#yaşam

KARLAR ÜLKESİ HOKKAIDO

| 2 Şubat 2016 #yaşam

Ünlü Japon yazar Haruki Murakami hayranlarının hemen anımsayacağı Japonya’nın ikinci en büyük adası ve metre kare başına nüfus yoğunluğunun en az olduğu bölgesi Hokkaido kışın adeta karlar altında bir masallar ülkesi. Enlem olarak kendisinden çok daha kuzey yerleşim birimleri olsa da, Sibirya bölgesinden gelen hava akımlarının etkisiyle Hokkaido kış boyu ancak altına büründüğü bembeyaz örtünün affettirebileceği kadar soğuk oluyor. Bölgeye ilk kısa ziyaretimde o kadar etkilenmiştim ki, bu kış bu sefer daha uzun bir Hokkaido seyahati için yine yollara düşüyorum. Tokyo’da bir gece kaldıktan sonra ilk durak olarak Hokkaido’nun tam ortasında yer alan ve kış boyu aldığı kar yağışı yoğunluğu ile övünen Asahikawa’ya uçuyorum. Asahikawa şehri eşsiz manzaralarıyla ünlü Biei kasabası ve kayak sevdalılarının sıklıkla tercih ettiği Furano bölgesine yakınlığıyla Hokkaido seyahatleri için Sapporo’dan sonra en sıklıkla tercih edilen uçuş noktası. Ben de havaalanından -10 derece sıcaklık altında hemen Biei’ye hareket ediyorum. Hiç dokunulmamış karlar üzerinde mahzun ve zarif ağaçların ülkesi diyebileceğimiz Biei her fotoğrafçının ve ressamın yüreğini hoplatacak bir bölge. Soğuğa aldırmadan ilk günümü Biei’de saatlerce fotoğraf çekerek geçiriyor ve akşam ise bu şirin kasabadaki kışın da açık olan tek otelde konaklıyorum. Akşam yemeğimi Japon usulü şişte tavuk “yakitori” de yapan küçücük bir bar/restoranda televizyondaki sumo güreşini izleyen bölge halkı ile birlikte yiyor ve sonrasında yine karlar altında yürüyerek otelime dönüyorum.

İkinci gün ise bu sefer istikamet bir önceki gezimden aklımın kaldığı Asahikawa. Asahikawa’da bana Grand Hotel Budapest filmini anımsatan Asahikawa Grand Hotel’de konaklıyorum ve günümün önemli bir kısmını odamın boydan boya olan camından karı izleyerek geçiriyorum ve Japonya seyahatimin geri kalan kısmının planlarını tamamlıyorum. Asahikawa’da geçirdiğim günden bana kalan en etkileyici anı karlar altında ve sabah erken olduğu için bomboş olan caddede hiç kesintisizce yapılan klasik müzik yayını oluyor.

Bir sonraki durak ise Hokkaido’nun en büyük ve gelişmiş şehri Sapporo.  Sapporo bana gelişmiş mimarisi ve intizamlı caddeleri ile New York City’i, doğanın ortasına kurulmuş bir şehir olması ile de Kanada’nın en güzel şehirlerinden Vancouver’ı anımsatıyor. Sapporo özellikle deniz ürünleri açısından gastronomi alanında iddialı. Benim asıl ilgimi ise eşsiz dağ ve şehir manzaralarını deneyimleyeceğiniz JR Tower ve TV Tower çekiyor. Özellikle TV Tower’ın tepesinde iken kendinizi Sapporo’yu çevreleyen dağların içinde hissediyorsunuz.

Hokkaido Japonya seyahatlerinin ilk akla gelen destinasyonlarından olmamakla birlikte, özellikle kışın sunduğunu manzaralar ile benim için Japonya’nın Kyoto ile birlikte en güzel ve özel bölgesi. Kışın kar tatili yapılır diyenlerin de muhakkak listelerine alması gereken bir bölge. Bu gezide çektiğim Japonya fotoğraflarında websitem www.burcubasar.com’dan erişebilirsiniz.

 

Yazı: Burcu Başar

BENZER İÇERİKLER