#yaşam

KANDİLLİ

YEŞİM SEZER | 31 Ekim 2016 #yaşam

Sonbaharın bu nefis günlerinde biraz İstanbul’un keyfini çıkarmak için

İstanbul bu kadar büyük bir şehir olunca farkettim ki yaşadığımız semtte takılıp kalıyoruz çoğu zaman. Ya mesafelerin uzunluğundan ya trafikten gözümüz korkup kıpırdayamamaktan aslında yaşadığımız şehrin her köşesinin ne kadar güzel olduğunu unutuveriyoruz.

Sonbaharın bu nefis günlerinde, biraz İstanbul’un keyfini çıkarmak için bir öneri:

Karşı tarafa geçin, öyle arabayla falan geçip trafikte kaybolmayın. Binin bir vapura, Kandilli’ye geçin mesela. Şöyle mis gibi Boğaz havasını içinize çekerek, yaprakların sarıdan kırmızıya boyanmış hallerine hayran ola ola.

Suna’nın Yeri’ne oturun, mümkünse deniz kenarına. Kendinize şöyle güzel bir ziyafet çekin. Sonra iskelenin tam karşısındaki sokağa dalın, ileride solda Mille Luci var, minicik bir dükkan, içeriden mis gibi kurabiye kokuları gelen. Yemeğin üzerine bir Türk kahvesi iyi gider. Orada da şöyle güzel bir kahve keyfi yapın.

Yanınıza kitabınızı almayı da unutmayın zira yolun hemen başındaki Cafe Kandilli, içeride dolaşan mis gibi tarçın kokusuyla saatlerce yerinizden kalkmak istemeyeceğiniz, hatta elinize kitabınızı alıp koltuklarında uzun ve keyifli vakitler geçirebileceğiniz bir yer.

Günün sonunda sokağın hemen diğer köşesindeki Ceremony’nin taptaze çiçeklerinden bir demet alıp evinize döndünüz mü, işte size harika bir gün.

YAZAR HAKKINDA

YEŞİM SEZER

BENZER İÇERİKLER