#yaşam

YOLA ÇIKMAK

KERİMCAN AKDUMAN | 4 Nisan 2016 #yaşam

Mucizeleri beklemek mi yoksa onları yaratmak mı?

Penang, Malezya'da duvara yaslanmış salıncakta bir adam ve iki çocukPenang, Malezya

Milli Piyango’nun her yılbaşı çekilişi öncesi televizyon için yapılan röportajlarda “Parayla ne yapacaksınız?” sorusunun klasik cevabıdır “Dünyayı gezmek”. Peki piyango gibi milyonda bir olacak mucizeyi beklemek, insanın hayallerini gerçekleştirmek için kendini biraz da engellemesi değil midir?

Aslında benim hikayem de mucizeleri bekleyerek başladı. Bana göre İstanbul’un en güzel manzaralı binasında güzel bir işim, ailem ve arkadaşlarımla güzel bir hayatım vardı. Ancak bir eksiklik hissi yakamı bırakmıyordu. Çocukluğumdan beri haritalara olan düşkünlüğüm ilk gençlik yıllarımda seyahat merakına, bu seyahat merakı da belli bir süre sonra dünyayı dolaşma arzusuna dönüştü. Tabii bir de hayatın gerçekleri vardı. Okulları okuyup aileme, askerlikle devlete karşı görevleri tamamladıktan sonra iş hayatı başladı. Neredeyse kazandığım tüm parayı seyahatlere yatırıyordum. Hafta sonunu birleştir, bayramı ekle, yılbaşını çıkart gibi hesaplarla kendimi sağa sola atıyordum. Ama asla yetmiyordu.

Engebeli bir arazide at üstünde giden bir adam
Lesotho

Her seyahat dönüşü aynı şeyler aklımdaydı; neden sevdiğim o ara sokaktaki ufak kafede daha uzun oturmadım, neden yemeklerine bayıldığım o lokantaya tekrar gitmedim, neden her sabah mutlu uyandığım o ismi zor şehirde bir gece daha kalmadım? Tüm bu farklı soruların ve mutsuzluğumun kaynağı aynıydı; zaman. Zaman kısıtı olmadan seyahat edip, esnek bir yol planına sahip olmadıkça mutsuz olacaktım. Bir yeri biletim olduğu için değil, yeterince yaşadığım için terk etmeliydim.

Klasik bir beyaz yakalı davranışı olarak bir süre bununla ilgili şikayet edip, kendimi mutsuzluk üzerine bir kısır döngüye soktum ve vaktimi boşa harcadım. Sonraysa harekete geçmem gerektiğini hatırladım. İlk yaptığım şey IMF’den müdahale yemişçesine bir tasarruf paketiyle para biriktirmeye başlamak oldu. Ardından hayallerimi detaylandırmaya başladım. Yaklaşık 3 senelik para biriktirme sürecimde rotam ve yapmak istediklerim kaç kere değişti ben bile hatırlamıyorum.

Cape Town manzarası eşliğinde fotoğrafCape Town, Güney Afrika Cumhuriyeti


Bir süre sonra da işimin gerektirdiği ruh haliyle şiddetli bir geçimsizlik hali içine girdik. Zaman zaman kötü polisi oynama zorunluluğum, hayatı boyunca disiplin temsilcileriyle sıkıntı yaşayan adam olarak beni çift ruhlu olmaya zorlayıp, yoruyordu. Yavaş yavaş hain planımdan aileme bahsetmeye başladım. Zaten böyle bir niyetimden haberdarlardı ancak bunu gerçekleştirecek adımlar attığımı ve kabaca rotamı anlattım. Yüksek istişare toplantısından hep destek tam destek açıklaması çıkınca nasıl sevindiğimi hala hatırlıyorum.

Aile, arkadaş, sevdicek desteği alındıktan sonra insan aya gitmekten, okyanusları yüzerek geçmeye kadar her şeyi yapabileceğini düşünüyor. Ancak hala finansal açıdan yapmak istediklerimi yapabilecek durumda değildim. Her yere gitmeyi, her şeyi yapmak istiyordum. Ben istemeye devam ederken hayat bana bir şeyleri ertelemenin sonuçları ve mükemmel şartları beklemenin saçmalığı isimli çeşitli piyesler sahneye koyuyordu.

Bir ekran üzerinde avrupa ve asya haritası

İş için gittiğim bir Kanada seyahatinde havayolu şirketi dergisinin arkasındaki dünya haritasına bakarken artık kesin kararımı vermiştim. Daha fazla ertelemeyecektim. Mükemmel şartları beklemenin bir faydası yoktu. Dünyada görülecek yerler, yapılacak şeyler sonsuzdu. Bu noktada elimdekiyle yola çıkacaktım. Onları beklemektense mükemmel şartları ben yaratacaktım.

Kanada’dan döndükten 4 ay sonra istifa ettim. Sınıf arkadaşlarım birer birer evlenirken, bir kısmı çocuk sahibi olurken, ev taksitleri üzerine sohbetlere girerken ben hayatımın kararını almıştım. Kendimi son hızla köprüye giren ve aniden son çıkışa sapan bir araba gibi hissediyordum. Belki de 30 yaşın getirdiği bir dürtüyle gençliğime geri dönmeye çalışıyordum.

Buğday başakları içinde oturmuş güneşin batışı eşlinde denizi izleyen bir adamCape Town, Güney Afrika Cumhuriyeti

İstifa, yeni hayata alışma ve hazırlık derken 6 ay büyük bir panik ve içten içe sorduğum “Ben ne yaptım ya?” sorusuyla geçti. Ta ki beni adını 360 koyduğum dünya turumun ilk durağı olan Cape Town’a götürecek o uçağa binene kadar. Koltuğa oturduğumda her şey bitmişti. Tüm destek çabalarım, vedalarım, acaba ne unuttum sorgularım sanki çok gerideydi. Kendimi senaryosunu doğaçlama yazdığım bir filmin içine atmıştım. Uçak havalanırken mucizeleri beklemektense yaratmanın mümkünlüğünü düşünüyordum.

YAZAR HAKKINDA

KERİMCAN AKDUMAN

BENZER İÇERİKLER