#yaşam

KAŞ’TA CUMHURİYET BAYRAMI

AYLİN ASLIM | 27 Ekim 2017 #yaşam

Cumhuriyet, daha kıymeti bilinerek, daha büyük bir coşkuyla, daha “bir” olma duygusuyla kutlanıyor bu küçük sahil ilçesinde

Milli bayramlarla ilgili aşırı bir coşkum yoktur. Çocukken çok severdim halbuki. Giyinip okuluma gitmek, şarkılar söylemek, oyunlar oynamak çok güzeldi. Büyüyünce heyecanını kaybediyor biraz insan, ister istemez. Geçen sene Kaş’ta 29 Ekim kutlamalarını görene kadar da böyleydim. Hep anlatırlardı, “Kaş’ta bir 29 Ekim kutlaması görmen lazım.” diye. “Ne olabilir ki?” derdim, “Sonuçta tören mören işte, bildiğimiz şeyler.” Öyle değilmiş.

Geçen yıl gördüğüm güzellikten sonra ben de şimdi böyle anlatıyorum bilmeyenlere. “29 Ekim’de Kaş’a gelmen lazım.” Resmî bayram kutlamasından ziyade bir festivalde gibi hissediyor insan kendini. Meydana masalar kuruyor ilçe esnafı. Günler öncesinden herkes rezervasyonunu yapıyor o masalarda oturabilmek için. Civar şehirlerden de o kadar çok ziyaretçi geliyor ki o gün, neredeyse bayram kalabalığı gibi dolduruyor Kaş’ı insanlar. Yemekler yeniyor, kadehler kaldırılıyor, şarkılar söyleniyor hep birlikte. Çoluk, çocuk, baloncular ve dondurmacılar… En ortaya ise büyük bir sahne kuruluyor. Önce elbette yetkililerden alışkın olduğumuz resmî konuşmalar. Sonra halk oyunları, oyun havaları ve nihayet rock’n roll. Evet, mekân Kaş olunca, rock’n roll kaçınılmaz diyeyim ben size. Geçen sene grup en son Eric Clapton çalıyordu sahnede!

Rivayete göre Kaş’ta Cumhuriyet Bayramı’nın ekstra bir coşkuyla kutlanmasının başka bir sebebi var; güzel bir hikâye. Şu an bile hali hazırda ulaşımı zor olduğu için bâkirliğini hâlâ bir nebze koruyan Kaş’a Kurtuluş Savaşı yıllarında karadan ulaşım neredeyse imkânsızmış. O zamanlar Kaş, Elmalı’ya bağlı bir kazaymış. Aslına bakarsanız Osmanlı’dan beri mahrumiyet ve sürgün yeri.

Savaşın kazanılıp cumhuriyetin ilân edildiğini, Elmalı’dan Kaş’a at üstünde iki günde varan postacıdan öğrenmiş Kaşlılar; ilan edildikten iki gün sonra yani. Akşam vakti haberi alan yüz - yüz elli kadar Kaş sakini meydana koşup bir ateş yakmış. Kutlama ateşi! Bütün akşam ateşin etrafında türküler söyleyip oyunlar oynamış. O günden bugüne Cumhuriyet Bayramı kutlamaları Kaş’ta önemsenen, özen gösterilen, hevesle beklenen bir olaya dönüşüyor.

Elbette şunun da payı var: Osmanlı’dan bu yana sürgün yeri gibi görülen Kaş’a tahmin edeceğiniz üzere aydın, ilerici, entellektüel devlet memurları atanıyor. Dolayısıyla Cumhuriyet, daha kıymeti bilinerek, daha büyük bir coşkuyla, daha “bir” olma duygusuyla kutlanıyor bu küçük sahil ilçesinde.

Eğer hâlâ zamanınız ve imkânınız varsa, bu hafta sonu Kaş’a gelin. Ya da ne bileyim, bir gün bir 29 Ekim’de yolunuzu buraya düşürün bence. Türkiye’de bir yerlerde hâlâ insanların düşmanlık duygusuyla iki takıma ayrılmadan, her yaştan ve her şehirden gelip bir festival gibi kutladığı bir bayram var. İnsanların hâlâ kavga etmeden bir arada olabildiği bir güzellik bu; görülmeye değer...

YAZAR HAKKINDA

AYLİN ASLIM

Şarkıcı ve şarkı yazarı Aylin Aslım, 2000 yılında yayınladığı ilk solo albümü Gelgit'ten bu yana Gülyabani, Canını Seven Kaçsın ve Zümrüdüanka adında dört solo albüm yayınlamış, birçok tribute albümünde usta sanatçıların eserlerini yorumlamıştır. Kadın hakları alanında aktif çalışmalarda bulunmuş, 2005'te Güldünya adlı şarkısı Aile İçi Şiddete Son kampanyaları dahilinde Güldünya Şarkıları adlı albüm ve konser projelerine yön vermiştir. 1996'dan bu yana aktif sahne hayatına devam etmektedir. Adana İşi, Şarkı Söyleyen Kadınlar gibi sinema filmlerinde ve Son isimli televizyon dizisinde oyunculuk yapmıştır. 2015 yılında Adım Adım Uyku adında Türkiye'den ve dünyadan çocuk şarkıları ve ninnilerden oluşan bir albüm yayınlamıştır. Halen İstanbul'da yaşamaktadır.