#yaşam

ÇOK YALNIZIZ BE SNAPCHAT

RAHŞAN GÜLŞAN | 16 Haziran 2016 #yaşam

Yalnızız biz çok yalnızız... Sosyal ağlar, modern zaman insanlarının yalnızlıklarını uluorta yaşadığı birer acıklı mecralara dönüşüyor...

Kim Kardashian

Hayatıma en etkili giren, hayatımı değiştiren sosyal medya ağı Twitter olmuştu.

O günlerde müthiş bir deneyimdi. Ülkece henüz çok büyük terör sıkıntıları yaşamadığımız, siyasi tartışmaların hayatımızda bu denli yer etmediği günlerdi ve birlikte geyik yapabiliyor, gülüp eğlenebiliyorduk.

Twitter, iletişim şeklimizi sonsuza kadar değiştirdi.

Ardından Facebook hayatımızda ağırlığını iyice hissettirdi. Başta “Ebemizi bulduk ay ne tatlı” derken anne babalarımızın bile iletişim şekilleri değişti.

Ama bir o ölçüde de sanallaştı. Artık dostlarımızın doğum günlerini, cenazelerini birer emoji ile dürtüyoruz!

Ve işin tuhafı görevimizi yaptık sanıyoruz kendimizi.

Ya da o duyar kasan videonun altına saydırınca mükemmel birer vatandaş oluyoruz.

Ben “Telefonda uzun uzun konuşma” neslindenim.

Ses duyalım, gözlerimizin içine bakalım konuşurken kafasındayım (Ki evet sanırım yaşımın 41 olduğu ortaya çıkıyor böylece) ama giderek teslim oluyorum sanal iletişimlere.

Instagram kendi adıma çok ciddiye aldığım bir şeyi fotoğrafı ön plana çıkararak biraz da olsa kişinin entelektüel gelişimine katkıda bulundu bence.

Fakat sonuçta geldiğimiz yer ne yazık ki “Kaç like aldığımız” çerçevesine dayandı.

Artık Instagram büyük bir yarış pisti gibi geliyor bana. Beğenilme kaygısı yaptığın sanatın önüne geçiyor.

Bir süredir yeni bir sosyal ağ, Snapchat hayatıma giriyor usul usul.

Snapchat, söz konusu sosyal ağlarla karşılaştırıldığında biraz daha ilkel kalıyor.

Çok kısa video veya fotoğraf kaydedip paylaşabiliyorsunuz. Ama kimse videonuzu kaç kişinin izlediğini ya da sizi kaç kişinin takip etiğini görmüyor.

Beğenme sayısı kaygısı da yok.

Bu gibi endişeler olmayınca insanlar adeta hayatlarının kısa belgeselini çekiyor Snapchat’te.

Kendall Jenner

Ay bir de o dünyanın en korkunç filtreleri var. Hani sizi kedi, köpek, prenses, kral yapan ve kendi adıma hiç ama hiç hoşlanmadığım filtreler.

Snapchat bir şeyi açık etti hayatlarımızla ilgili o da ne kadar yalnız olduğumuz...

Ben de dahil takip ettiğim isimler hep yapayalnızız. Hayatımızda biri bile olsa ağır bir yalnızlık havası esiyor.

Beğenilmek, izlenmek istiyoruz.

Kendimizi ünlü ve önemli biri gibi hissetmek istiyoruz.

Snapchat bunu cesaretle paylaştığımız bir yere dönüşmüş durumda.

Bir de sırf eşe dosta renkli hayatımız varmış gibi göstermek adına tatillere, yollara çıkıyoruz ya o daha da acıklı.

Bazen “Her” filmindeki zamanlarda yaşıyor gibi hissediyorum.

Hatırlarsanız o filmde sanal sevgili satın alıp yapay zeka ile donatılmış bir sesle ilişki yaşıyordu kahramanımız.

Şimdi bizler de sanal insanlar yaratıyoruz kendimizden.

O komik kaba filtreler de aslında bu acıklı durumun en grotesk yansımaları.

Hepimiz geçmiş hayatımızda prenses olduğumuzu düşünürüz ya, hah o filtreler bu hayatta on saniyeliğine prenses yapıyor bizi.

Günlük hayatta olduğumuzdan daha neşeli, daha seksi, daha cesur ve mükemmel gösteriyoruz kendimizi sosyal ağlarda.

Ama bir gerçek değişmiyor...

Çok yalnızız be Snapchat!

YAZAR HAKKINDA

RAHŞAN GÜLŞAN

BENZER İÇERİKLER