#yaşam

SAVAŞMA, KAHVE YAP!

| 30 Ekim 2015 #yaşam

İlk yılında beklenenin üzerinde bir ilgiyle karşılanan İstanbul Coffee Festival, ikincisiyle çıtayı daha da yükseltti

İstanbul’da son derece sıradan, bulutlu ve ıslak bir hafta sonu yaşanırken, o hafta sonunu diğer hepsinden farklı kılan bir etkinlik, şehrin tüm havasını değiştiriyordu. İstanbul’un dört bir yanından kahve tutkunlarını bir araya getiren İstanbul Coffee Festival, bu yıl ikinci kez düzenleniyordu ve etkinlik alanındaki kalabalığı gördükten sonra ilkinin de üzerine çıkan bir başarıya ulaştığını tahmin etmek zor olmadı.

İstanbul Coffee Festival’ın neden bu kadar ilgi gördüğünü anlamak için kahvenin hayatımızdaki yerine bakmak yeterli. Yoğun mesai saatleri içinde soluklanmak için ara verdiğimiz zaman en yakın kahve dükkanına koşup sıraya giriyor, arkadaş buluşmalarında kahve - tatlı seansları düzenliyoruz. İş görüşmelerinin, toplantıların, akraba ziyaretlerinin, bayramların, beach’lerin, sabahlamaların, sohbetlerin vazgeçilmezi kahve oldu. Hayatımızdaki önemli önemsiz her anımızı artık elimizde bir fincan kahveyle birlikte yaşıyoruz. Elbette başrol oyuncusu son on yıla kadar Türk kahvesiydi fakat son dönemde kahve kültürü tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çok gelişti, ilerledi ve yayıldı. Türkiye’de de artık yöresel kahveler, farklı demleme yöntemleri, bolca kahve dükkanı bulabiliyor; farklı tür kahveleri denemeye ve kahveye dair bilmediklerimizi öğrenmeye heves ediyoruz. Dolayısıyla sokaklarındaki mis kokulu kahve dükkanlarının sayısı git gide artan bir şehri de ancak 6 bin metrekarelik alana yayılmış dev kahve festivali paklardı!

22 - 25 Ekim tarihleri arasında İstanbul’un en nostaljik mekanlarından Haydarpaşa Garı’nda gerçekleşen organizasyonda yok yoktu desek abartmış olmayız. Eğitimler, seminerler, yarışmalar, workshop’lar ve elbette bol bol kahve ikramına sahne olan İstanbul Coffee Festival, ziyaretçilerin ellerinde kahve bardaklarıyla bir stanttan diğerine doğru seyirttiği eşsiz bir etkinlik oldu. Daha gara yaklaşırken burnuna gelen kahve kokularıyla iştahı kabaran kahve tutkunları, Haydarpaşa Garı’nın üç peronuna yayılmış ulusal ve uluslararası markalarla buluştu, atölye çalışmalarına katıldı, evde kahve demleme tekniklerini keşfetti ve söyleşilere katıldı. Organizasyon o kadar özenle hazırlanmıştı ki ortak paydası kahve sevmek olan o kitlenin içinde kimsenin sıkılmaya fırsat bulduğunu sanmıyorum. Birinci peronda pırıl pırıl kahve makinelerinin önünden geçip giderken ikinci peronda kahveyle “boyanmış” takılardan bir seçkiyle karşılaşan kahve severler, SCAE Türkiye Kahve Şampiyonası’nda yarışan Baristalarla heyecanlanırken diğer tarafta kahvenin inceliklerini ve kendilerine özel tasarımlar yapmayı öğrendi. Haydarpaşa’nın eşsiz atmosferinden sonuna kadar istifade eden etkinlikte ziyaretçiler de aynı atmosferden ziyadesiyle istifade etti diyebilirim zira #istanbulcoffeefestival etiketli Instagram kareleri her şeyi anlatıyor... Her vagonda pozlar veren, kahve stantlarının önünde ellerinde sütlü espressolarıyla selfie çeken yüzlerce ziyaretçi arasında bu satırların yazarının da kendini sayması gerekiyor elbette.

Seminer alanı kahve üzerine envai çeşit konuda tartışmalara sahne olup, yurt dışından gelen konuşmacıları ağırlarken birkaç metre ötede kahve kokularına eşlik eden canlı müzik, tüm havayı değiştirdi, herkesi canlandırdı. Çeşitliliğin hakim olduğu festivalde video gösterimleri ve sergileri de unutmayan organizatör DSM Group, herkesin çok iyi vakit geçirip, çok iyi kahveler içtiği bir etkinliğe imza atmış. Her güzel şeyin bir sonu var; bir dahaki kahve festivalini şimdiden iple çekiyor; A’dan Z’ye her şeyiyle kahve dolu bir hafta sonu sayesinde haftanın ilk günü ihtiyaç duyacağımız enerjiyi toplayarak, huzur içinde evimin yolunu tutuyorum.

Yazan: Duygu Karahan