#yaşam

ORADA HERKES ÜNLÜ MÜ?

NİLAY ÖRNEK | 9 Mayıs 2017 #yaşam

“Burada herkes ünlüdür” sloganıyla Güney Fransa mutfağından özel lezzetleri İstanbul’a getiren La Petite Maison, Nişantaşı’nda kapandı, İstinyePark markalar sokağında cuma günü açılıyor

İstanbul Nişantaşı’nda büyük bir “havayla” açıldı La Petite Maison; onların sıkça yaptığı kısaltma ile LPM İstanbul.

İçindeki tablolarıyla, geniş tavanıyla, iyi servisiyle, bahçesi ve yemekleriyle, kimi zaman minik canlı konserleriyle pek de hoş bir yerdi. Fransız Rivierası’nın tatlarını, kültürünü ve atmosferini özgün bir sentezle İstanbul’da sunma iddiasında, çok da güzel başlamıştı.

Ama bir şekilde Nişantaşı’nda olmadı. Önce "Kapanacak" dedikodusu çıktı, ardından “İstinyePark’ta patisserie’si açılacak” denilmeye başlandı.

Ve ne olduğu bu hafta net olarak anlaşıldı.

La Petite Maison Nişantaşı’nda kapandı, İstinyePark markalar sokağında cuma günü açılıyor.

Her masada olan LPM klasiği

Güney Fransa mutfağından özel lezzetleri modern ve yaratıcı sunumlarla birleştiren La Petite Maison’da bugünlerde ön tadımlar yapılıyor.

O tadımlardan birindeydik. İlk izlenimleri, bazı yenilikleri anlatayım.

Mekan yine “görüp görünmek” isteyenler için hoş bir ambiyansta.

Nişantaşı’ndaki mekandaki sanat ağırlığı, İstinyePark’ta kendini pek hissettirmiyor ama yine de tablolar farklı yerlere yerleştirilmiş.

LPM İstanbul iki katlı. Altta barlı, açık alanlı tatlı bir alan var. Burada patisserie kısmı da olacakmış. Bu yeniliklerden biri.

Bu arada işlerinin ehli garsonlardan duyduğumuz, mekanda artık kahvaltı da servis edilecek...

Haftanın belirli günleri akşam yemeklerine canlı müzik performansları da eşlik edecek.

Profiterol

PASTANE ÜRÜNLERİ DE VAR

Gerisini basın bültenlerinden aktarayım:

“Burada herkes ünlüdür” (Tous Célèbres Ici) mottosu ile misafirlerini rahat ve samimi ortamında ağırlamaya başlayan La Petite Maison, öğle ve akşam yemeklerinin yanı sıra, akşam üstü saatlerine keyif katacak özel pastane ürünleri ile de dikkat çekiyor. Güney Fransa’nın özgün lezzetlerini şık bir mimari ile sentezleyen La Petite Maison’un pek çok lezzeti paylaşıma uygun bir biçimde servis ediliyor. Şef Versieux Regis’in dokunuşları ile klasikleşen yemeklerini misafirlerine sunan La Petite Maison’da portakallı ördek but, tuz yatağında fileto levrek, zeytinyağında karides ve profiterol en beğenilen lezzetler arasında yer alıyor.

Çipura carpaccio

Enginar & taze badem

Zeytinyağında ılık karides

Ördek but

Gerçekten bu lezzetler güzel, özellikle ördek but.

Ama ben özellikle -mekanın alamet-i farikalarından bir olan- masada duran o iki domates, limon ve tuzu; başta gelen o sıcak baget ekmeğin üzerinde bir araya getirmeyi seviyorum. Bir de o “french toast'”yok mu?! Tatlı sevmeyene bile sevdirecek türden!

French toast

Ne diyeyim.

İstanbul’da restoranlar kapanmasın, hiç olmadı yeni yerlerinde yenilenerek açılsınlar...

YAZAR HAKKINDA

NİLAY ÖRNEK

Gazeteci, televizyon programcısı. 5 yıl Sabah’ta editörlük; 8 yıl Milliyet’te köşe yazarlığı ve editörlük yaptı. Milliyet’te çalışırken önce 1 yıl, ardından 4 ay Knight Wallace Fellows adlı gazetecilik bursu için ABD’ye gitti. Kuruluşunda yer aldığı Habertürk Gazetesi’nde önce yazı işleri müdür yardımcısı ve yazar, sonra da hafta sonu ekleri genel yayın yönetmeni ve yazar olarak 2,5 yıl görev yaptı.

2,5 yıl da Akşam Gazetesi’nde ek yayınları yönetti. gazetevatan.com’un yayın yönetmenliğini yaptı. 2 yıl boyunca Digiturk Turkmax Gurme’de Şehirli Sofralar adlı bir yemek/yemek kültürü/mekan programı yaptı. Sözcü Gazetesi’nin günlük ekinde de 2 yıl boyunca haftanın 2 günü köşe yazdı; ek günlükten haftalığa dönünce ayrıldı. Kafa Dergisi'nde ilginç koleksiyonları olan insanlarla söyleştiği “Koleksiyon Kafası” adlı bir sayfa yapıyor. KiaMore'da, spesifik olarak yemek, yemek kültürü ve çevresinde gelişen olaylar hakkında yazıyor. Yurt dışı ve yurt içinde de çeşitli yayınlara ilgi alanı olan konularda dosyalar hazırlıyor. Yeniden “masabaşı”na dönmemek için sıkı gezip sıkı çalışıyor...