#yaşam

RAKI GASTRONOMİSİ İLE TÜRKİYE’NİN ÇİLİNGİR SOFRASINA OTURUN

NİLAY ÖRNEK | 23 Mayıs 2017 #yaşam

47 yazar, 3 uzman editör, pek çok fotoğrafçı ve emeği geçen kişi... 5 yıl boyunca üzerinde çalışılan, geçmişimizle bugünümüzle, coğrafyamızla kültürümüzle çilingir sofralarımızı ve rakıyı anlatan Rakı Gastronomisi - Türkiye'nin Çilingir Sofrası çıktı. Kitap klişe ifadeyi gerçek kılıyor: “O, eşsiz bir kaynak”

Yemekle çok iç içe biri olmama, 2,5 seneyi aşkın bir süre yemekle ilgili bir televizyon programı da yapmama rağmen yemek kitaplarına ya da yemek tarifleri verilen programlara bayıldığımı söyleyemem.

Şahsi bir şey...

Beni kültür çekiyor.

O yemeğe niye o değil de bu katılıyor, kimler bulmuş, kimler getirmiş, kimler niye ve nasıl soframıza taşımış...

Yemeğe ve içkiye aşkım da bundandır; iyi bildiğinde, bir kadehin ya da bir tabağın bile sana coğrafyadan havaya suya, kültürden tarihe pek çok şey söylediğini düşünürüm...

Peki 'koca' rakı, uğruna koskoca bir mutfak yaratılan bu içki ve onun sevgili arkadaşları bize neler söyler?

Önümdeki kitaba bakıyorum da, çok şey söylüyor, sandığımızdan da çok şey....

Geçtiğimiz günlerde bir kitap, bir tür ansiklopedi çıktı: Rakı Gastronomisi - Türkiye'nin Çilingir Sofrası.

Kitabın yayıncısı Gourmand Awards ödülü de alan Rakı Ansiklopedisi'ni de çıkaran Overteam Yayınları; yayın yönetmeni ise konuda uzman Erdir Zat.

3 EDİTÖR, 47 YAZAR, ONLARCA EMEK VEREN...

Ama kitap bayağı bayağı bir kolektif.

Kitap, akademisyen, uzman veya araştırmacı, her biri yetkin 47 yazar tarafından hazırlanan makale, derleme, öykü ve çalışmalardan oluşuyor.

Nilhan Aras ve Nazlı Pişkin de, Erdir Zat ile birlikte kitabın editörlüğünü yapan ve alanlarında bilgilerinin yanı sıra titizlikleriyle de ön plana çıkan isimler.

Türkiye karış karış gezilerek hazırlanan kitabın tamamlanması 5 yıl sürmüş!

MEZELER, AH O MEZELER...

"Nicel olarak 1515 farklı mezeyi masaya koyup Guinness Rekorlar Kitabı'na giren bir geleneğin nitel olarak ne ifade ettiğinin peşine düşmek istedik. Bu yüzden sayısız mezeyi tarif etmekten çok etrafında oluşturduğu kültürü anlatmayı amaçladık. Tariflerimiz yok mu? Elbette var, hatta ölçekli tariflerimiz var" diyor Erdir Zat, kitabın giriş yazısında...

BÖLGE BÖLGE ÇİLİNGİR SOFRALARIMIZ

Kitap, rakı tanımının üç temel unsurunu açıyor, teknik olarak da bize öğretici bir biçimde anlatıyor.

Ardından çilingir sofrasının Türkiye'nin bütün bölgelerini kapsayan genel karakteristiğine iniyor, rakı mutfağının esaslarını, gedikli malzemelerini, meze gruplarını sistematik olarak mercek altına alıyor. Marmara'dan başlayarak, İstanbul'a özel bir yer vererek, bazı şehir ve yörelere özellikle vurgular yaparak, Doğu ve Anadolu'yu bir araya getirerek 7 bölümde başka bir açılım da yapılıyor.

HER YÖREYE FARKLI

Bu arada bölge ve şehirler, orada yaşayan, orayı bilen 'uzmanlarca' anlatılıyor.

