#yaşam

MARUL BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

NİLAY ÖRNEK | 4 Mayıs 2016 #yaşam

Mutluyum ki birileri “Nerede o eski bayramlar?” diye yakınacağına bir eski geleneği canlandırıyor… Bu yıl ikincisi olacak; İstanbul, bu hafta sonu da Marul Bayramı'nı kutlayacak. Bazı restoranlar mönülerine gerçek Yedikule maruluyla yapılmış yemekler koyacak.


Marul tarlası

Beşinci yüzyıldan sonra hep ekip biçen, kendi kendine yeten bir şehir olmuş İstanbul.

Yedikule Bostanları’nda yetişen ünlü Yedikule marulu 30-40 yıl öncesine kadar vazgeçilmez bir lezzetmiş. Yedikule'nin dillere destan yağlı marulu için bahar aylarında "Marul Bayramı" düzenlenirmiş.

Malum bu gelenek, uzun yılların ardından geçen sene Slow Food Türkiye / Fikir Sahibi Damaklar ve Yedikule Bostanları İnisiyatifi’nin girişimiyle şehre geri döndü. 

İstanbul’un Marul Bayramı bu sene 6 Mayıs Cuma günü Beyoğlu’nda, 7 Mayıs Cumartesi günü de Yedikule Bostanları’nda bir şenlikle kutlanacak.

Yedikule Bostanları'nda bir marul tarlası

SEN HİÇ 8 KİLOLUK MARUL GÖRDÜN MÜ?

Ben Yedikule Bostanları’na ilk defa geçen sene gittim; Marul Bayramı’nın hemen öncesi.

Orada tanıştığım Ahmet Öztürk, işi babası Şaban Bey’den öğrenmiş. “40 sene önceki marul da yok artık, tohum da, gübre de, sulama da…” diyor Ahmet Bey.

Çok verim alma kafası tarımın aklını bozuyor, bunu biliyoruz. Ama benim bilmediğim eskiden marulların 8 kilo olduğu! Ahmet Bey, “Şimdi 1 kiloluk marul alırsak iyi. Eski marullar 8 kilo gelirdi, bir de yağlı yağlı olurdu onlar” diyor.

Yedikule Bostanları artık minik bir arazi. Ama ölçümler yapılmış, nasıl oluyor bilmiyorum ama güzel, ürünler etraftaki trafikten zarar görmemiş, görmüyor. Mucize!

Yedikule bostanlarının eski görünümü

Yedikule bostanlarının eski görünümünden bir fotoğraf.

ski marullu, mutlu günlerden bir hatıra fotoğrafı

Eski marullu, mutlu günlerden bir hatıra fotoğrafı; marul da gülümsüyor sanki. yedikule.org’dan bir fotoğraf.

 

HANGİ RESTORANLARDA?

Fikir Sahibi Damaklar’dan gelen mesajlardan anladığım bu sene "şenliklerin" dozunun artacağı.

Geçen sene toplanan ve geçtiğimiz aylarda İstanbul’da yeniden toprakla buluşan marul tohumları sayesinde Yedikule’deki şenliklerde gerçek Yedikule marullarıyla yapılan yemekler olacak.

6-7 Mayıs günlerinde aralarında Mikla, Cantinery, Kilimanjaro, Kantin ve Lokanta Maya’nın da olduğu bazı restoranlarda da yine gerçek Yedikule maruluyla yapılmış yemekler mönüde yer alacak.

İstanbul'un marul bayramı

DİĞER ETKİNLİKLER İSE ŞÖYLE…

6 Mayıs 2016 Cuma, Salt Galata
17.00 - 19.00 Panel: İstanbul'da Bostanlar ve Bahar Şenlikleri

Necdet Sakaoğlu, Hayri Fehmi Yılmaz, Turgay Tuna ve Faruk Pekin’in katılımıyla gerçekleşecek panelde Yedikule’nin 1.500 yıllık yolculuğu, İstanbul'un bahar şenlikleri, mesire yerleri, bağ ve bostanları konuşulacak.


7 Mayıs 2016 Cumartesi, Yedikule Bostanları Ahmet Öztürk Bostanı 
11.00-13.00 Suriçi Bostanları'na vefa etkinliği

2013 yılında üzerine moloz dökülen bostanda çevre temizliği yapılacak. (Bu etkinlik Kültür Karıncaları öğrencileriyle yapılıyor. Katılım için siz de 0212 347 24 25 numaralı telefondan Halil Özdemir’le irtibata geçebilirsiniz.)

13.00-15.00 Marul Bayramı Şenliği: Cümbüş Cemaat'in müziğiyle….

