#yaşam

KİMSE KUSURA BAKMASIN AMA BU YARIŞTA EBRU’YU TUTUYORUM!

NİLAY ÖRNEK | 21 Haziran 2017 #yaşam

Dünya artık sadece iyi yemek yapmanı istemiyor; yaratıcı olmanı, şartları zorlamanı, ihtiyacı olanı doyurmanı da talep ediyor... Gerçek hikâyeler istiyor. Sanırım tam da bu nedenle Ebru Baybara Demir, Bask Dünya Aşçılık Ödülleri’nde finalde...

Ebru Baybara Demir

Türkiye’de “kadın şef” denilince o, ilk aklıma gelen isimlerden biri olmazdı açıkçası...

Ama o şimdi, dünyanın en prestijli şef yarışmalarından biri olan Basque Culinary World Prize’da (Bask Dünya Aşçılık Ödülleri) 110 aday arasından ilk 10’a girerek finale kalan ilk Türk şef.

Çünkü güzel yemek yapmanın yanı sıra, öğretiyor, paylaşıyor, uğraşıyor, “koca dünyayı” kurtarmasa da Mardin’i, kadınları, bölgedeki turizmi kurtarmak için sıkı çalışıyor. Bu da zaten bir dünya şey ediyor...

MARDİN VE TURİZM DENİNCE...

Ebru Baybara Demir, kadın emeğine saygıdan ya da Mardin’de yemekten, turizmden bahsedildiği anda ilk akla gelen isimlerden...

Pek çok kadının istihdama katılmasına, turistin gelip iyi vakit geçirmesine, güzel yemek yemesine vesile olan Mardin Cercis Murat Konağı onun en bilinen işlerinden biri. Ama şimdi çok daha fazlası var.

“Hayatım Yeni Bahar” ve “Amazon Kraliçeleri” bir süredir üzerinde durduğu projeleri...

ÖNCE HAYATIM YENİ BAHAR...

“Hayatım Yeni Bahar”ın amacı, göçü, göçle gelecek mutsuzluğu önlemek, Mardin’deki erozyona engel olmak.

Bölgedeki kadınların geleneksel yöntemlerle yaptığı el işlerini, mutfakta kullanılacak ürünleri yapmaya ve İstanbul’da satıyorlar.

VE AMAZON KRALİÇELERİ...

Ebru Baybara Demir’in eğitmen şef olarak Dünya Aşçılık Ödülleri’ne aday gösterildiği Harran Gastronomi Okulu-Amazon Kraliçeleri projesi ise ağustos 2016’da UNHCR’nin (Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği) desteği ve komşu şehir Şanlıurfa’da Harran Kaymakamlığı iş birliği ile başladı.

Projenin amacı öncelikli olarak Harran’daki istihdam açısından dezavantajlı Suriyeli ve Türkiyeli kadınlara mesleki eğitim vererek nitelikli iş gücü potansiyeline katkıda bulunmak, istihdam olanağı yaratmak.

EKO-GASTRONOMİ ÖNEMLİ

Proje, bölgede eko-gastronomi turizmini ön plana çıkarmayı da hedefliyor. Amazon Kraliçeleri’yle, Harran ve bölgeye ait yerel ürünler ile tariflerden oluşan envanter sayesinde binlerce yıllık kültür harmanının kazanımları kayıt altına alınıyor. Harran Gastronomi Okulu’nda proje süresince 44’ü Suriyeli olmak üzere toplam 64’ü kadın 108 kişi eğitimleri tamamlayıp sertifika aldı. 16 kadın da eğitmen olmak üzere eğitimlerini tamamladı.

18 TEMMUZ’DA AÇIKLANACAK

Ebru’yu tebrik için aradığımda sordum da; “Sen mi yarışmaya başvurdun?” Hayır, aday gösterilmiş. Kazanan şef, 18 Temmuz’da Meksika’da ilan edilecek ve ödül töreni ekim ayında İspanya’nın San Sebastian kentinde yapılacak.

Ve Ebru Baybara Demir, 100 bin euro’luk ödüle ödülü kazanırsa bunu da Mardinli, Urfalı ve Suriyeli mülteci kadınların eğitimi ve bölgede Gastronomi Okulu'nun kurulması için kullanmak istiyor.

JÜRİDE SADECE “YEMEKÇİLER” YOK

Dünyada artık sadece iyi, güzel, yaratıcı yemek yapmak yetmiyor. Yemeği kim için, ne amaçla yaptığın da önem kazanıyor.

Sanırım tam da bu yüzden Bask Dünya Aşçılık Ödülleri’nin jürisinde sadece Enrique Olvera, Michael Brass, Joan Roca, Dominique Crenn, Yoshihiro Narisawa gibi önemli şefler değil, Cristina Franchini gibi topluma geri verme üzerine çalışan kişiler, Kirmen Uribe ve Laura Esquivel gibi önemli yazarlar da var.

İnsanlar, o lezzetin ardındaki “gerçek” hikâyeyi görmeye de ihtiyaç duyuyor.

Bu konuda milliyetçi davranmamda sakınca yoktur sanırım; Ebru Baybara Demir, harika işler yapıyor, kazanmasını canı yürekten diliyorum. Bize böyle umut verici haber ve ödüller lazım.

YAZAR HAKKINDA

NİLAY ÖRNEK

Gazeteci, televizyon programcısı. 5 yıl Sabah’ta editörlük; 8 yıl Milliyet’te köşe yazarlığı ve editörlük yaptı. Milliyet’te çalışırken önce 1 yıl, ardından 4 ay Knight Wallace Fellows adlı gazetecilik bursu için ABD’ye gitti. Kuruluşunda yer aldığı Habertürk Gazetesi’nde önce yazı işleri müdür yardımcısı ve yazar, sonra da hafta sonu ekleri genel yayın yönetmeni ve yazar olarak 2,5 yıl görev yaptı.

2,5 yıl da Akşam Gazetesi’nde ek yayınları yönetti. gazetevatan.com’un yayın yönetmenliğini yaptı. 2 yıl boyunca Digiturk Turkmax Gurme’de Şehirli Sofralar adlı bir yemek/yemek kültürü/mekan programı yaptı. Sözcü Gazetesi’nin günlük ekinde de 2 yıl boyunca haftanın 2 günü köşe yazdı; ek günlükten haftalığa dönünce ayrıldı. Kafa Dergisi'nde ilginç koleksiyonları olan insanlarla söyleştiği “Koleksiyon Kafası” adlı bir sayfa yapıyor. KiaMore'da, spesifik olarak yemek, yemek kültürü ve çevresinde gelişen olaylar hakkında yazıyor. Yurt dışı ve yurt içinde de çeşitli yayınlara ilgi alanı olan konularda dosyalar hazırlıyor. Yeniden “masabaşı”na dönmemek için sıkı gezip sıkı çalışıyor...