#yaşam

GEORGE CLOONEY BİR ISIRIĞA 3 BİN 700 TL VERDİ ÇÜNKÜ...

NİLAY ÖRNEK | 2 Kasım 2016 #yaşam

Aktör George Clooney, niye İskoçya'nın başkenti Edinburg'da sandviç ve kahve satan küçük bir mekana gidip çalışanlarla fotoğraflar çektirir, ekibi arkasına alıp selfie çeker, avokado, fesleğenli sos ve biberli bir sandviç alıp, üzerine 1000 sterlin (yaklaşık 3 bin 700 TL) bağışlar?

George Clooney'nin "Social Bite" (Sosyal Isırık) adlı mekana bu ziyareti, geçen sene dünyanın dört bir yanında yüzlerce gazete ve televizyonda haber oldu. Mekan hem çok ünlü oldu hem de çok satış yaptı, bağış aldı.

Peki Clooney bunu neden yaptı?

George Clooney, Alice Thompson ve Josh Littlejohn ile birlikte.

MUHAMMED YUNUS'TAN EL ALDILAR

Josh Littlejohn, 21 yaşında üniversitede okuduğu bölümü bıraktı; İskoçya'nın dört bir yanında restoranları olan milyoner babasından tek kuruş almadan, ikinci bir okula girip etkinlik düzenleyen bir şirket kurdu.

O dönem Josh, Nobel ödüllü ekonomist Prof. Dr. Muhammed Yunus'un "sosyal işletmecilik" temalı bir kitabını okumuştu. 2011'de kız arkadaşı Alice Thompson'la birlikte Prof. Dr. Yunus ile tanışmak için Bangladeş'e gitti. Çift, Yunus'un sosyal girişimcilik teorisinden, uygulamalarından çok etkilendi. Sosyal işletme fikri bir "sosyallik" ya da halkla ilişkiler çalışması değil.

"Kurucular" sadece yatırımlarını geri alıyor, sonraki tüm kârı tamamen çözmek istedikleri sosyal yaraların yararına kullanıyorlar.

Social Bite'ın kurucularından Josh Littlejohn (ortada), çalışanları Colin Childs ve Joe Maclean ile birlikte. Fotoğraf: Murdo Macleod / Observer

VE YİNE ÖDÜL ALDI

Josh 23, Alice 21 yaşındayken, 2012'de Edinburg'da kazancı tamamen çeşitli yardım kuruluşlarına gidecek bir sandviç, wrap (bir nevi dürüm), çorba ve kahve satan Social Bite'ı kurdular.

Öncelikle evsizlere sadece yardım etmek ve yiyecek vermekti fikirleri, sonrasında onlara iş de verdiler.

Ve şimdi İskoçya'da 5 tane olan restoranın her 4 çalışanından 1'i "eski evsiz" ve tüm kazancın yanı sıra gönüllülerin yaptığı bağışlar, evsizlere ve çeşitli sosyal kuruluşlara gidiyor. Restoranın menüsü Michelin yıldızlı Mike Mathieson tarafından hazırlanmış; lokal malzemelerden, makul fiyatlı.

Josh'un, bir de BrewDog adlı bir bira şirketi var ve buradan kazandığı tüm karı da "temiz su" çalışmaları için kullanıyor.

İşte George Clooney, bu yüzden, Josh "Sudan'daki yardım çalışmalarınızı biliyoruz. Evsizlere yardımcı olan bir işletme sistemimiz var, mekanımıza uğrar mısınız?" diye sorunca hemen "Tabii ki" dedi. Üstelik Clooney, "En çok bağış yapanla öğle yemeği yiyeceğim" diyerek, ekstra bağış da topladı.

Social Bite daha yeni, Observer Food Monthly'nin yani The Guardian'ın kaliteli yeme-içme ekinin verdiği "Sıra Dışı Başarı Ödülü"nü aldı.

Türkiye'de de benzeri yapılamaz mı?

 

Sonradan edit:

"Türkiye'de de benzeri olamaz mı, yapılamaz mı?" dedikten sonra tabii ki insanlar bir takım sosyal oluşumların, yardım kuruluşlarının örneklerini veriyor.

Ama buradaki spesifik konum "yemek ve yemek kültürü" olduğu için açıkça Türkiye'de bu kadar "profesyonel" ve "iş gibi düşünülüp ilerletilen" bir sistem olduğunu düşünmüyorum.

Bu bir yardımlaşma, gönüllülük sisteminden çok kendini idame ettiren bir ekonomik sistemin örnek projesi.

Derviş Baba Deliler, Abdallar, Meczuplar ve Aşıklar Kahvehanesi var tabii, ve harikalar.

Mert Fırat'ın kurduğu İhtiyaç Haritası, ünlü birinin de popülaritesinin etkisiyle daha da büyük iş yapmayı mümkün kılan bir örnek.

Şefkat Der'in evsizlere geceleri çorba dağıtan etkinliği çok etkili oldu.

Ancak bir işletme gibi, kişilerden de bağımsız, onlardan sonra da yürüyecek bir "ekonomik modelle" yapılan bir tür sosyal /ekonomik sistemle ilerlemek bambaşka bir anlayış. Bu nedenle biraz da o tarafından bahsettim...

YAZAR HAKKINDA

NİLAY ÖRNEK

Gazeteci, televizyon programcısı. 5 yıl Sabah’ta editörlük; 8 yıl Milliyet’te köşe yazarlığı ve editörlük yaptı. Milliyet’te çalışırken önce 1 yıl, ardından 4 ay Knight Wallace Fellows adlı gazetecilik bursu için ABD’ye gitti. Kuruluşunda yer aldığı Habertürk Gazetesi’nde önce yazı işleri müdür yardımcısı ve yazar, sonra da hafta sonu ekleri genel yayın yönetmeni ve yazar olarak 2,5 yıl görev yaptı.

2,5 yıl da Akşam Gazetesi’nde ek yayınları yönetti. gazetevatan.com’un yayın yönetmenliğini yaptı. 2 yıl boyunca Digiturk Turkmax Gurme’de Şehirli Sofralar adlı bir yemek/yemek kültürü/mekan programı yaptı. Sözcü Gazetesi’nin günlük ekinde de 2 yıl boyunca haftanın 2 günü köşe yazdı; ek günlükten haftalığa dönünce ayrıldı. Kafa Dergisi'nde ilginç koleksiyonları olan insanlarla söyleştiği “Koleksiyon Kafası” adlı bir sayfa yapıyor. KiaMore'da, spesifik olarak yemek, yemek kültürü ve çevresinde gelişen olaylar hakkında yazıyor. Yurt dışı ve yurt içinde de çeşitli yayınlara ilgi alanı olan konularda dosyalar hazırlıyor. Yeniden “masabaşı”na dönmemek için sıkı gezip sıkı çalışıyor...

BENZER İÇERİKLER