#yaşam

BİR RAMAZAN ÇELİŞKİSİ: RESTORANLARDA İFTAR SERVİSLERİ

NİLAY ÖRNEK | 15 Haziran 2016 #yaşam

Şöyle en son ne zaman ‘dışarıda’ güzel bir iftar yemeği yediniz?

Büyük otel restoranlarından bahsetmiyorum; çünkü onları pek bilmiyorum. Oruçlusunuz, evde yemek hazırlamak zor geliyor ya da canınız çok güzel ve çok yemek çekiyor; normal bir kebapçıya, bir restoran zincirine gittiniz… En son ne zaman böyle bir yemekten memnun kalktınız?

O SOĞUK ÇORBALAR…
Yaz bile olsa, saatlerce boş kalmış mideye ilk giren o bol limonlu sıcacık mercimek çorbasıyla iftara başlayıp ardından tatlı tatlı hurma, peynir, pide arası pastırma yemek pek çok kişi için bir Ramazan sofrası ritüeli. Ama bazı bildiğimiz restoranlar Ramazan’da karakter değiştiriyor. Dört kişilik masaya iki kişi oturtmamalar, soğuk servis edilen çorbalar, orta kalite iftariyelikler, 1 saat önceden pişirilmiş ve tekrar ısıtıldığı için kayış gibi olmuş pideler…

"OKUNDU"

"NE YAPALIM İFTARDA BÖYLE"
Şeker problemim nedeniyle oruç tutmak benim için güç de olsa birlikte yenen iftar yemekleri en sevdiğim şeylerden biri…

En sevdiğim de evde, annelerin hazırladığı dev sofralar. O sofralarda benden iyisi, annelerden çok sevap alanı yok bana göre…

Ancak dışarda yemek yeme durumu görüyorum ki bir işkence.

Nasıl ki yazlık tatil bölgelerinde kazıklanıp, kötü servis ve çok da iyi olmayan yemeklere mahkum dudağımızı büktüğümüz her an “Ne yapalım abla, bizde de sezon üç ay” gibi aslında bizi ilgilendirmemesi gereken bir yanıt alıyorsak, “Ne yapalım iftarda böyle” cümlesi de bir ezber olmuş.

Ama iftar için özel bir ücret alıyorsun, gelen konuğun da tüm gün açtı.

FİKS MÖNÜ ŞARTI
Annem ile kardeşim bu sene, bilumum rahatsızlıklarına rağmen deniyorlar, tutabildikleri her gün oruç tutacaklar. Ben de onların iftar yancısı. Bayılıyorum onlarla iftar yemeklerine…

Bir akşam çıktık; yan masada tartışma çıktı. Restoranda hem oruç tutanlar hem tutmayanlar var. Oruç tutan birkaç masa “Niye oruç tutmayanlar da burada” yaptı, gereksiz tartışmalar yaşandı. Oruç tutmayanlar da oruç tutanlara daha özel muamele yapıldığını, onlar yüzünden kendi yemeklerinin de geç geldiğini söyledi. Ortalık karıştı.

Tam bir ‘anlayış abideleri’ buluşmasıydı!

Başka bir gece annemle kardeşim, ünlü bir iskender zincirinin bir şubesine gitmiş; canları iskender çekmiş. “Dört kişi olmadan sizi alamayız, Ramazan’da böyle tüm öğlen boşuz” demişler. Rezervasyon da yapmıyorlar, nereden bilinsin?

Başka bir yer “Ya fiks Ramazan mönüsünü alırsınız ya da yiyemezsiniz” demiş. Ay benim şekerim düşer olay yaratırım.

Ramazan dışında da sürekli gittiğimiz yerler bunları yapıyorsa, sonra iftarda dışarda yemek yemeyen insanlara laf etmesin. Ramazan’da servis kalitesini düşüren restoranlar, neredeyse 17 saat süren orucun sonrasında, kötü hizmetle kan şekerleriyle oynamasın.

etiketler

ramazaniftar

YAZAR HAKKINDA

NİLAY ÖRNEK

Gazeteci, televizyon programcısı. 5 yıl Sabah’ta editörlük; 8 yıl Milliyet’te köşe yazarlığı ve editörlük yaptı. Milliyet’te çalışırken önce 1 yıl, ardından 4 ay Knight Wallace Fellows adlı gazetecilik bursu için ABD’ye gitti. Kuruluşunda yer aldığı Habertürk Gazetesi’nde önce yazı işleri müdür yardımcısı ve yazar, sonra da hafta sonu ekleri genel yayın yönetmeni ve yazar olarak 2,5 yıl görev yaptı.

2,5 yıl da Akşam Gazetesi’nde ek yayınları yönetti. gazetevatan.com’un yayın yönetmenliğini yaptı. 2 yıl boyunca Digiturk Turkmax Gurme’de Şehirli Sofralar adlı bir yemek/yemek kültürü/mekan programı yaptı. Sözcü Gazetesi’nin günlük ekinde de 2 yıl boyunca haftanın 2 günü köşe yazdı; ek günlükten haftalığa dönünce ayrıldı. Kafa Dergisi'nde ilginç koleksiyonları olan insanlarla söyleştiği “Koleksiyon Kafası” adlı bir sayfa yapıyor. KiaMore'da, spesifik olarak yemek, yemek kültürü ve çevresinde gelişen olaylar hakkında yazıyor. Yurt dışı ve yurt içinde de çeşitli yayınlara ilgi alanı olan konularda dosyalar hazırlıyor. Yeniden “masabaşı”na dönmemek için sıkı gezip sıkı çalışıyor...

BENZER İÇERİKLER