#yaşam

RAYLARIN ÇAĞRISI: ROTAMIZ GİZEMLİ HİNDİSTAN

ÖZGE AKKAYA | 31 Ağustos 2015 #yaşam

2012’de Dünyanın en lüks treni unvanını alan Maharaca Ekspresi ile Hindistan’ı raylar üzerinde bir seyahatle keşfetmeye ne dersiniz?

“Hindistan’da çok insan kaybolur. Bunun için özel olarak yapılmış bir ülkedir.” Ünlü yazar Antonio Tabucchi, Hindistan’a Gece Müziği adlı romanında Hintli doktor karakterine söyletir bu cümleleri. Hikâyeye gelecek olursak... Kayıp arkadaşını aramak üzere Hindistan’a gelen Avrupalı dostumuz, Bombay’dan Goa’ya bu kaotik ve gizemli ülkede bir keşfe çıkar. ‘Naif’ yeni-dünyalı kahramanımız, kayıp arkadaşına ulaşmaya çalışırken, yılankavi sokaklarında kaybolmaktan korktuğu bu esrarengiz ülkede aslında uzun zamandır kaybettiği kendi gerçekliğine uzanacaktır.

Safdarjung İstasyonu’nda Asya’nın gözbebeği trenlerinden Maharaca’ya adımınızı atarken Tabucchi’nin kahramanı geçiyor olacak aklınızdan. Delhi’den yola çıkan tren, begonvillerin puslu bir pembeye boyadığı Jaipur’a vardığında bu masalsı yolculuğun ruhunuzun koordinatlarından da geçeceğini anlıyorsunuz.

“Pembe şehir” olarak anılan Jaipur’un kızıl kum taşından dantel gibi örülmüş binaları ve usta işi kemerlerini izlerken büyülenmeniz işten bile değil. Biraz zahmetli olsa da (uzun süren bekleyiş ve varış boyunca etrafınızı çevreleyen kobra oynatıcıları sabrınızı azıcık zorlayabilir!) fillerle çıkılan Amber Kalesi kesinlikle görülmeye değer.

İkinci durağımız, “Aşk şehri” olarak bilinen Agra. Tarih kitaplarından görkemli silueti ve yürek burkan hikâyesi ile hatırlayacağınız, dünyanın yedi harikasından biri olan Tac Mahal’in karşısında nefesiniz kesiliyor desek abartmış sayılmayız. 17. yüzyılda imparator Şah Cihan tarafından aziz eşinin anısına yaptırılan bu mimari hazineyi özellikle gece ziyaret etmeniz gerekiyor. Tac Mahal’in aşk ve tutku üzerine size düşündüreceği çok katmanlı fikirlere ay ışığı eşlik etmeli.

Şehirde görülecek diğer önemli noktalar UNESCO Dünya Miras Listesi’nde de yer alan Agra Kalesi ve Fatehpur Sikri. Eğer fotoğrafçılığa ilgi duyuyorsanız, zamanın Moğol hükümdarlığına başkentlik yapmış ve çok iyi korunmuş bir şekilde bugüne ulaşmış Fatehpur Sikri’yi kesinlikle kaçırmayın. Maharaca’nın varış noktası olan Delhi’den önceki son durağı Ranthombore Milli Parkı’nda safari ise doğa tutkunları için mükemmel bir seçim olabilir. Olağanüstü güzellikteki Hint kaplanlarını fotoğraflamaktan kendinizi alamayacaksınız.

Hindistan’ı Maharaca Ekspesi ile keşfetmek eşsiz bir deneyim çünkü seyahatiniz boyunca zamanda yolculuk ediyor gibi hissediyorsunuz. Bir yandan nefes kesici bir tarihi iliklerinize kadar duyumsayıp göz kamaştıran doğa manzaralarının içinde kaybolurken, trenin dışındaki dünya gece olup da silikleştiğinde konforun ve modernliğin tadını çıkarıyorsunuz. 2010 yılının başında raylarla buluşan Maharaca, tren tutkunları tarafından 2012 yılında “Dünya’nın en lüks treni” ödülüne layık görülmüş.

Hindistan söz konusu olunca pek çoğumuzun endişesinin yemek üzerine olduğu sır değil. Çok dert etmeyin! Maharaca’nın mutfağının rafine yemekleri iştah kabartıcı. Evet, belki meşhur Orient Ekspresi’nin dillere destan gastronomik şölenlerini yakalayamıyorsunuz ama eğer amacınız hem Hint mutfağında ufak bir keşfe çıkmak hem de dünya mutfağının eşsiz damaksal notalarına mütevazı bir başlangıç yapmaksa trendeki Mayur Mahal adlı lokantayı kesinlikle denemelisiniz.

Mürettebat her an hizmetinizde. Trendeki Safari Bar’da iyi kalite bir şarabın eşlik ettiği uzun bir gece sohbetinin ardından, sabahın beşinde odanıza kahvaltı istemeniz, personelde en küçük bir hoşnutsuzluk dahi yaratmıyor.

Bu kadar şatafat gözünüzü korkutmasın. Maharaca’da seyahatinizi bütçenize göre rahatlıkla planlayabiliyorsunuz. En ekonomik tercih olan delüks odalarla kombine edilebilecek 3 gece-4 günlük rotalar kesinlikle cep yakmıyor. Evet, hayatınızın en ucuz seyahati olmayacak ama kesinlikle her bir anına değecek anılarla döneceksiniz büyülü Hindistan’dan. Üstelik, kendinizi yeniden bulmuş olarak.

YAZAR HAKKINDA

ÖZGE AKKAYA