#yaşam

UZAKTAN DOSTUM GELMİŞ, EVDE BİR BAYRAM HAVASI

AYLİN ASLIM | 5 Eylül 2017 #yaşam

Bir gün bir telefon gelir ve hayat “an”lığını, beklenmedikliğini bir tokatla hatırlatır güzelce sana; “Bugün zor abi ya, yarın konuşalım” daki yarının olmadığını işte göstermiştir yine sana.

Hayat her şey için çok kısa. En çok da sevdiklerini ihmal etmek için. Anneni, babanı, kardeşini tabii ki; illa ki arar sorarsın. Bambaşkadır ana-baba, hayırsız evlat olmak istemezsin, filan. Peki ya aklın ermeye başlayınca seçtiğin ailen, yani arkadaşların? En çok da onları ertelemek için kısa hayat, biliyor musun? Ben bildiğimi sanıyordum, kendimce dikkat ediyordum ama şimdi iyice öğrendim.

İki yıla yakın bir süredir tüm arkadaşlarımdan uzaktayım. Buradaki en eski tanıdığımla geçen yıl tanıştık. Şimdi, yaşadığımız o büyük şehirlerin saçmasapan meşguliyetleri ve sıkışıklıklarında, en sevdiğim insanlarla karşılıklı ertelediğimiz her şey bir “Keşkeler Haritası” olarak önümde. Gördüğüm her güzellikte, zeytin dolu dallarda, incir ağacının tatlı kokusunda, dalga çekilirken taşların söylediği şarkıda o güzel insanlarla paylaşamanın hüznü var. Güldüğüm her şakada “Keşke o da yanımda olsaydı” var, “Ne gülerdik”! Gün ve ay batımında, ağlamak istediğinde ve en fenası, ağlayamadığında aklına ilk gelen insanlar onlar: Arkadaşların.

Başka ülkelerde, başka şehirlerde seni hissedip akıllarına düştüğün, rüyalarına girdiğin insanlar. Kanadın kırıldığında eline tornavidayı alıp tamir etmeye kalkan, üstelik de başaran insanlar. Sevdiğiniz grubun yeni albümünü sizinle aynı anda dinlemek için senkronize olmaya çalışan, dünyanın öbür ucundan kartpostal gönderdiğiniz, hastalanınca çorba yapmak için koştuğunuz insanlar. Tuttuğunuz dilekleri, en çok da gerçekleşmeyenleri bilenler, görmek istemediğinizi size incitmeden gösterenler, aranızdan kıtalar ve yıllar bile geçse kaldığınız yerden devam edebildiğiniz insanlar. Vardır değil mi hepimizin hayatında? Vardır; olmalı; yoksa bir şeyler ters gitmiş olmalı- sayısı bir bile olsa, olmalı böylesi bir dost hayatınızda. Yoksa, acilen düşünün bu konu üzerine bence. Dediğim gibi, hayat çok kısa; yazıya başlarken ay kocaman ve tepedeydi, o kadar hızlı battı ki şimdi! Hayat çok kısa, nasıl ve nerede biteceğini hiçbirimiz bilmiyoruz.

Hangi şarkıyı duyunca neresini bağırarak söyleyeceğinizi bilen dostlardan bahsediyorum. Başka bir ülke ve zaman dilimindeyken sana hasta çorbası tarifi veren, acını dinleyen, düğününü sana göre organize eden ya da senin işi gücü bırakıp otobüse/arabaya/uçağa sorgusuz sualsiz atlayıp yanına koştuğun insanlardan bahsediyorum. “Yalancıların canı cehenneme!” diye birlikte bağırdığınız insanlar; yalanın kendinize söylediğinizden daha büyüğünü söyleyemezsiniz onlara. Sırların büyüğünü söylersin.

Yanında en olduğumuz gibi olabildiğimiz o güzel insanlara peki, tüm o keşmekeşin içinde ve bambaşka sebeplerle ne kadar vakit ve hayat ayırabiliyoruz? Ne kadar çok meşgulüz? Size bir haber vereyim mi: O ertelediğiniz vakitler geri gelmeyecek ve hayat sonsuz değil. Otuzlara kadar bir gün yaşlanacağını ve bir gün öleceğini asla düşünmezsin ya, işte bize ayrılan sürenin sonuna geleceğimiz o gün, o kadar belirsiz ki sevgili okur. Bir gün bir telefon gelir ve hayat “an”lığını, beklenmedikliğini bir tokatla hatırlatır güzelce sana; ki muhtemelen daha önce yaşamış ve anlamıştın. “Bugün zor abi ya, yarın konuşalım”daki yarının olmadığını işte göstermiştir yine hayat. O anın orada bittiğini anlarsın, aslında yarın diye bir şey olmadığını. Diyorum ki, ertelemeyin şu çok güzel insanları. Mazhar Abi’mizin dediği gibi: “Beş dakkada değişir bütün işler”. Bilemeyiz hangimizin nerede, nasıl ve ne olacağını. Şu çok “sıkışık” ve çok meşgul hayatlarımızda şu her şeyi erteleme işinden kurtulmamız lazım. Hayatı kontrol edebildiğimiz, planlayabildiğimizi sanacak kadar giden kafamızı yerinden çıkarıp, şöyle bir sallayıp tekrar takmamız lazım.

YAZAR HAKKINDA

AYLİN ASLIM

Şarkıcı ve şarkı yazarı Aylin Aslım, 2000 yılında yayınladığı ilk solo albümü Gelgit'ten bu yana Gülyabani, Canını Seven Kaçsın ve Zümrüdüanka adında dört solo albüm yayınlamış, birçok tribute albümünde usta sanatçıların eserlerini yorumlamıştır. Kadın hakları alanında aktif çalışmalarda bulunmuş, 2005'te Güldünya adlı şarkısı Aile İçi Şiddete Son kampanyaları dahilinde Güldünya Şarkıları adlı albüm ve konser projelerine yön vermiştir. 1996'dan bu yana aktif sahne hayatına devam etmektedir. Adana İşi, Şarkı Söyleyen Kadınlar gibi sinema filmlerinde ve Son isimli televizyon dizisinde oyunculuk yapmıştır. 2015 yılında Adım Adım Uyku adında Türkiye'den ve dünyadan çocuk şarkıları ve ninnilerden oluşan bir albüm yayınlamıştır. Halen İstanbul'da yaşamaktadır.

BENZER İÇERİKLER