#yaşam

UÇAKTA NELERDEN RAHATSIZ OLURSUNUZ?

YEKTA KOPAN | 20 Mart 2017 #yaşam

Yolculuk mevsimi geldi.

Tatil programları yapmaya başladı herkes. Yıllık izinler, kısa yolculuklar, hafta sonu kaçışları, yurt içi ya da yurt dışı programları...

Kimileri önceden en hesaplısından uçak bileti ayırtıyor. Kimileri de maceraperest ruhuna güvenip son anda karar vermeyi düşünüyor.

Bir yandan da herkes uçak yolculuklarının gerilimine hazırlanıyor. Kendimizi kandırmayalım, herkesin uçakla ilgili bir gerilimi var. Hayır, uçuş korkusundan söz etmiyorum. O ayrı bir konu.

Sözünü ettiğim gerilimler hepimizde olan, uçak yolculuğunu çekilmez hale getiren “rahatsızlıklar”.

Yine bir sosyal medya anketi yaptım ve şunu sordum: Uçak yolculuklarında rahatsız olduğunuz davranışlar nelerdir? (Havaalanında, uçakta, personelde, diğer yolcularda)

Meğer herkes bu sorunun sorulmasını bekliyormuş. Eteklerdeki taşlar dökülünce ortaya uzun bir liste çıktı. Ben de elimden geldiğince sınıflandırmaya çalıştım.

Uçağa binmeden...

- Bilet alımı sırasında ve check-in kuyruğunda açıkgözlük yapmaya çalışanlar.

- Boarding yapılırken sıraya geçmeyenler. Kimliğini önceden hazırlamayıp yığılmaya neden olanlar.

Uçağa biniş sırasında...

- Uçağa biniş esnasında, körükteyken bir sağdan bir soldan zikzak çizerek yürüyüp geçenlere engel olanlar.

- Koridorda yerlerini arayarak ilerlerken kol, vücut ve çantalarıyla umursamaz bir şekilde çarpanlar.

- El bagajını baş üstü dolabına yerleştirirken arkasında bekleyenleri umursamadan yavaş davrananlar.

- Baş üstü dolabını ağzına kadar dolduranlar. (Bagaj boyutu ne kadar çantası varsa yanına almış, üstüne sırt çantasını tıkıştırmış, önüne de montunu sokuşturmuş yolcular)

Bridesmaids (2011)

Uçağın içinde...

- Uçak içerisinde saatlerce kalkış bekleyip, hiçbir bilginin verilmemesi.

- Kalkış sırası beklerken havalandırmanın çalıştırılmaması.

- Başkasının yerine oturanlar. (Bu tip yolculara “Şu anda benim yerimde oturuyorsunuz,” derseniz, “Ne var ki, zaten aynı sıra değil mi?” cevabını duyabilirsiniz)

- Şirketin aynı koltuğu iki ayrı yolcuya satma hatasını, huysuzluk yapan yolcuyla uğraşmak istemediği için geçiştirmeye çalışan personel. (“Ben sizi başka bir yere alsam, hanımefendi kalkmak istemiyor da...”)

- Daha yolcular yerleşmeden hosteslerden özel isteklerde bulunmaya başlayanlar. Üstelik bunu yaparken de oldukça kaba olanlar.

- Daha yolcular yerleşmeden size “egemenliğini” hissettirmeye çalışan hostesler. Üstelik bunu yaparken de oldukça kaba olabilenler.

Non-Stop (2014)

Uçuş sırasında...

- Uyarılara rağmen cep telefonunu kapatmayan ya da uçuş moduna almayan yolcular. (Uçak kalkana kadar sohbet etmezlerse ölürler. Uyardığınız anda ters bir bakış yemeye hazır olun)

- Ayaklarını öndeki koltuğa dayayanlar, koltuğa pelte gibi yayılanlar, bacaklarını pergel gibi açanlar.

