#yaşam

ŞU SIRALAR...

TUBA ÜNSAL | 16 Eylül 2016 #yaşam

"Tarkan'ın öyle müthiş bir enerjisi var ki neden bu ülkedeki en önemli müzik starı olduğunu anlıyorsunuz."


Tarkan Konseri

Senenin bu zamanı bizim için Tarkan konserine gitmek bir ritüel gibidir. Biz kimiz? Sare ve ev sahibimiz Nuray Abla. Bu üçlü her sene hiç şaşmadan ilk Tarkan günü sahne önündeki yerini alır. Senenin Tarkan zamanının geldiğini iletişim uzmanı Feride Edige'nin o sene için bulduğu cin fikrinden anlarız. Bu sene mesela Tarkan zamanının geldiğini ünlülerin Cuppa'ya çektikleri Boomeranglı videoları sayesinde öğrendik; biz de bu akıma Civan Mert'le dahil olduk ve kendi videomuzu çekip Instagram'a yükledik. Zaten o sıralar Cuppalı video koymayanı dövüyorlardı! O şekil bir paylaşım patlaması yani... :) Konsere giderken Sare "Tarkan neden evlendin ki?" başlıklı bir konuşma yaptı ve hepsini kaydedip gerçek bir sosyal medya canavarı anne olarak paylaştım.



Peki fuayede ilk kiminle karşılaştık? Tabii ki Tarkan'ın güzel eşi Dilek'le. Sare, biraz mahcup oldu, ama biraz :) Dilek ona söz verdi ve konser arasında Tarkan'la Sare'yi tanıştırdı. Nasıl müthiş bir enerjisi var anlatamam. Neden bu ülkedeki en önemli müzik starı olduğunu anlıyorsunuz. Konserde Sare müthiş bir performans gösterip ilk yarıdaki Türk sanat müziği bölümünü büyük bir dikkat ve sabırla izledi. İkinci yarıda ayaklarımız ağrıyana kadar dans ettik. Utanmasam gerçekten altı konserin altısına da giderim ve hiç bıkmadan dans edebilirim.




Başak Sayan ve Kelebeğin Kaderi

Oyuncu arkadaşım Başak Sayan'ın bu kadar yetenekli bir yazar olduğunu bilmiyordum. İkinci kitabı Kelebeğin Kaderi'yle onun sayesinde tanıştım ve çok etkilendim. O kadar incelikle işlemiş ki karakterleri, onların hayatına o an için konuk olmakla kalmıyorsunuz aynı zamanda etkileri uzun süre üzerinizde kalıyor.



Tatil zehri

Çocuklu tatilin vazgeçilmezi kesinlikle iPad'ler. Her çocuklu tatile gittiğimizde yemek masalarında çocukların önüne konmuş iPad'ler ve hipnotize olmuş çocuklar görüyorum. Anne baba yorgunluktan bitap düşmüş durumda kurtuluşu teknolojide arıyor. Bizde de durum farklı değil, sadece bizde sınırlama var. Çocuk başına maksimum 20 dakika oynama süresi veriyoruz. Filmleri televizyondan izlemeye, daha şimdiden bilgisayar ekranına alıştırmamaya çalışıyoruz. Bu durum yaşanırken de vicdanlarımızı yelpazeyle serinletmeye çalışıyoruz fazla sızlanmasınlar diye ama nafile. Geçenlerde Yankı Yazgan'ın şahane bir röportajı biraz içime su serpti. "Çocukları teknolojiden uzak tutmak yerine kontrolü sağlamanın doğru olduğunu" söylüyor. Teknolojiyi doğru kullanmalarını öğretirsek bir silah olmaktan çıkıp araç olmasını sağlayabiliriz. Bu kış şimdiden çocuklara "Kodlama dersi" araştırmaya başladık biz. Okuduğum çoğu makale geleceğin çocuklarının en ihtiyaç duyacakları bilginin bu alanda olacağı söyleniyor.

YAZAR HAKKINDA

TUBA ÜNSAL

Oyuncu, ajans TUBA kurucusu

BENZER İÇERİKLER