#yaşam

YILBAŞI GELENEĞİ

NESLİHAN BEHMUARAS | 24 Aralık 2014 #yaşam

Yazı ve fotoğraflar: Neslihan Yavuzer Behmuaras

Yılın belki de en renkli zamanındayız. Yeni yıl vesilesi ile her yer rengarenk, ışıl ışıl. Yanıp sönen renkli yılbaşı lambaları... parlak toplar... göz kamaştıran ağaçlar... Her ne kadar bu renklilik, süsler günümüzde tartışma konusu haline gelmiş olsa da, bakın Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ ağaç süslemenin tarihçesinde ne kadar ilginç bilgiler paylaşıyor ve hatta bu kutlamalarda Türkler'den bahsediyor;
"Noel ve yılbaşı gibi kutlamaları Orta Asya’daki eski Türklere ait bir gelenek!"
Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ, Noel Bayramı’nın çok eski Türklerde 'Yeniden Doğuş-Çam Bayramı' olarak kutlandığını ve yılbaşının Türk geleneği olduğunu söylüyor.
Türklerin tek tanrılı dinlere girmesinden önceki döneminde Noel’in adının 'Nargudan' olduğunu belirten Çığ, "o zamanki inanca göre yeryüzünün tam ortasında bir 'Akçam Ağacı'nın olduğuna inanılıyor" diyor.  Ve bu ağacın tepesinde gökyüzünde oturan tanrı Ülgen’in sarayı yer alıyor. O dönemde bu ağaca 'hayat ağacı' deniyor. Tanrı Ülgen ise , insanların koruyucusu; geceyi, gündüzü, güneşi yönetiyor. Gökyüzünde sarayında oturan Tanrı Ülgen, sakallı ve kaftan giymiş olarak tasvir ediliyor. 'Hayat Ağacı'nın motiflerini pek çok yöremizdeki yün halı, kilim ve işlemelerimizde de görülebilir.
"Türklerde güneş çok önemli!. İnançlarına göre, gecelerin kısalıp gündüzlerin uzamaya başladığı 22 Aralık’ta gece, gündüzle savaşıyor. Uzun bir savaştan sonra da gün, geceyi yenerek zafer kazanıyor. Bu, güneşin yeniden doğuşu; bir 'yeni doğum' olarak algılanıyor. Türkler bu bayrama 'Nardugan' diyor. Nar; 'güneş', tugan ise 'doğan' anlamına geliyor. Türkler, güneşin zaferini ve yeniden doğuşunu, büyük şenliklerle 'Akçam Ağacı' altında kutluyorlar. Güneşi geri verdi diye Tanrı Ülgen'e dualar ediyorlar. Duaları Tanrıya gitsin diye ağacın altına hediyeler koyuyorlar, dallarına bantlar bağlayarak o yıl için dilekler diliyorlar Tanrıdan. Bu bayramda evler temizleniyor, güzel giysiler giyiliyor, ağacın etrafında şarkılar söyleyip oyunlar oynanıyormuş. Yaşlılar, büyük babalar, nineler ziyaret ediliyor, aileler bir araya gelerek birlikte keyifle yiyip içiyorlarmış. Bu dönem yani yeniden doğuş bayramı aile ve dostlar bir araya gelerek kutlanırsa ömrün uzadığına ve onlara uğur getirdiğine inanılırmış" diye aktarıyor Çığ. Nargudan bayramının Hunlar’ın Avrupa’ya gelişlerinden sonra yayılmaya başladığını söyleyen Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ'a göre; "Hıristiyanlıkla birlikte Nardugan töreni İsa’nın doğumuyla ilişkilendirip, Noel adıyla kutlamaya başlıyorlar. Aslında tamamen Hun Türklerinden alıntı yapıyorlar. Nargudan güneşin doğuşunu simgeleyen bir bayram"
Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ'ın paylaştıkları gerçekten ilgi çekici ama zaten tarihte başka toplumları incelediğinizde de yılın bu döneminde benzer festival ve kutlamalar olduğunu görüyoruz. Aslında bayram, festival, tarihler, nereden çıktığı, kimin olduğu... bunların hepsi bahane, insanın çağlardan bu yana bitmeyen dileklerini dileyebilmesi ve sevdikleri ile biraraya gelip hasret kaldığı gerçek sevgiyi bir kez daha gönülden tadabilmesine hepsi birer vesile bence, siz ne dersiniz?
Sizi tüm sevdiklerinizle biraraya getiren, gönlünüzdekilerle, hayallerinizle buluşturan güzel bir yeni yıl olması dileklerimle...

 

 

etiketler

YAZAR HAKKINDA

NESLİHAN BEHMUARAS

BENZER İÇERİKLER