#yaşam

ÜÇ SINIRIN BİRLEŞTİĞİ YER: LETICIA

KERİMCAN AKDUMAN | 7 Ekim 2016 #yaşam

Dev orman okyanusu içindeki ufacık ada

En yakın ulusal karayoluna 800 kilometre uzakta olmasa haritadaki yeri nedeniyle yolun sonu sayılabilecek olan Leticia, Amazon ormanlarının ortasında üç ülkenin birleşim noktasını oluşturuyor.

Kolombiya sınırında yer alan şehirde kalırken sabah kahvaltısını Kolombiya’da, öğle yemeğini Peru’da, akşam yemeğini ise Brezilya’da yemek mümkün. Hem de pasaportsuz. Bu devletler arasında oluşturulan özel statü ile birbirine çok yakın olan ve farklı ülkelere ait üç yerleşim yerine rahatça girip çıkabiliyorsunuz. Mesela Leticia’daki market ürünlerinden sıkıldıysanız Brezilya tarafındaki Tabatinga kasabasına gidip; ki bunun için yan sokağa geçmeniz gerekiyor; oradan Brezilya marketinden alışveriş yapmanız mümkün.

Bölgedeki pasaport kontrol sistemi o kadar ilginç ve güvene dayalı ki Kolombiya’dan çıkış yapıp Peru’ya seyahat edecekseniz süreç söyle işliyor: Önce Laticia Havalimanı’na gidip Kolombiya’dan çıkış damgası bastırıyorsunuz pasaportunuza. Sonra limana gidip bir kayıkla 10 dakikada Santa Rosa isimli Peru köyüne gidiyorsunuz.

Santa Rosa’da Peru’ya giriş işleminizi yapılıyor ve yasal olarak Kolombiya’dan çıkış yapmış ve Peru’ya giriş yapmış olarak benim gibi geceyi geçirmek üzere Leticia’ya geri dönebiliyorsunuz.

Leticia’nın bir başka ilginç özelliği ise herhangi bir gazetenin gelmiyor ve hatta basılmıyor oluşu. Bu nedenle tek haber kaynakları televizyon ve internet. İşin daha da ilginci şehirde postane yok. Özel kurye sistemi kullanılıyor.

Leticia’nın en hareketli yerlerinden biri de pazarı. Limanın hemen yanındaki pazarda en büyük yeri balık tezgahları alıyor. Amazon bölgesinde hava şartlarından ve arazi durumundan dolayı tavuk dışında pek hayvan yetişmiyor. Bu nedenle beslenmenin temel ögelerinden biri balıklar.

Amazon Nehri bonkörlüğünü balık çeşitlerinde de gösteriyor. Nehrin en medyatik üyesi olan piranalar çok etli olmamasından dolayı yerel halk tarafından pek tercih edilmezken, tarih öncesi çağlardan miras kalmış gibi duran piraruku dev cüssesiyle oldukça havalı ve çoğu kişinin favorisi. Neredeyse bir dana kadar et çıkan ve yaklaşık 3-4 metre boyutlarına ulaşan piraruku’nun avlanması da pek zahmetli. Özellikle mızrakla avlanacaksa oldukça dikkatli olunması gerekiyor çünkü kafasının üzerindeki kemikle doğrudan göğüs kafesine çarpıp balıkçıları öldürebildiği biliniyor.

Laticia’nın en acayip yeri ise Santander Parkı. Gün içinde kendi halinde sessiz sakin bir park iken gün batımında binlerce kuşun istilasına uğruyor. Üstelik bu neredeyse bir saati bulan bir istila. Bu süre zarfında yağmur ormanının farklı yerlerinden fırlayan binlerce kuş türü parkın üzerinde adeta danslar ederek sürüler halinde uçuyor ve insanın yanındakini duyamayacağı kadar ses çıkartıyor. Her gün yaşanan bu seremoniyi görebilmek içinse birçok insan parka geliyor.

Aslında Leticia adeta dev bir orman okyanusu içindeki ufacık bir ada. Bu nedenle her adanın nev-i şahsına münhasırlığı burada da geçerli. Kendi düzeni, kendi kuralları var. Üstelik ada oluşunu kanıtlayan son bir şey daha var; Leticia’ya sadece hava veya su yoluyla ulaşabiliyorsunuz.

YAZAR HAKKINDA

KERİMCAN AKDUMAN

BENZER İÇERİKLER