görünce iyice havaya girdim. Münür Usta’nın coştuğu bir dakikaya gelmiş olmak şans; taze nar taneleriyle bezediği lokumun yapılışını izlerken ağzımın sulanmasına engel olamadım. Yeri gelmişken, Münür Usta’yı ve Sahi’nin özel lezzetlerini merak edenlerin Karaköy’deki dükkana uğramalarını özellikle tavsiye ederim.  Gitmişken İstanbul’un simgelerinden olan emektar dolmuşların resimleriyle kaplı tablet çikolatalardan almayı da unutmayın.

25-28 Aralık 2014 tarihleri arasında Galata Rum Okulu’nda düzenlenen İstanbul Coffe Festival-İstanbul Kahve Festivali daha kapıdan girer girmez insanı avcuna alan bir festival oldu. Özellikle benim gibi kahve düşkünü olanlar unutamayacakları dakikalar yaşadılar. DSM Group tarafından, Paşabahçe’nin katkılarıyla hayata geçen İstanbul Coffee Festival bu yıl ilk kez organize edildi ve kendini duyurmayı da başardı doğrusu. Çünkü ilk günden başlayarak kapıda uzun kuyruklar oluştu.

Bu ilginin nedenini DSM Group Başkanı Alper Sesli’ye sordum. Alper Sesli böyle bir festivalin düzenlenmesine önayak olduğu için çok heyecanlıydı. Başarmış olmanın gururu da yüzüne yayılmıştı. Söyledikleri benzer konulara yoğunlaşmak isteyenler için zihin açıcıydı: “Aslında yoğun kahve tüketicisi bir toplum olup dışarıdan bakıldığında kahve ve kahve türleri hakkında bir uyanma, dirilme sıkıntımız vardı. İstanbul Coffee Festival, üstlendiği misyon gereği tüketiciye dedi ki artık yepyeni çekirdekler, yepyeni demleme biçimleri var. Gelin, bunlarla tanışın…  Festival boyunca gördüğümüz yoğunluk da gösteriyor ki tüketici artık iyi kahve içip, iyi kahve tüketmek istiyor. Yine gördük ki Türkiye ve kahve severler buna hazır, iyi kahve içmek isteyenler artık buluşabiliyorlar, bu festival ise Türkiye’de bir ilkle, harika bir buluşma noktası oldu.”

Alper Sesli’ye katılıyorum. Üstelik şunu da söylemeliyim. Haykıran, böbürlenen bir festival olmadı bu festival. Sadece büyük kahve zincirleri değil, özellikle Karaköy civarındaki daha butik firmalar da oradaydı. Bence, Galata Rum Okulu’nun etkileyici atmosferinin de festivalin ruhuna büyük katkı sağlamıştı. Her kat yeni bir sürprizler karşıladı konukları. Kahve markaları, gurme lezzetlerin sunulduğu stantlar, hediyelik eşyalar ya da kahve sektörünün aranılan endüstriyel malzemeleriyle sınırlı değildi karşımıza çıkanlar. Sanatın birçok dalında yapılan sunumlar, ellerinde kahve bardakları-fincanlarıyla dolaşanlara unutamayacakları saatler yaşattı.

Elinizde Cercis Murat Konağı’nın sunduğu harika yenibahar kahvesi ve Mardin Süryani çöreği ile, İstanbul Kahve Akademisi’nin düzenlediği bir panelde organik kahve tarımı ile ilgili bilgiler alma şansını başka nerede yakalayabilirsiniz ki? Kimileri yapılacak çekilişte Liu Wei, Daniel Brun ya da Anish Kapoor’un İlly için tasarladığı İlly Art Collection serisinden bir espresso fincanı kazanma hayalini kurdu, kimileri Speciality Coffe Asn. Of Europe tarafından düzenlenen yarışmada birinci olmak için terleyen barrista’ları izledi.

Kesintisiz canlı müzik, kahveden ilham alan resim atölyeleri, tango ve vals yapan dansçılar, video art salonu, sergi alanları ve seminer odaları dört gün boyunca durmadı. Milk Gallery tarafından düzenlenen Coffee & Life / Art Exhibition’da grafik sanat takipçilerinin iyi bildiği isimler vardı.  Yedi yabancı sanatçıdan oluşan Septette On Sheets Live Painting ekibi, yedi ayrı tuvalin başında, aynı anda izleyicilerle birlikte yapıtlarını canlı olarak hayata geçirdiler ve  katılımcıları pasif durumdan aktif konumuna yükselttiler. Petek Çırpılı tarafından verilen “Türk Kahvesinin Tatlı Yanı” konulu semineri ya da etkinliğe dahil olan markalarca gerçekleştirilen “Kahve Üzerine Sohbetler” konseptli söyleşiler de gelenlerin ufkunu açtı.

Sonuçta dört günlük süresi boyunca 10.000 civarında kahve severin ziyaret ettiği İstanbul Coffe Festival, ilk yılında amacına ulaşmış görünüyor. Önümüzdeki yıl, kahveyi ve kahkahayı bir araya getiren bu festivalin daha büyük bir ilgi göreceği kesin.

 

Şimdi kendinize güzel bir kahve hazırlamanın tam zamanı...

 

 

etiketler

YAZAR HAKKINDA

YEKTA KOPAN

1968 Ankara doğumlu Kopan, Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu yazar ve seslendirme sanatçısıdır. ''Yarın'' isimli şiir ile yazın hayatına başladı. Öykü türündeki ilk kitabı ''Fildişi Karası'' 2000 yılında yayımlandı. Sonrasında Fildişi Karası, Aşk Mutfağı'ndan Yalnızlık Tarifleri, Kara Kedinin Gölgesi, Karbon Kopya ve Aile Çay Bahçesi kitapları ile yazarlığa devam etti.

Beyaz perdede ise Jim Carrey, Michael J. Fox gibi ünlü isimlerin ve çizgi film karakteri Sylvester'in seslendirmelerini yapmasıyla bilinir.

BENZER İÇERİKLER