#yaşam

ZEYTİNYAĞLI DEYİNCE SOĞUK YEMEK VE MEZE!

NİLAY ÖRNEK | 24 Ağustos 2016 #yaşam

“Dünyada sayılı zeytinyağı bölgelerinden olan Kuzey Ege’de, gerçek anlamda zeytinyağlı yemek yapan restoran sayısı 40’ı geçmiyor maalesef” diyor Tarkan Kaynar. Kitabını yazdı madem, ben de ona sordum, peki nerede yiyelim?

Geçtiğimiz aylarda Zeytin Kokulu Kuzey Ege Lokantaları adlı bir kitap çıktı Oğlak Yayınları’ndan…

112 sayfa, boyutu da küçük, tam çantaya atıp o rotada gezmelik.

Arabayla bir tür Ege-Akdeniz turunda olduğum şu günlerde sizlere bu kitaptan bahsetmek istiyordum ama kitap bavulumdan çıkmayınca yazarı Tarkan Kaynar’ı aradım.

Ben onu daha çok "bayağı iyi bir okuyucu" kimliğiyle tanıyorum; ama iki kitap yazarı, eli kalem de tutan biri olunca rica ettim: “Bana zeytinyağı ve favori lokantaların üzerine kısa ama rehber niteliğinde bir şey yazar mısın?

Tarkan’ın hassas noktalarından biri zeytinyağı, daha önce yazdığı bir yazıyı okuyup "Aman o kadar sert yazma" dedim. Ama kimi zaman, kimi yerde "zeytinyağlı"dan anlaşılan "meze ve soğuk" yemek olunca tepkisiz bir anlatım da zor oluyor...

Tarkan Kaynar kitabında Gökçeada ve Bozcaada ile Geyikli İskelesi’nden başlayıp, Altınova’ya varan bir coğrafyanın, Kuzey Ege’nin güzel lokantalarını zeytinyağlıları üzerinden anlatıyor.

Zeytinbağı Restoran'ın zeytinyağlılarından....

“40'I GEÇMİYOR”

Şimdi sözü ona bırakıyorum:

İki yıl boyunca Kuzey Ege'yi baştan aşağı didik didik dolaşmama rağmen Çanakkale'den İzmir'e kadar olan yaklaşık 500 kilometrelik Kuzey Ege hattında gerçek anlamda zeytinyağlı yemek yapan restoran sayısının çok sınırlı olduğunu gördüm.

Dünyada sayılı zeytinyağı bölgelerinden olan bu geniş alanda, gerçek anlamda zeytinyağlı yemek yapan restoran sayısı 40’ı geçmiyor maalesef.

'Zeytinyağlı Yemekler' tabelasını birçok yerde görebilirsiniz ama bunların büyük çoğunluğunun zeytinyağlıdan anladığı genelde meze ya da soğuk yemekler olmaktan öteye geçemiyor.

 Bir zeytinyağı sıkımından

“ÜRETİM VAR, TADIM AZ”

Gerçek anlamda zeytinyağlı diyorsak, zeytinyağının gerçekliği de beraberinde gündemimize giriyor. Natürel sızma, yani belli bir meyvemsilik özelliği taşıyan, düşük asitli (dizyem) zeytinyağlar yemeklere çok özel bir lezzet ve nefaset katar.

Sunumda yemeğe gösterilen görsel özen ancak içerikte kaliteli bir zeytinyağı kullanımıyla zenginleşebilir. Bir ressamın elinden çıkan bir eserin orijinali ile reprodüksiyonu gibidir bu fark.

Ege baştan aşağı zeytin cenneti ama üretim dışında bu bölgede zeytinyağını yeterince tadamıyoruz.

Zeytinyağı

FAVORİ ZEYTİNYAĞLI BEŞLİSİ

Bunun için size Kuzey Ege’de 5 lezzetli zeytinyağlı yemek yapan restoran ismi vereceğim.

1. Bergama / Çığırtma Evi
2. Güre Çamlıbel Köyü / Zeytinbağı
3. Assos yolu / Ayşe’nin Mutfağı
4. Bozcaada / Asude Ada
5. Eski Foça / Kuzina Foça

NEDEN ONLAR?

Nedir bu restoranların ortak özellikleri?

1. Zeytinyağını gerçekten seviyorlar, özenle seçiyor, doğru kullanıyorlar
2. Klasik yemeklerin dışına çıkıp hem yöresel hem de kendi özgün yemek denemelerine mutfaklarını açıyorlar
3. Sahipleri sadece mekan sahibi değil, aynı zamanda aşçılar
4. Yemek kültürü kadar bulundukları bölgenin kültürüne de hakimler
5. Hem yemeklerde kullandıkları malzemelerde hem insan ilişkilerinde abartıyı değil, doğallığı seviyorlar

Daha fazla bilgi ve restoran için, Kaynar’ın Zeytin Kokulu Kuzey Ege Lokantaları'nı öneririm…

Zeytin Kokulu Kuzey Ege Lokantaları

YAZAR HAKKINDA

NİLAY ÖRNEK

Gazeteci, televizyon programcısı. 5 yıl Sabah’ta editörlük; 8 yıl Milliyet’te köşe yazarlığı ve editörlük yaptı. Milliyet’te çalışırken önce 1 yıl, ardından 4 ay Knight Wallace Fellows adlı gazetecilik bursu için ABD’ye gitti. Kuruluşunda yer aldığı Habertürk Gazetesi’nde önce yazı işleri müdür yardımcısı ve yazar, sonra da hafta sonu ekleri genel yayın yönetmeni ve yazar olarak 2,5 yıl görev yaptı.

2,5 yıl da Akşam Gazetesi’nde ek yayınları yönetti. gazetevatan.com’un yayın yönetmenliğini yaptı. 2 yıl boyunca Digiturk Turkmax Gurme’de Şehirli Sofralar adlı bir yemek/yemek kültürü/mekan programı yaptı. Sözcü Gazetesi’nin günlük ekinde de 2 yıl boyunca haftanın 2 günü köşe yazdı; ek günlükten haftalığa dönünce ayrıldı. Kafa Dergisi'nde ilginç koleksiyonları olan insanlarla söyleştiği “Koleksiyon Kafası” adlı bir sayfa yapıyor. KiaMore'da, spesifik olarak yemek, yemek kültürü ve çevresinde gelişen olaylar hakkında yazıyor. Yurt dışı ve yurt içinde de çeşitli yayınlara ilgi alanı olan konularda dosyalar hazırlıyor. Yeniden “masabaşı”na dönmemek için sıkı gezip sıkı çalışıyor...