Yedikule Bostancılar Derneği, Yedikule Bostanları Girişimi ve Dürtük‘ten katılımcılarla bostanlarda yeniden yetiştirilmeye başlanan "Yağlı Yedikule Marulu" ile tanışılacak.

Bu marulun ekilişine, hasadına dair bilgilenecek, bol bol bostan muhabbeti yapılacak ve mini bir piknikle karınlar doyurulacak.

Didem Şenol Tiryakioğlu’nun Biraz Maya, Biraz Gram kitabı


VE DİDEM ŞENOL’DAN BİR TARİF

Lokanta Maya’nın elinin lezzetini pek sevdiğim şefi Didem Şenol Tiryakioğlu’nun harika bir kitabı var: Biraz Maya, Biraz Gram.

Kitap harika çünkü mevsimlere göre yemek pişirmeyi teşvik ediyor, öğretiyor, sevdiriyor.

İşte oradan Yedikule marulu ile yapılmış bir tarif.

Kan portakalı füme somonlu salata


Kan portakalı füme somonlu salata

Malzemeler:

  • Yarım kilo fileto somon 
  • 35 gr toz şeker 
  • 25 gr tuz 
  • 2 adet kan portakalı 
  • 1 adet salatalık 
  • 8 adet Yedikule marulu
  • 1 tutam haşhaş tohumu
  • 20 gram kiraz ağacı talaşı

Somon sosu için

  • 250 ml zeytinyağı 
  • 100 gr elma sirkesi

Salata sosu için

  • 90 ml zeytinyağı 
  • 30 ml limon suyu 
  • 10 gr Dijon hardal
  • ¼ bağ dereotu 
  • İsteğe göre taze soğanın yeşili
  • Tuz


YAPILIŞI

Taze Norveç somonunu derisi üzerinde kalacak şekilde balıkçıdan fileto olarak alın.

Somonu tuz ve şekerle ovduktan sonra yaklaşık 1,5 saat buzdolabında bekletin. Dinlendikten sonra suyla yıkayıp kurulayın; mümkünse kiraz ağacı talaşı ile fümeleyin (Kolay gibi gelmeyebilir ama zor değil).

Fümeleme işlemi bittikten sonra somonları soğumaya bırakın.

Dokunabildiğiniz noktada derilerini ve gri kısımlarını temizlemeye başlayın.

Başka bir kapta zeytinyağı ve elma sirkesini çırpın.

Balıklar tamamen sorduğunda bu karışıla marine edin.

Yedikule marullarını yıkayıp yapraklarına ayırın.

Kan portakalını soyup damarları arasından, etli kısımlarından segment çıkartın.

Salatalıkları soyup halka şeklinde ince ince doğrayın.

Bir kapta zeytinyağı, limon suyu, hardal, dereotu ve tuzu çırpın. Yedikule marulunu, portakalları ve salatalığı bu karışıma ekleyip soslayın.

Tabaklarken elinizle büyük parçalara ayırdığınız somonları üzerine koyup haşhaş tohumlarını da serperek servis edin.

Afiyet olsun, bayramınız kutlu olsun…

YAZAR HAKKINDA

NİLAY ÖRNEK

Gazeteci, televizyon programcısı. 5 yıl Sabah’ta editörlük; 8 yıl Milliyet’te köşe yazarlığı ve editörlük yaptı. Milliyet’te çalışırken önce 1 yıl, ardından 4 ay Knight Wallace Fellows adlı gazetecilik bursu için ABD’ye gitti. Kuruluşunda yer aldığı Habertürk Gazetesi’nde önce yazı işleri müdür yardımcısı ve yazar, sonra da hafta sonu ekleri genel yayın yönetmeni ve yazar olarak 2,5 yıl görev yaptı.

2,5 yıl da Akşam Gazetesi’nde ek yayınları yönetti. gazetevatan.com’un yayın yönetmenliğini yaptı. 2 yıl boyunca Digiturk Turkmax Gurme’de Şehirli Sofralar adlı bir yemek/yemek kültürü/mekan programı yaptı. Sözcü Gazetesi’nin günlük ekinde de 2 yıl boyunca haftanın 2 günü köşe yazdı; ek günlükten haftalığa dönünce ayrıldı. Kafa Dergisi'nde ilginç koleksiyonları olan insanlarla söyleştiği “Koleksiyon Kafası” adlı bir sayfa yapıyor. KiaMore'da, spesifik olarak yemek, yemek kültürü ve çevresinde gelişen olaylar hakkında yazıyor. Yurt dışı ve yurt içinde de çeşitli yayınlara ilgi alanı olan konularda dosyalar hazırlıyor. Yeniden “masabaşı”na dönmemek için sıkı gezip sıkı çalışıyor...