#yaşam

ZERMATT: KAYAĞIN MABEDİ

YEŞİM SEZER | 16 Mart 2016 #yaşam

Alp Dağları'dan bir görünüm

Basel, Zürih yada Cenevre’ye uçup ilk trenle dağların arasından kıvrıla kıvrıla üç saat yol aldıktan sonra, Alplerin sempatik, inanılmaz, bir o kadar büyüleyici ve şık kasabasına ya da tam anlamıyla kayağın mabedine inersiniz.

Gitmeden önce hakkında duyduğum onca şeyi tek tek hakkıyla yerine getiren büyüleyici bir yer, ZERMATT.

Zermatt kasabasının yüksekten görünümü

Zermatt’a vardığınızda çocukluğumuzdan beri yediğimiz Toblerone çikolatalarının üzerindeki o tanıdık sima, sevgili Matterhorn bütün heybetiyle karşılıyor sizi. O kadar heybetli ki önünde saygıyla eğilesiniz geliyor, önemli bir kişilik gibi. Fotojenik bir dağ olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim zira hangi açıdan yakalarsanız yakalayın gerçekten müthiş görüntü veriyor.

Alp Dağları'dan bir görünüm

Zermatt’ta en özel şeylerden biri kasabanın içinde araba ulaşımının olmaması. Tren istasyonunda küçük, sevimli elektrikli arabalar karşılıyor sizi, bir kere bindiniz mi inmek istemiyorsunuz, o kadar sevimliler. Bir de masalsı faytonları var tabii.

Karlı bir yolda kırmızı bir fayton ve iki at

Karlı bir yolda kırmızı bir fayton ve iki at

Zermatt’a kışın gittiğinizde gün içinde yapılacak en güzel şey bitmek bilmeyen pistlerin tadını çıkarmak. Hatta isterseniz hemen yanı başındaki İtalya’nın Cervinia bölgesine de geçebilirsiniz. Ancak gidişin ve dönüşün uzun olduğunu, saatinizi ona göre ayarlamanızı tavsiye ederim. Zermatt’ta kalıyorum derken, Cervinia’da konaklamak zorunda kalmayın.

Buraya gelip de asla kaçırmamanız gereken şey ise Matterhorn Glacier Paradise’a çıkıp 360 derece Alpleri yukarıdan seyretmek. 3883 metrede kendinizi tam anlamıyla dünyanın tepesinde hissediyorsunuz. Aşağıdaki görüntüyü anlatmak ise tarifsiz, gerçekten nefes kesici. (Burada bir parantez açmak zorundayım çünkü 3800 metrede gerçek anlamdada nefesiniz kesilebiliyor, bilginize :) Buradan 15 metre aşağıda kalan buz müzesi de listenizde olmalı.

Gün içinde çıktığımız her istasyon ayrı güzel ama sanırım beni en etkileyen Gornergrat istasyonuydu. Buraya ulaşmak için bindiğimiz Gornergrat treninde kendinizi bir anda The Polar Express filminin içinde buluveriyorsunuz. Yolun sonundaki Kulm Hotel ise görülmeye değer. Sunnegga istasyonundan ulaşabileceğiniz Iglu bar ise kayak molasında mutlaka uğramanız gereken noktalardan. Igloların arasında sıcak şarabınızı yudumlarken canlı müzik dinlemek ayrı bir keyif.

Gornergrat treni

Peki kayak bitti ne yapalım derseniz, Zermatt’ın köyü de gezmek için çok keyifli. Taşların üzerinde her an devrilecekmiş gibi duran eski Zermatt evlerinin arasında dolaşmak ise zaman tünelinde olmak gibi.

Zermatt kasabasının evleri

Zermatt kasabasının evleri

Tren istasyonun tam karşısında çikolata cenneti Läderach ise mutlaka uğramanız gereken duraklardan. Hiç tereddütsüz girin derim. O kadar enerji harcadıktan sonra bir tabaka çikolatanın lafı olmaz bence ;)

Zermatt kasabasında mağazalarla dolu bir cadde

Zermatt kasabasında bir kanal

Kısaca özetlemek gerekirse, eğer bir kayak tutkunuysanız Zermatt gidilecek yerler listenizde en üst sıralarda olmalı. Hazır Zermatt’ı bir kenara not etmişken sezon bitmeden, kayak için bir sonraki durağımız bu sefer Fransız Alplerindeki Megève olacak, takipte kalın.

Fotoğraflar: Ahmet Kip

YAZAR HAKKINDA

YEŞİM SEZER

BENZER İÇERİKLER