#yaşam

SIKIYSA BURAYA GİDİP RESTORAN DENEYİMİNİ YAZ!

NİLAY ÖRNEK | 15 Eylül 2016 #yaşam

Londra’da geçtiğimiz haziran ayında açılan The Bunyadi adlı restoran, mekanın yarısında, "orada soyunmaya hazır" müşterilerine hizmet veriyor.

Türkiye bir yana, dünyada da yeme içme dünyasında neler oluyor merak eden biriyim. "Pop up" restoranlar, burada ortaya çıkan fikirler de özel ilgi alanlarımdan…

İngiltere’de Lollipop adlı bir ekip var. Onlar eksantrik, garip, ilginç ya da havalı bir fikir üzerinden "pop up" yani bir görülüp kaybolan restoranlar, yemek yeme organizasyonları yapıyorlar.

Geçtiğimiz mayıs ayında fark ettim ki bu ekibin en yeni beş projesinden biri The Bunyadi adlı restorandı. Restoranın özelliği ise çıplak müşteri talebi!

SIRAYA GİREN GİRENE…

Deneyimin yemek kadar önemli görüldüğü şu günlerde, yaratıcılarının restoranın açılacağını ve rezervasyon aldıklarını açıklamasıyla, insanlar hemen internetten başvurdu ve sıraya girdi.

Ama ne sıra!

İngiltere’de insanlar "Soyunup da yemek yiyebileceğimiz bir yerler olsa da gitsek" diye bekliyormuş gibi…

Ben de eksik kalır mıyım; sıraya girdim, 10 bin 463’üncüydüm.

Haziran ayının ortasında açılan ve bir değişiklik olmazsa üç ay açık kalması ve birkaç haftaya kapanması planlanan restoran için sıra bana gelmedi.

Sıra bana gelse de İngiltere’ye gidip o yemek için soyunur muydum?

Sanmıyorum.

Ama neler olup bittiğini gidenlerin gözünden anlatmaya çalışayım.

GİYİNİK Mİ? NE SIKICI!

Restoran "giyinik" ve "çıplak" olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Giyiniklik şu durumda sıkıcı!

Çıplak bölüme bakarsak, söylenen o ki, amaç "en ilkele, en safa dönüş deneyimi ve özgürlüğün tadılması".

Olayı, "Gerçek anlamda özgürlük yaşanacak" sözüyle tanımlayan Lollipop'un kurucusu Seb Lyall şöyle diyordu: "Kimyasalların, elektriğin, giysilerin ve cep telefonlarının, dolayısıyla hiçbir bölünmenin olmadığı bir deneyim vadediyoruz”.



GARSONLAR DA ÇIPLAK

46 kişilik "çıplak"lar bölümünde yemekler odun ateşinde pişiyor, çiğ lezzetler de var… Yemek mum ışığında, el yapımı seramik tabaklarda yeniyor. Tadım menüsünün fiyatı 200 TL civarında, içkiler de fiyata dahil; kendiniz menüden de seçip yemek yiyebiliyorsunuz.

Masa ve sandalyeler odundan. 

Yemeğin katılımcıları, mekana giyinik gelip kendileri için ayrılan bir özel bölümde soyunup giysilerini kaldırıyorlar.

Restoranın internet sitesinde "Çok lüks bir spa düşünün. Her yer bambu, pamuk gibi bornozlar ve kokteyllerle yemeğe geçiyorsunuz" yazıyor.

Bu arada servis yapanlar da çıplak!

Sadece vücutlarının belli parçalarını minik minik kapatabiliyorlar.

Bazı anlaşılabilir nedenlerle fotoğraf çekmek yasak.



İŞTE İLK AĞIZDAN DENEYİMLER

Samantha Rea, İngiltere’de politika ve kültürel olaylar yüzerinde yayın yapan haftalık The Spectator’a restoran izlenimlerini yazacak kadar cesur ve atak davranmış!

Daha önce bir süre birlikte olduğu Tom Conrad adlı arkadaşını çağırmış yemek için; "Ne olsa birbirimizi çıplak görmüştük; selülitlerini önceden görmüş biriyle çıplak yemeğe çıkmak daha konforlu" diyor.

İlk yemek turpmuş, sonra balık gelmiş…

Kaşıkla yemek yeme deneyimi ona çok da hoş gelmemiş. "Zaten çok da karanlıktı; herkes bana yemeklerin nasıl olduğunu soruyor ama pek göremedim. Fakat kokteyller harikaydı" diyor.

İçerinin biraz sıcak olmasından, sadece otel terlikleriyle yemek yiyor olmaktan, çevrelerinin bambu paravanlarla çevrili oluşundan ve sadece çıplak garsonları görmenin enteresanlığından bahsediyor.

Sonuçta bu yemeğe gitmek de cesaretin yanı sıra farklı bir macera anlayışı gerektiriyor.

YAZAR HAKKINDA

NİLAY ÖRNEK

Gazeteci, televizyon programcısı. 5 yıl Sabah’ta editörlük; 8 yıl Milliyet’te köşe yazarlığı ve editörlük yaptı. Milliyet’te çalışırken önce 1 yıl, ardından 4 ay Knight Wallace Fellows adlı gazetecilik bursu için ABD’ye gitti. Kuruluşunda yer aldığı Habertürk Gazetesi’nde önce yazı işleri müdür yardımcısı ve yazar, sonra da hafta sonu ekleri genel yayın yönetmeni ve yazar olarak 2,5 yıl görev yaptı.

2,5 yıl da Akşam Gazetesi’nde ek yayınları yönetti. gazetevatan.com’un yayın yönetmenliğini yaptı. 2 yıl boyunca Digiturk Turkmax Gurme’de Şehirli Sofralar adlı bir yemek/yemek kültürü/mekan programı yaptı. Sözcü Gazetesi’nin günlük ekinde de 2 yıl boyunca haftanın 2 günü köşe yazdı; ek günlükten haftalığa dönünce ayrıldı. Kafa Dergisi'nde ilginç koleksiyonları olan insanlarla söyleştiği “Koleksiyon Kafası” adlı bir sayfa yapıyor. KiaMore'da, spesifik olarak yemek, yemek kültürü ve çevresinde gelişen olaylar hakkında yazıyor. Yurt dışı ve yurt içinde de çeşitli yayınlara ilgi alanı olan konularda dosyalar hazırlıyor. Yeniden “masabaşı”na dönmemek için sıkı gezip sıkı çalışıyor...

BENZER İÇERİKLER