- Uçak havalanır havalanmaz (hatta bazen yerdeyken) sorgusuz sualsiz koltuğunu yatıranlar. (Ekonomi sınıfı uçuşlarındaki koltuk aralıklarını düşündüğünüzde, öndeki kişinin arkadakinin kucağına uzanması anlamına geliyor bu. “Bir dahaki sefere para yapıştıracağım alınlarına,” diyen var)

- Uçak kalkar kalkmaz, henüz “yerinizden kalkabilirsiniz” anonsu gelmeden, kalkıp baş üstü dolabını açanlar. (Onların çantaları ve montları çok değerlidir. Dolap açılınca düşecek, dökülecek eşyanın yaratacağı tehlikeden daha önemli)

- Sağda, solda, önde, arkada yüksek sesle konuşanlar.

- Uçakta ağlayan çocuktan rahatsız olup “üfleyip püfleyenler”.

- Uçakta çocuklarıyla ilgilenmeyen anne-babalar.

- Uçak koltuğunu evdeki yatağı sananlar. (“İstersen koltuk ayrıntısını aradan çıkaralım kucağıma yat" diye uyarsanız da nafile)

Flight (2012)

- Anlaşılmaz anonslar yapan kaptanlar.

- Kolçağı ortak kullanamayanlar.

- Gazetesini okurken haşır huşur, sizin görüş mesafenize kadar açanlar.

- Gürültülü bir şekilde sakız çiğneyenler. Şapırtılı bir şekilde meyve yiyenler. Şakırtılı bir şekilde tespih çekenler. Kulaklıklarından taşacak volümde müzik dinleyenler.

- Tuvaletlerde yerleri ıslatanlar.

- Ter kokanlar, ağır parfüm kokusuyla çevreyi boğanlar.

- Kabin memurları ikram servisi yaparken durmadan bir şeyler isteyenler.

- Kabin memurlarına küstah, saygısız, hatta tacizkâr davrananlar.

- Yolculara küstah, saygısız, hatta tacizkâr davranan kabin memurları.

Mad Man

İniş sırasında...

- İnişte havalimanı trafiğinden dolayı uçağın kırk saat havada dolanması. Ya da apron rötarı...

- Uçağın tekerleri yere değemez koridora doluşan yolcular.

- Baş üstü dolabından eşyasını alırken sağa sola çarpanlar. Hala oturmakta olan yolcuların üstüne eğilip bekleyenler.

- Teker alana değer değmez telefonunu açıp “Aloooo! Ben indimmm!” diyen yolcular.

Sonuç...

Bu maddelerin hepsi sosyal medyadaki soruma gelen cevaplardan oluşuyor. Çoğuna ben de katılıyorum. Rahatsızlıkların çoğu “birlikte yaşamak” bilgisine değer vermemekten kaynaklanıyor. Asgari nezakete, uçuş şirketinin kurallarına, yönlendirmelere kulak asmayınca rahatsızlıklar büyüyor. İş ya da tatil için yapılan yolculuk bir anda işkenceye dönebiliyor.

Peki bir de şunu sorsak: Metro, metrobüs ya da otobüs yolculuklarında rahatsız olduğunuz davranışlar nelerdir?

GICIK OLDUĞUNUZ BİR KELİME VAR MI?

YAZAR HAKKINDA

YEKTA KOPAN

1968 Ankara doğumlu Kopan, Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu yazar ve seslendirme sanatçısıdır. ''Yarın'' isimli şiir ile yazın hayatına başladı. Öykü türündeki ilk kitabı ''Fildişi Karası'' 2000 yılında yayımlandı. Sonrasında Fildişi Karası, Aşk Mutfağı'ndan Yalnızlık Tarifleri, Kara Kedinin Gölgesi, Karbon Kopya ve Aile Çay Bahçesi kitapları ile yazarlığa devam etti.

Beyaz perdede ise Jim Carrey, Michael J. Fox gibi ünlü isimlerin ve çizgi film karakteri Sylvester'in seslendirmelerini yapmasıyla bilinir.

BENZER İÇERİKLER