"Orada adetler nedir, nasıldır? Mezeleri kadınlar mı daha çok yapar, erkekler mi? Genel çilingir sofrasından farklılıklar nelerdir? Mezeleri kim seçer?" gibi...

Pek çok soruya yanıt veriyor yazılar.

İstanbul'un lakerdası, Edirne'nin beyaz peyniri, Çorum'un leblebisi, Karadeniz'in hamsisi, Ege'nin ot, Güneydoğu'nun kebap kültürü ayrıca açılıyor.

Kitaba katkıda bulunan kişi sayısı o kadar çok ki, onları geçmek yerine bu sayfayı şuraya yerleştirmek istedim.

KÜLTÜRÜN ZENGİNLİĞİNE GEL!

Bu arada yazılar muhteşem anekdotlarla, ilginç bilgi ve hikâyelerle, bizleri geçmişe götüren iç ısıtan öykülerle anlatılıyor. Edebiyat, müzik, sanat ve sinemadan, kimya, coğrafya ya da arkeolojiye bağlantılar kuruluyor; efsaneler, masallar, şiirler, şarkılar, türküler, deyişler ihmal edilmiyor.


520 sayfalık geniş kitabın zenginliğine dair bir cımbızlamayı yine Erdir Zat'tan yapayım:

"Kitabın dizininde dile kolay 2 bini aşkın giriş bulunmakta. Yüzlerce sözcüğün yanı sıra Arapça, Farsça, Kürtçe, Rumca, Ermenice, İbraniceden, Akdeniz, Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkasya dillerinden gelen yüzlercesini daha içeriyor."

Bu kitabı bir yazıyla anlatmak mümkün değil, o kesin.

Her bölümünden ayrı bir yazı, farklı bir haber konusu çıkabilecek büyülü bir maden; bize ait, kültürümüze ve geçmişimize dair eşsiz bir kaynak.

Bir gazeteci olarak yazıda 'teşekkür' etmek de pek benlik değildir ama katkısı bulunan herkesin ellerine, gözlerine, emeğine sağlık.

Geçmişe dair bazı satırları okurken fazlaca duygulandım!

Kitabı kendinize, başkalarına alın, okuyun, ara ara bakın; ne demek istediğimi anlayacaksınız...

Çok değerli bir ülkedeyiz, onun şerefine...

YAZAR HAKKINDA

NİLAY ÖRNEK

Gazeteci, televizyon programcısı. 5 yıl Sabah’ta editörlük; 8 yıl Milliyet’te köşe yazarlığı ve editörlük yaptı. Milliyet’te çalışırken önce 1 yıl, ardından 4 ay Knight Wallace Fellows adlı gazetecilik bursu için ABD’ye gitti. Kuruluşunda yer aldığı Habertürk Gazetesi’nde önce yazı işleri müdür yardımcısı ve yazar, sonra da hafta sonu ekleri genel yayın yönetmeni ve yazar olarak 2,5 yıl görev yaptı.

2,5 yıl da Akşam Gazetesi’nde ek yayınları yönetti. gazetevatan.com’un yayın yönetmenliğini yaptı. 2 yıl boyunca Digiturk Turkmax Gurme’de Şehirli Sofralar adlı bir yemek/yemek kültürü/mekan programı yaptı. Sözcü Gazetesi’nin günlük ekinde de 2 yıl boyunca haftanın 2 günü köşe yazdı; ek günlükten haftalığa dönünce ayrıldı. Kafa Dergisi'nde ilginç koleksiyonları olan insanlarla söyleştiği “Koleksiyon Kafası” adlı bir sayfa yapıyor. KiaMore'da, spesifik olarak yemek, yemek kültürü ve çevresinde gelişen olaylar hakkında yazıyor. Yurt dışı ve yurt içinde de çeşitli yayınlara ilgi alanı olan konularda dosyalar hazırlıyor. Yeniden “masabaşı”na dönmemek için sıkı gezip sıkı çalışıyor...

BENZER İÇERİKLER